CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ın taciz iddiasının ardından darbedilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan N. D.’nin emniyette verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. Olayın yaşandığı geceye ilişkin anlatımda bulunan N. D., Yazgan’ı daha önceden tanımadığını, milletvekilinin eve gelmesinin ardından taraflar arasında başlayan sözlü tartışmanın kısa sürede arbedeye dönüştüğünü öne sürdü.
N. D.’nin anlatımına göre tarafların bir araya gelmesi, 12 Ağustos gecesi T. A.’nın doğum günü için düzenlenen restoran buluşmasıyla başladı. D., gece yarısından kısa süre sonra restorandan ayrıldıkları sırada Ahmet Baran Yazgan’ın yanlarına gelerek kendileriyle tanıştığını ve doğum günü kutlamasında bulunduğunu belirtti. Grubun daha sonra A.’nın evine geçtiğini aktaran D., Yazgan’ın da yaklaşık 10-15 dakika sonra eve geldiğini, burada yaklaşık iki saat boyunca sohbet edip alkol aldıklarını ifade etti.
D., saat 03.00 sıralarında kendilerinin ayrılmaya hazırlandığı sırada Yazgan’ın kendisine hitaben “Siz kalkın ben bir p.... atıp çıkacağım” dediğini, ne demek istediğini anlamadığını ifade etti.
D., Yazgan’ın daha sonra kendisine küfür ettiğini ve kızların da bu konuşmaya tepki gösterdiğini belirterek tartışmanın bu noktada başladığını öne sürdü.
İfadesinde Yazgan’ın kendisine “Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz, ben istediğim her şeyi yaparım” dediğini aktaran D., bunun üzerine kendisine doğru karşı atakta bulunduğunu ve aralarında arbede yaşandığını söyledi.
N. D., ifadesinde tartışmanın büyümesiyle Ahmet Baran Yazgan’la birlikte yere düştüklerini, bu sırada kendisini korumak amacıyla karşılık verdiğini öne sürdü. Ardından Yazgan’ı yerden kaldırıp beton zemine oturttuğunu belirten D., telefonunu vererek şoförünü aramasını istediğini anlattı.
D., Yazgan’ın şoförünün Y. isimli kişi olduğunu söylemesi üzerine bu kişiyi telefonla aradığını, ancak Yazgan’ın alkollü olduğu için konuşmakta zorlandığını iddia etti. Yaklaşık 10-15 dakika sonra Y.’nin başka bir erkekle birlikte eve geldiğini aktaran D., bu süre boyunca Yazgan’ın kendilerine yönelik tehditlerini sürdürdüğünü ileri sürdü.
N. D., ifadesinde Y. ve beraberindeki kişinin eve gelmesinin ardından Ahmet Baran Yazgan’ı evden çıkarmaya çalıştıklarını anlattı. İddiaya göre iki kişi Yazgan’ın kollarına girerek balkondan çıkarmaya çalıştığı sırada yeniden arbede yaşandı.
D., Yazgan’ın bu sırada bir cam bardağı kırarak cam parçasını kendisine doğru savurduğunu öne sürdü. Cam parçasından korunmaya çalışırken sağ avucunun kesildiğini belirten D., olay sırasında kız arkadaşı B. Ş.’nin de sağ topuğundan yaralandığını iddia etti.
D., ifadesinde kendisi ve diğer kişilerin Yazgan’ı zorla evde tutmadığını da savundu.
Yazgan’ın telefonunun kendisine ait olmadığını, telefonla ilgili yaşanan karışıklığın ardından cihazın bulunarak polise teslim edildiğini anlatan D., olay sonrasında hastaneye götürüldüklerini söyledi.
D., ifadesinin sonunda Yazgan’ın kendilerine saldırdığını ve kendisinin de kendisini ve kızları savunmak amacıyla karşılık verdiğini ileri sürdü.
“Ben hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Ahmet Baran YAZGAN’dan DAVACI ve ŞİKÂYETÇİYİM” diyen D., polis tarafından alınan cep telefonunun da iade edilmesini talep etti.
İFADENİN TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:
"T.A.’nın doğum günü olması sebebiyle ben saat 22.00 sıralarında yanlarına gittim. Bu esnada T.A., B.Ş. birlikte oturuyorlardı ve yanlarında T.A.’nın kızı D. da vardı. B.Ş. benim kız arkadaşım olur. T.A. ise normal arkadaşımdır.
