İnegöl´de faaliyet gösteren Abdülkadir Geylani Derneği, Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD), Bem Bir-Sen, Buhara Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, İnegöl İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği (İHMED), İshakpaşa Derneği, İnegöl İHH, Rehber-Der, Yıldız Gençlik, Yedi Hilal Derneği İnegöl Şubesi, Memur-Sen İnegöl Temsilciliği, Sağlık-Sen İnegöl Şubesi, Büro Memur-Sen, Eğitim Bir-Sen, Diyanet-Sen ve Toç Bir-Sen olmak üzere 17 dernekten oluşan İnegöl Sivil Toplum Kuruluşları, referandumda evet oyu vereceklerini açıkladılar.

HÜRRİYETİN HÂKİM KILINMASINI SAĞLAYACAK

İnegöl Sivil Toplum Kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan Rehber-Der İnegöl Temsilciliği Başkanı Hayrettin Doğan, “Ülkemizi ve ümmeti yakinen ilgilendiren hassas, mühim ve de tarihi bir süreç yaşanıyor. Bölgemizde sınırların yeniden masaya koyulduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu fırtınalı dönemden en az hasarla çıkmamız için güçlü bir devlete sahip olmamız gerekiyor. Ümmetin son kalesi Türkiye küresel saldırılarla karşı karşıyadır. Ama bu saldırılar ve kuşatmalar sadece tanklarla, silahlarla, kurşunla yapılmıyor. Yıllarca Türkiye´yi istikrarsızlaştırmak, ekonomisini çökertmek ve yargıyı, eğitimi, sosyal hayatı dizayn etmek isteyen küresel güçler ve yerli işbirlikçileri millet iradesine ipotek koyarak, parlamentoyu kilitleyerek Türkiye´yi sürekli durdurdular. Halkın değerlerine savaş açtılar. Büyük İskender ile başlayan, Sezar ile devam eden, Batının Doğu yürüyüşü, Fatih´in İstanbul´u fethiyle doğunun batıya yürüyüşüne çevrildi. Şimdi, son 200 yıldır durdurulan ve geri çevrilen bizim bu fetih yürüyüşümüzü Cumhurbaşkanımızın önderliğinde tekrar başlatmak için fırsatlar ve şartlar oluşuyor. Bütün şer odaklarının birlikte hareket ettiği bir dönemdeyiz. İhmale, tesadüfe, rehavete asla izin verilemez. Bu süreçte hiçbir mazeret ve hiçbir gerekçe bizim tuttuğumuz veya tutacağımız tepeleri terk etmeyi meşru kılmaz. Tarih, Endülüs´te zamanında gereğini yapmayanların, ana kucağında ağlama hıçkırıklarını hikaye olarak bize anlatır. Tüm bu saldırılar ve kuşatmalara karşı, azametli ve birleştirici bir medeniyetin, şanlı ve parlak bir tarihin varisi olan aziz milletimizin tüm dünyada adaletin, hak ve hürriyetin hâkim kılınmasını sağlayacak, beşeriyetin huzur ve refahını temin edecek büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Allah bu ümmeti (veya Muhammed´in ümmetini) dalalette birleştirmez” dedi.

EVET DİYORUZ

Doğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “´Ümmetim asla yanlış bir hüküm üzerinde ittifak etmeyecektir.´ Hadisi Şerif´in mucibince şerde ittifak etmeyerek, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referandumda yeni ve güçlü Türkiye´yi hedefleyen, tarihî ve kültürel yapımıza daha uygun bulduğumuz Cumhurbaşkanlığı sistemini desteklemek için evet diyoruz.  İmam Şafi´ye sorarlar; ‘Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız?´ Dedi ki: ‘Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür.´ beyanında makes bulduğu üzere tüm kirli ittifaklara karşı, ülkemiz üzerinde oynanan oyunlarının bozulması için evet diyoruz. Ülkemizin mazlum, mağdur ve masum coğrafyalara uzatılan şefkat elinin devamı için, yıkılan insanlık onur ve haysiyetini tekrardan tesis edebilmesi için evet diyoruz. Yaklaşık 2 asırdır bölgesinde ve dünyada söz sahibi olma gücünü yitirmesi için ümmeti ve milletimizi tarih dışına itmeye çalışanlara inat, ülkemizin tekrar 3 kıtada hak ve adalet bayraktarlığını yapması için evet diyoruz. Yıllardır kronik hale gelen sistem sorunu sebebiyle hem bürokratik hem de parlamenter yapıdaki sıkıntılar sebebiyle bocalayan ülkemizin, sözde, kararda milletindir diyerek istikbale dair daha iyi kararlar alması için evet diyoruz. Devlet ve millet olarak, dünya ile rekabet edebilmek ve gelişmiş ülkeler sınıfında olabilmek için hantal ve köhnemiş zihniyetlerden, zincirlerimizden, yüklerimizden, engellerimizden kurtulmak için evet diyoruz.”

