Bilim dünyasında ilgi uyandıran gelişmeye göre şirket, embriyonun gelişebilmesi için gerekli ortamı sağlayan özel bir kapsül tasarladı. Yapay yumurtanın üst bölümünde bulunan pencere sayesinde araştırmacılar, civcivin gelişim sürecini ve yumurtadan çıkış anını doğrudan gözlemleyebildi.

Colossal Biosciences’ta hayvan bakımından sorumlu yönetici Paige McNickle, yapay yumurtadan çıkan civcivi ilk kez eline aldığı anı “inanılmaz” olarak değerlendirdi. McNickle, sürecin yalnızca bilimsel açıdan değil, duygusal olarak da çok etkileyici olduğunu belirterek civcivin gelişimine tanıklık etmenin büyük heyecan yarattığını söyledi.

HEDEF NESLİ TÜKENEN DEV MOA

Geliştirilen yapay yumurta teknolojisinin en dikkat çeken kullanım alanlarından biri ise Yeni Zelanda’ya özgü Güney Adası dev moa kuşunun yeniden yaşama döndürülmesi çalışmaları olarak öne çıkıyor.

Boyu yaklaşık 3,6 metreye kadar ulaşabilen dev moa kuşunun, Maori halkının Polinezya’dan Yeni Zelanda’ya gelmesinin ardından 1380 ile 1445 yılları arasında yok olduğu belirtiliyor.

Bilim insanlarına göre moa yumurtaları, tavuk yumurtasından yaklaşık 80 kat, emu yumurtasından ise yaklaşık 8 kat daha büyüktü. Bu nedenle dev moa embriyosunu taşıyabilecek büyüklükte günümüzde yaşayan bir kuş türü bulunmuyor.

Colossal Biosciences CEO’su ve kurucu ortağı Ben Lamm, dev moa gibi nesli tükenen türleri geri getirme hedefinin yalnızca antik DNA’yı yeniden oluşturmakla sınırlı olmadığını ifade etti. Lamm, uygun taşıyıcı türün bulunmadığı durumlarda yeni bir kuluçka sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirterek yapay yumurta teknolojisinin bu alanda kritik bir adım olduğunu vurguladı.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi