Altın fiyatlarındaki yükseliş ivme kazanırken yeni rekor beklentileri de güçlendi. ABD Hazine tahvil faizlerindeki sert düşüşün değerli metallere olan talebi artırmasıyla ons altın 4 bin 500 doların üzerine çıkarken, gram altın da 7 bin TL seviyesini aştı.

Altın, 4.518 dolar civarında işlem görürken son beş seansta yüzde 3,66, son bir ayda ise yüzde 12,72 değer kazandı.

Yükselişin arkasında ABD Hazine Bakanlığının uzun vadeli tahvillere yönelik geri alımları artırma kararı öne çıktı. Kararın ardından tahvil faizleri ve dolar gerilerken, faiz getirisi sağlamayan altın yeniden güç kazandı.

Altında 5 bin dolar beklentisi güçleniyor

Altının beklenenden hızlı yükselmesi büyük bankaların tahminlerini de yeniden gündeme taşıdı. Daha önce 2026'nın son çeyreği için 4.450 dolarlık hedef fiyat açıklayan Morgan Stanley, altının bu rakama beklenenden daha erken ulaşılmasının ardından yükselişin devam edeceğini öngördü.

Banka, dalgalanmalar yaşanabilecek olsa da altının 2027'de 5 bin doların üzerine çıkabileceğini belirtti.

Bu beklentinin arkasında altın fonlarına yeniden başlayan para girişleri, merkez bankalarının devam eden alımları ve Fed'in yeni faiz artırımlarına gideceği beklentisinin zayıflaması bulunuyor.

UBS çıtayı 5.200 dolara koydu

UBS ise önümüzdeki 12 ay içinde ons altının 5.200 dolara kadar yükselebileceğini öngördü.

Bu senaryoda da ABD ekonomisinde büyümenin yavaşlaması, Fed'in para politikasını gevşetmesi ve doların yeniden değer kaybetmesi var.

Piyasadaki genel beklenti de fiyatlarda zaman zaman geri çekilmeler yaşansa bile yatırımcı ve merkez bankası talebinin altına destek vermeye devam edeceği yönünde.

Önce bu seviyenin aşılması gerekiyor

Ancak 5 bin doların üzerindeki hedeflerden önce altının kısa vadede geçmesi gereken önemli bir seviye var. Teknik görünümde 4.545 dolar, altının önündeki ilk güçlü direnç olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kalıcı şekilde aşılması halinde yükselişin önce 4.700-4.800 dolar bölgesine doğru devam edebileceği değerlendiriliyor. Bu hareket, 5 bin dolar hedefinin yeniden güçlü biçimde fiyatlanmasının da önünü açabilir.

Kaynak: Dünya Gazetesi