Burada oturup bir şeyler yiyip T.A.’nın doğum gününü kutladık. Pasta, çiçek vs. Saat 00.15 sıralarında ben, B.Ş. ve T.A. ile mekândan kalkarken Ahmet Baran YAZGAN da oradaymış. Ben kendisini hiç tanımıyorum. Bu olay öncesinde hiçbir münasebetim yoktur. Ben kendisinin milletvekili olduğunu da bilmiyordum.
Çıkışta yanımıza geldi, benimle burada tanıştı. Kendisini tanıttı. “Ben Milletvekili Ahmet Baran YAZGAN” diyerek bizimle tokalaştı. İki dakikalık ayaküstü bir konuşma oldu. T.A.’nın doğum gününü kutladı.
Oradan ben, B.Ş. ve D. ile birlikte T.A.’nın ikametine gittik. Biz balkonda otururken yaklaşık 20-25 dakika sonra Ahmet Baran YAZGAN’ın da doğum gününü kutlamak için geleceğini söyledi. Bu konuşmadan 10-15 dakika sonra Ahmet Baran YAZGAN geldi.
Ayaküstü bir tanışmamız olmuştu ancak burada tekrardan daha net bir tanışma ortamı oldu. Hep birlikte alkol alıp, sohbet edip bir şeyler yiyorduk. Tahmini yaklaşık iki saat kadar bu şekilde sohbetimiz devam etti. Ticaretten, siyasetten birçok konudan konuşarak muhabbet edip gülerek diyalog halindeydik.
Saat 03.00 sıralarına geldiğinde biz B.Ş. ile kalkmayı planladık. B.Ş. ile T.A., Duru Lina uyumuş olduğu için onun olduğu odaya bakmaya gittiler. O süreçte Ahmet Baran YAZGAN ile balkonda tektim.
Ahmet Baran YAZGAN bana hitaben “Siz kalkın ben bir p.... atıp çıkacağım” dedi. Ben de kendisine ne demek istediğini anlamadığımı söyledim. Sonra üstüme “O..... da al ben de bir p...... atıp çıkacağım” dedi.
Bu sırada kızlar da geri geldi ve bu konuşmaya şahit oldular. Kızlar bunun üzerine “Sen nasıl konuşuyorsun, bizimle bu şekilde konuşamazsın” diyerek Ahmet Baran YAZGAN’a çıkıştı.
Ahmet Baran YAZGAN da cevaben “Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz, ben istediğim her şeyi yaparım, bana kimse dokunamaz” dedi ve kızların üzerine saldırmaya kalktı.
Bu hareketinden dolayı ben de ona doğru karşı atakta bulundum. Aramızda biraz arbede oldu. Bu esnada halen bana, B.Ş.’ye ve T.A.’ya küfürler ediyordu.
Biz Ahmet Baran YAZGAN ile birlikte ikimiz yere düştük. Oradan bana tekrardan vurmaya başladı, ben de kendimi müdafaa etmek için karşılık verdim.
Ben sonrasında Ahmet Baran YAZGAN’ı yerden kaldırdım ve beton zemin üzerine oturttum. Telefonunu eline verdim ve şoförünü aramasını ve gelip kendisi almalarını söylemesini istedim.
Ahmet Baran YAZGAN, Y. isimli birisini şoförü olduğunu iddia ederek aradı. Kendisi konuşamayacak kadar alkollü olduğu için ben telefonu aldım ve Y. isimli kişi ile konuştum. Telefondaki kişiye “Gel bunu buradan al” dedim.
Zaten kendisini buraya Y. bırakmış. Y. telefonda bana “Özür dileriz, hemen geliyoruz” diye cevap verdi.
Y. gelene kadar Ahmet Baran YAZGAN bağdaş kurmuş bir şekilde yerde oturmuş bekliyordu, ben de bu esnada başındaydım.
Bu süreçte hâlâ “Beni bitireceğini, benim hayatımı kaydıracağını, Edirne’de barındırmayacağını, milletvekili olduğu ve istediği her şeyi yapabileceğini” yine bana ve yanımdaki kız arkadaşım ile T.A.’ya küfürler etti.
Yaklaşık 10-15 dakika sonra benim telefonda konuştuğum ve şoförü olduğunu iddia ettiği Y., yanında başka bir erkek şahıs ile eve geldiler.
Kapıyı biz açtık ve içeri girip Ahmet Baran YAZGAN’ı almaları için davet ettik. Ahmet Baran YAZGAN’ın bir eline cep telefonunu, bir eline de elektronik sigarasını ben verdim.
