Umutlu, Zafer Umutlu’nun kendi torunu olduğunu belirterek, ailesi olarak onu örgütten uzaklaştırmak için uzun süredir çaba gösterdiklerini ifade etti. Operasyonun gerçekleştiği gün de teslim olması yönünde ikna etmeye çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını dile getiren Metin Umutlu, yeğenindeki değişimi ve bu noktaya gelinen süreci anlattı.
Yeni Şafak'ın haberine göre yeğeninin 6 yıl önce Yalova’ya geldiği bilgisini veren amca, "3 yıl öncesine kadar kendi halinde bir çocuktu. Ne olduysa, babası hastalanıp yatağa düştükten sonra oldu. Önce sakalını uzatıp bıyıklarını kazıttı. İmana karşı, Kur’an’a karşı farklı söylemler geliştirdi. Günden güne daha da değişti. Bağlı olduğu yapının mahiyetini net olarak bilmiyordu. Ailece toplanıp konuştuk, sonuç alamadık. Aile içi gerilim son dönemde artmıştı. Düğününe ailece katılmadık. Giden eş-dost ise salonda kendisi gibi 200’e yakın örgüt mensubu olduğunu söylediler. Sonrasında çoluk çocuğu olur, bu işlerden kurtulur diye düşündük. Ama iş, düşündüğümüz gibi ilerlemedi. Yemin olsun eşini bir kez bile görmedik. Bize göstermedi" dedi.
Amca Metin Umutlu, Zafer Umutlu’nun öz kardeşinin bir süre önce örgüt mensuplarının yanına giderek “Kardeşimi yoldan çıkarttınız ” diyerek sert bir tartışma yaşadığını aktardı. Sonrasında yeğeninin gelip kendilerini tehdit ettiğini belirtti. Zafer Umutlu’nun aileyi tekfir ettiğini kaydeden amca, "Siz kafirsiniz, tağutsunuz. Sizin öldürülmeniz lazım. Cihat emri gelirse ilk sizi vuracağım" dediğini belirtti. Metin Umutlu, yaşanan bu gelişmelerin ardından birkaç ay önce aile içinde şiddetli bir tartışma çıktığını, bu süreçte ağabeyi ile kardeşinin Zafer Umutlu’yu dövdüğünü aktardı.
Amca Metin Umutlu, yeğenini örgütten uzaklaştırmak için sürekli uyardıklarını ancak bunu başaramadıklarını, defalarca da yetkililere başvurduklarını anlattı. Kendisi ve Zafer Umutlu’nun kardeşinin şikâyette bulunduğunu belirten Umutlu, savcılara yeğeninin tehlike oluşturduğunu açıkça söylediklerini ifade etti. Güvenlik güçlerinin konuyla ilgilendiğini ancak elde somut delil bulunmadığı için işlem yapılamadığını aktaran Umutlu, bu nedenle herhangi bir sonuç alınamadığını dile getirdi. Amca ayrıca, çatışmadan üç gün önce de Zafer Umutlu’nun kardeşinin, ağabeyinin yılbaşı döneminde bir eylem gerçekleştirebileceğinden endişe ederek yeniden şikayetçi olduğunu söyledi.
Çatışmadan haberleri olunca Zafer’in kardeşiyle sabaha doğru Yalova’ya gittiklerini anlatan amca, köye geçmeye cesaret edemediklerini, gelişmeleri arabanın içinde takip ettiklerini kaydetti. Kendisine bir ara telefondan ulaşabildiklerini söyleyen amca, polis katili yeğeniyle aralarında geçen son diyaloğu şöyle anlattı: “Adeta yalvardım. İkna etmek için çok dil döktüm. ‘Yapma, devletine, polisine kurşun sıkma’ dedim. Teslim olmasını söyledim. ‘Ben demir parmaklıklar arasına giremem’ dedi. Kabul etmedi.”
Şehit polislere Allah’tan rahmet dileyen Metin Umutlu, “Polislere sıkılan o kurşunlar bize de sıkıldı. Ciğerimiz yandı” şeklinde konuştu. Yeğeninin bu cesareti nereden bulduğunu, silah eğitimini nerede aldığını, silahların nereden geldiğini anlayamadığını anlatan amca, ailenin cenazeye sahip çıkmayacağını açıkladı: “Ne ben, ne ailem bu cenazeye sahip çıkmıyoruz. Asla almayacağız. Sen devletime, polisime kurşun sıkıyorsan, ben de senin cenazeni almam.”
DERNEK KILIFIYLA ÖRGÜTLENDİLER
DEAŞ’ın dini söylemleri istismar ederek İslam’a ciddi zarar verdiği, Yalova’da gerçekleştirilen kanlı saldırıyla bir kez daha gündeme geldi. Yapılan tespitlerde, örgüt mensuplarının özellikle gençleri hedef alarak kandırma yoluyla eleman kazanmaya çalıştığı belirlendi. DEAŞ’lıların ağırlıklı olarak 14–18 yaş aralığındaki gençlere yöneldiği, faaliyetlerini ise “dernek” görünümü altında sürdürdüğü ortaya çıktı.
Yeni Şafak, DEAŞ mensuplarının Yalova’daki yapılanmasını mercek altına aldı. Elde edilen bilgilere göre örgüt, ilk olarak Kemerköprü civarında “Ahlak ve Sünnet Dergisi” adıyla bir mekân açtı. Buranın şikâyetler üzerine kapatılmasının ardından Elmalık köyünde bir depo kiralanarak faaliyetlere burada devam edildi. Mart ayında bu adres de kapatılınca, bu kez Yalova–Bursa Karayolu üzerinde “İlim ve Takva Dergisi” ismiyle yeni bir yer oluşturuldu.
Sürekli kapatılmalarına rağmen farklı adreslerde faaliyetlerini sürdüren örgüt mensuplarının, cumartesi akşamları saat 21.00’de toplantılar düzenlediği, bu buluşmalarda etkileri altına aldıkları gençlere gerçek amaçlarını aktardığı öğrenildi. Söz konusu mekânlarda ideolojik anlatımların yanı sıra güreş ve dövüş eğitimleri de verildiği, toplantı duyuruları ve propaganda içeriklerinin sosyal medya üzerinden paylaşıldığı belirlendi. Ayrıca örgüt üyelerinin her yaz Armutlu’da çadırlar kurarak kamp faaliyetleri yürüttüğü de tespit edildi.





