The New York Times ve The Washington Post’un adı açıklanmayan mevcut ve eski ABD’li yetkililere dayandırdığı haberlerde, hedefte İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Galibaf’ın olduğu iddia edildi.
Haberlere göre Washington yönetimi, İran ile geçici bir barış anlaşması için hassas görüşmeler yürüttüğü dönemde İsrail’in bu iki isme yönelik suikast planından endişe duydu. ABD’li yetkililer, Arakçi ve Galibaf’ın öldürülmesinin müzakere sürecini tamamen çıkmaza sokabileceğini değerlendirdi.
Washington Post’a konuşan bir ABD’li yetkili, söz konusu isimlerin hedef alınmasının İran’daki daha pragmatik kanadı da ortadan kaldıracağına dikkat çekti. The New York Times’a bilgi veren bir başka yetkili ise ABD’nin, bazı Orta Doğu ülkelerinden İran’ı olası saldırı ihtimaline karşı uyarmalarını istediğini aktardı.
Haberde, ABD’nin savaş sürecinde İran’ın donanması ve askeri noktalarını hedef aldığı, İsrail’in ise daha çok üst düzey İranlı yetkililere yöneldiği ifade edildi. Bu kapsamda, ABD ile müzakerelerde rol alması beklenen bazı İranlı isimlerin de daha önce hava saldırılarında öldürüldüğü belirtildi.
"Trump, barış görüşmelerinin tamamlanmasını istiyor"
İsrail'in planları ve İran'a yapılan uyarı hakkında soruyu yanıtlayan ABD’li yetkili, Amerikan ve İran heyetleri arasındaki görüşmelerin devam ettiğini ve ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilci i Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner'in Katar'da verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini, Trump'ın barış sürecinin "tamamlanmasını" istediğini söyledi.
Wall Street Journal, Mart ayında yayınladığı bir haberinde İsrail'in Arakçi ve Galibaf’ı hedef listesine aldığını ancak ABD'nin İran ile müzakerelere başlama görüşmeleri sırasında geçici olarak listeden çıkardığını yazmıştı. Adı açıklanmayan ABD yetkilisi ve bir Orta Doğu yetkilisi, Trump yönetiminin bu dönemde Galibaf’ın İsrail'in hedef listesinde olduğunu öğrendiğini ve İsrail'den Galibaf’ı listeden çıkarmasını istediğini söyledi.
Üç üst düzey İranlı yetkili daha önce yaptıkları açıklamada Galibaf’ın hem Haziran 2025'teki 12 günlük savaşta hem de 28 Şubat’ta başlayan çatışmada, İsrail'in üst düzey hükümet yetkililerinin gizli bir toplantısını hedef aldığı sırada neredeyse öldürüldüğünü dile getirmişti. Yetkililer, her iki olayda da Galibaf'ın enkaz altından kurtarıldığını bildirmişti.
İslamabad’a gelen Galibaf’ı Pakistan savaş uçakları korudu
Galibaf Nisan ayında, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüşmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a seyahat planlamış ancak İranlı güvenlik yetkilileri İsrail’in suikast düzenleyeceğinden endişe duymuştu.
İran tarafı, İsrail’in herhangi bir saldırı ya da suikast gerçekleştirmeyeceğine dair ABD, Katar ve Pakistan’dan garanti istemişti. Pakistan’a ait savaş uçakları da 70’den fazla yetkiliyi taşıyan İran heyetini taşıyan uçağa İran sınırından İslamabad’da inişine kadar eşlik etmişti. Ancak Galibaf’ın Tahran'a dönüş yolunda İsrail'den bir güvenlik tehdidi ortaya çıkmıştı. İranlı yetkili, güvenlik güçlerinin Galibaf’ı Tahran’a geri götüren uçağa İsrail’in uçağa saldırı planladığına dair istihbarat elde ettiklerini ve iki İsrail savaş uçağının Irak sınırına yakın batı sınırından İran hava sahasına girdiğini bildirdiğini açıklamıştı.
Galibaf’a İslamabad’da da eşlik eden danışmanı Mahdi Mohammadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada olayı doğrulamıştı. Mohammadi ve iki yetkili, uçağın İran’ın Pakistan sınırına en yakın havalimanı olan Meşhed şehrine acil iniş yaptığını ve İran heyetinin karayoluyla yaklaşık 8 saatlik bir yolculukla Tahran’a geri döndüğünü açıklamıştı.





