Pandemiyle birlikte iş hayatında yaşanan dönüşüm, özellikle büyükşehirlerdeki ofis kullanımını önemli ölçüde azalttı. Birçok şirketin uzaktan veya hibrit çalışma sistemine geçmesiyle bazı plaza ve ticari yapılar uzun süredir boş kalırken, yüksek kira ve aidat bedelleri de bu alanlara olan talebi düşürdü.

Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, atıl durumdaki ofis ve büroların konut olarak değerlendirilmesine imkan tanındı. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe göre, imar planında konut kullanımına uygun bölgelerde bulunan ticari alanlar, 1 Temmuz 2027’ye kadar konuta dönüştürülebilecek.

Dönüşüm işlemi, bina içerisindeki toplam kullanım alanının yüzde 60’ını aşmayacak şekilde gerçekleştirilecek. Böylece uzun süredir kiralanamayan veya satılamayan ofislerin konut piyasasına kazandırılması ve mevcut barınma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanacak.

Konut arzının kısa sürede artması bekleniyor

Mevcut yapıların dönüştürülmesi, yeni bir konut projesinin sıfırdan inşa edilmesine kıyasla daha kısa sürede tamamlanabilecek. Arsa temini, ruhsat ve inşaat süreçleri nedeniyle yeni projelerin hayata geçirilmesi birkaç yıl sürebilirken, altyapısı ve kaba inşaatı hazır olan ofis binalarının yaklaşık 6 ila 8 ay içinde konuta çevrilebileceği belirtiliyor.

Düzenlemenin özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi boş ofis stokunun yüksek olduğu şehirlerde kiralık ve satılık konut piyasasına hızlı bir arz sağlaması öngörülüyor. Artacak konut sayısının, fiyatlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor.

Yönetmelik değişikliği kapsamında binaların taban alanı katsayısının yüzde 60’a kadar artırılabilmesine de imkan verildi. Bu düzenlemeyle dikey yapılaşmanın azaltılması ve yatay mimarinin desteklenmesi amaçlanıyor. Kamelya ve süs havuzu gibi sosyal alanların emsal hesabına dâhil edilmemesi de yeni projelerde yaşam alanlarının genişletilmesine olanak sağlayacak.

Kaynak: Türkiye Gazetesi