ÜÇ TARAFI DENİZLERLE, DÖRT TARAFI DÜŞMANLARLA SARILI

“Haçlı dünyasının ülkemiz üzerindeki emperyalist emellerinin son bulması ve Türkiye´nin var olması için, yüz yıldır sömürülen İslam coğrafyasına umut aşılayabilmesi için, enerjisini siyasi çekişmelere harcamaması için evet diyoruz. Ülkemizin üç tarafının denizlerle, dört tarafının da düşmanlarla sarılı olduğu bir vakitte, Türkiye´ye yönelik bölgesel ve küresel bütün tehditlerin bertaraf edilmesi için her yönüyle birlik ve bütünlük içerisinde hareket edilmesi için evet diyoruz. Güçlü kişilikleri ve büyük kamuoyu destekleriyle ülkeyi yönetecek olan Cumhurbaşkanı, devletin başıysa, orduların başkomutanıysa ve halk tarafından seçilecekse, O Cumhurbaşkanının ülkeyi yönetmesi ve icranın başı olmasının daha mantıklı ve daha güvenilir olduğu için evet diyoruz.”

BU REFERANDUM BİR ÜLKE MESELESİDİR

Toplumda birlik ve beraberliğe, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesine, liyakatin uygulanmasına, adil rekabete, şeffaflık ve istikrara, yargı bağımsızlığına, hukukun üstünlüğüne, kanun önünde eşitliğe ve adalete ulaşabilmek adına evet diyeceklerini duyuran Doğan, “Güçlü, istikrarlı, her türlü vesayetten kurtulmuş bir Türkiye´ye, ABD, AB ve İsrail´de, PKK, PYD, DHKP/C, FETÖ gibi örgütler de karşıdır ve işbirliği içinde yeni Anayasaya hayır diyorlar. Onlar hayır dediği için biz evet diyoruz. Bu referandum bir ülke meselesidir. Siyasi düşüncelerle değerlendirilmemelidir. Herhangi bir siyasi gaye olmadan bir araya gelen sivil toplum örgütleri olarak anayasa değişikliğine ´evet´ diyoruz. Referandum karmaşık ve tıkanmış sistemin önünü açacak en önemli bir adımdır. Vereceğimiz evet ile yeniden büyük Türkiye´nin ve yeni bir fitilini ateşleyebiliriz. Vesayet odaklarını vereceğimiz evet ile etkisiz hale getirebiliriz. Vereceğimiz evet ile insan kaynaklarımızı ve maddi varlığımızı daha rasyonel bir şekilde kullanarak dünya milletleri arasındaki hak ettiğimiz konumu alabiliriz. Vereceğimiz evet ile dünyadaki bütün mazlum ve mağdur milletlerin umudu haline gelebiliriz” dedi.

TARİHİ BİR ÖNEME HAİZDİR

Doğan, “Bu referandum tarihi bir öneme haizdir. Doğrudan millet iradesinin esas alınacağı bir referandumdur. Nasıl ki kurtuluş savaşında bu millet verdiği kararla kendi istikbal ve istiklal mücadelesini ortaya koydu, bugünde bu referandumla vesayet odaklarına karşı evet diyerek aynı mücadeleyi verecektir. Evet demek bütün vesayet odaklarını ortadan kaldıracaktır. 16 Nisan´daki halk oylaması, önümüzdeki yüzyılı şekillendirecek, tarihi sürecin, yeniden dirilmenin, daha büyük mücadelelerin başlama noktasıdır. Ya tarihte bulunduğumuz şerefli yere, özne olma haline, tarih yapmaya tekrar döneceğiz ya da travmatik tehditler altında, kişiliği ve kimliği yırtılmış, belki de  Haçlı uygarlığı karşısında yenilmiş, asimile olmuş, iddiasız silik nesiller olarak hayat süreceğiz. ‘Yedi düvelin saldırdığı, istikbal ve istiklal mücadelesi verdiğimize inandığımız bir dönemde evet demek Anadolu kıtası büyüklüğündeki bu dâva taşını gediğine koymaktır. Aziz milletimizin istikrar, söz sahibi olma, ittihat ve ittifak, güçlü yasama, etkili mücadele ve temsil, güçlü idare, yerli ve milli yeni bir anayasa gibi beklentilerini karşılamak maksadıyla TBMM´nin hazırladığı Cumhurbaşkanlığı Sistemi´ni referandumda desteklemeyi, millete ve ümmete karşı tarihî bir sorumluluk olarak görüyoruz. Aziz milletimizi, memleketimizin selametine vesile olacağına inandığımız bu sivil düzenlemeye evet demeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

Muhabir: TE Bilişim