Meclis çatısı altında faaliyet gösteren Akran Zorbalığının Araştırılması Alt Komisyonu’nda, zorbalıkla mücadeleye yönelik hazırlanan taslak rapor kapsamında kapsamlı politika önerileri masaya yatırıldı. Görüşmelerde, okullarda güvenli ortamların oluşturulması, öğrencilerin psikososyal gelişiminin desteklenmesi ve dijital risklerin azaltılmasına yönelik çok yönlü bir yaklaşım öne çıktı. Öneriler arasında İstanbul’daki 25 okulda başlatılan “akran nezaketi eğitimi”nin ülke geneline yayılması, zorbalık yerine nezaket temelli anlayışın benimsenmesi ve “akrandan akrana eğitim” modelinin genişletilmesi dikkat çekti. Bu yaklaşımın öğrenciler arasında empati, saygı ve hoşgörüye dayalı iletişimi güçlendirmesi, olumlu davranışların eğitim süreçlerinde kalıcı hale gelmesine katkı sunması bekleniyor. Taslak raporda yer alan bazı öneriler ise şöyle sıralandı:

“ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ BİR SİSTEM KURULMALI”

“Zorbalıkla mücadelede, tüm paydaşları kapsayan ve cezalandırma yerine onarıcı adaleti esas alan ‘Güvenli Okul İklimi Politikası’ oluşturulmalı. Ayrıca öğrencilerin yaşadıkları sorunları güvenli ve anonim şekilde bildirebilecekleri, dijital ve fiziksel bileşenleri olan erişilebilir bir sistem kurulmalı. Koridor, bahçe ve yemekhane gibi riskli alanlarda güvenlik önlemleri artırılmalı. Siber zorbalıkla mücadele kapsamında, cep telefonu kullanımı sınırlandırılmalı, okullarda telefon dolapları uygulaması yaygınlaştırılmalı ve SİBERAY programının okullarda etkinleştirilmeli.

“PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK ZORUNLU MÜFREDATTA OLMALI”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan zorbalıkla mücadele içerikleri tüm okul kademelerine ulaştırılmalı, özellikle kırsal bölgelerde yaygınlaştırılmalı. Bunun yanı sıra psikolojik dayanıklılık eğitimleri zorunlu müfredata dahil edilmeli. Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde ihmal ve istismar konularında zorunlu farkındalık eğitimleri yapılmalı.

“OKULLARDA TERAPİ ODALARI KURULMALI”

Fiziksel imkânı uygun okullarda terapi odalarının kurulmalı. Bireysel ve grup temelli psikolojik destek çalışmalarının yürütülmeli. Ortaöğretimde ise atölye temelli programlarla öğrenciler duygu düzenleme, stres yönetimi ve sağlıklı kimlik gelişimi alanlarında desteklenmeli. Bibliyoterapi ve sinema terapisi gibi yöntemler de eğitim süreçlerine entegre edilmeli.

“E-REHBERLİK VE RİSK HARİTALANDIRMA SİSTEMİ”

Okullarda e-Rehberlik sistemi üzerinden yürütülen çalışmaların güçlendirilmeli. İller ve okullar bazında yapılan rehberlik faaliyetleri, kullanılan materyaller ve müdahale türleri düzenli olarak izlenmeli ve raporlanmalı. Ülke genelinde zorbalık türleri, yoğunluk alanları ve eğilimleri ortaya koyan risk haritalandırma sistemleri oluşturulmalı. Söz konusu sistemin, hangi bölgelerde hangi tür zorbalığın yoğunlaştığını analiz ederek erken uyarı ve önleyici politika geliştirilmesine katkı sağlayacağı belirtiliyor.

“AKRAN ARABULUCULUĞU MODELİ GELİŞTİRİLMELİ”

Akran arabuluculuğu, akran danışmanlığı ve akran mentorluğu modelleri tüm okullarda kurumsallaştırılmalı. Bu yapıların öğrenciler arasında dayanışmayı artıracağı ve okul iklimini olumlu yönde etkileyeceği değerlendiriliyor.

“ZORBALIK İÇERMEYEN YAYINLARA SERTİFİKA”

BTK bünyesinde yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri kurulmalı, dijital platformlarda çocuklara yönelik içerikler denetlenmeli ve riskli içeriklerin otomatik olarak raporlanmalı. Oyun platformlarında süre kontrol sistemleri ve ebeveyn denetim modülleri zorunlu hale getirilmeli. Medya ve dijital platformlara yönelik “Zorbalık içermeyen içerik sertifikası” geliştirilmeli. Ayrıca çocukların anonim şekilde uzman desteği alabileceği dijital platformlar ve riskli davranışları erken tespit eden “Dijitanaliz” uygulaması yaygınlaştırılmalı.

“OKULLARDA VELİ AKADEMİSİ MODELİ UYGULANMALI”

“Veli Akademisi” modeliyle ebeveynlere uygulamalı eğitimler verilmeli, okul rehberlik servislerinde veli danışma saatleri oluşturulmalı ve babalar sürece daha aktif dâhil edilmeli. Ailelerin takibi için bakanlıklar arası dijital sistem kurulmalı.

“ULUSAL KOORDİNASYON KURULU OLUŞTURULMALI”

Millî Eğitim, Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile BTK, RTÜK ve diğer kurumların yer alacağı bir “Akran Zorbalığıyla Mücadele Koordinasyon Kurulu” oluşturulmalı. Bu kurul, her yıl risk haritaları ve etki analizlerini içeren “Akran Zorbalığı Yıllık İzleme Raporu” hazırlamalı. Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda çocuğa yönelik şiddetle mücadele eden merkezi bir yapı kurulmalı. Meclis bünyesinde ise daimi “Çocuk Hakları Komisyonu” oluşturulmalı. Ayrıca çocuk mağdurlar için MEB ve Adalet Bakanlığı ile ortak “Çocuk Mağdur Destek Hattı ve Yönlendirme Protokolü” geliştirilmeli.”

Kaynak: Türkiye Gazetesi