Gelen iki kişi kollarına girdi ve tam balkondan çıkarırken Ahmet Baran YAZGAN onlardan cesaret aldı ve yine bize saldırdı. Cam bardağı kırdı ve bu cam kırığını benim üzerime savurdu.
Ondan kendimi savunmak için bu bardağı tutmaya çalışırken benim sağ avucumun içi kesildi. Bu cam parçaları yüzünden sağ topuğum ve yine kız arkadaşım B.Ş.’nin sağ topuğu yaralandı.
Bu karmaşada giriş kattaki dairede bulunduğumuz için balkon camından olay yerine gelen bekçi ve polis arkadaşları gördük. Hemen içeri gelmelerini istedik.
Polis memurları gelene kadar eve gelen Ahmet Baran YAZGAN’ın şoförü ve danışmanı olduğunu söyleyen şahıslar Ahmet Baran YAZGAN’ı dışarı çıkarmaya çalışıyorlardı. Ahmet Baran YAZGAN hâlen bize küfür edip saldırmaya çalışıyordu.
Biz onlara evde küçük çocuk olduğu ve Ahmet Baran YAZGAN’ı dışarı çıkarmalarını istediğimizi söyledik.
İkamet kapısının önünde polis arkadaşlar da konuya dahil olduktan sonra Ahmet Baran YAZGAN küfür edip bana ve yanımdaki arkadaşlarıma saldırmaya çalıştı. Ben de karşılık verdim.
Ahmet Baran YAZGAN bu esnada bana yumruk attı ancak polis memurları araya girdiği için ben kendisine vuramadım.
Polis memuru arkadaşlar ile kapıda beklerken Ahmet Baran YAZGAN telefonunun içeride olduğunu söyledi. Şoförü Y. ile birlikte ben balkona gidip Ahmet Baran YAZGAN’ın telefonunu aradık. Bulamadığımız için geri geldik.
Yine Ahmet Baran YAZGAN küfür etmeye başladı. Bize hitaben “O......, ben sizi bitireceğim” diyordu.
Polis memuru arkadaşlar Ahmet Baran YAZGAN’ı asansöre bindirirken Ahmet Baran YAZGAN, polislerin arasında T.A.’ya yumruk attı ve sırtüstü yere düşmesine sebep oldu. Bu esnada T.A. kısa süreli baygınlık geçirdi.
T.A. kendine geldikten sonra Ahmet Baran YAZGAN yine “Telefonum” diye bağırmaya başladı. Bu sefer yine şoförü Y. ile birlikte bir polis memuru balkonda tekrardan bir arama yaptık.
Telefonun balkon kapısının mutfak tarafında bulunan buzdolabının altında olduğunu gördük. Buradan telefonu alan polis memuru telefonu Y.’ye teslim etti.
Yine bina kapısının önündeyken polisler Ahmet Baran YAZGAN’ı aşağıya indirdi. Biz de kapının önünde polis memurlarına olayı anlatırken asansör kapısı yine açıldı ve Ahmet Baran YAZGAN asansörden çıkarak bize saldırdı.
Polis memurları tekrar bizi ayırdı ve Ahmet Baran YAZGAN’ı otopark bölümüne indirdi. Sonrasında Fakülte Hastanesine götürüldük ve akabinde Emniyet Müdürlüğüne getirildik.
Biz kesinlikle kendisini zorla evde tutmadık. Evden gitmesi için şoförünü aramasını biz istedik. Şoförü ile ben konuştum. Ahmet Baran YAZGAN’ın telefonunu zorla almadık. Telefonu ile kendisi aradı, ben konuştum.
Sonra telefonu kendisi o arbedede danışmanı ve şoförü geldiğinde bize saldırırken düşürmüş olabilir.
Benim kendisi ile karşılıklı boğuşma ve yumruklaşmam oldu ancak bu tamamen kendimi ve kızları müdafaa etmek içindi. Cam bardağı kırıp bana saldıran da kendisiydi.
Ben hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum, Ahmet Baran YAZGAN’dan DAVACI ve ŞİKÂYETÇİYİM, dedi. Benim polisler tarafından alınan telefonumun olay yaşanmadan önce zaten şarjı bitmişti. Olay ile alakalı hiçbir şey bulunmadığı ve tüm ticari işlerimi bu telefonum ile takip ettiğimden teslim etmek istemedim."





