Yapay zeka destekli son model nakış makineleriyle üretim yapan ustalar, 60-65 yıllık manuel makineleri de kullanmaya devam ediyor. Yılların alışkanlığı ve el emeğinin hissi, ustaları eski makinelerden vazgeçiremiyor. Geçmiş ile geleceği aynı çatı altında buluşturan atölyede, teknolojik dönüşüm yaşansa da ustaların eski makinelerle kurduğu bağ dikkat çekiyor. Enstitüde görev yapan ustalar, yeni nesil makinelerin üretimde büyük kolaylık sağladığını ancak manuel makinelerin verdiği hissin ve işçilik kontrolünün farklı olduğunu ifade ediyor. Özellikle el emeğine dayalı geleneksel üretimlerde eski makinelerin hala önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor.
1998 yılında Olgunlaşma Enstitüsünde mezun olan ve o zamandan beri burada çalışan Leyla Kıran, kullandığı nakış makinesinin 60 yıldan fazla bir geçmişinin olduğunu söyledi. Kıran, "Tabii ki o makine daha rahat. Bir tuşa basıyorsun, çalışıyor. Ama biz burada emek veriyoruz. Ellerimiz, ayaklarımız, gözlerimiz, kendi yaptığımız iş. Buradaki makineye emek veriyoruz. Kendi zevkimize göre, kendi fikrimize göre işler çıkarıyoruz. Çok güzel ürünler çıkarıyoruz. O daha kolay ama benim tercihim bu makine. Buna alıştım, bunda yapıyorum. Yani ben bunu tercih ederim" ifadelerini kullandı.
’’Eski makineye bakınca emek görüyoruz’’
2016 yılından beri enstitüde usta öğretici olarak görev yapan Kadriye Kasımoğlu ise makinenin Bakanlık tarafından yeni gönderildiğini, alışma evresinde olduklarını şu an tam anlamıyla hakim olmadıklarını ve öğrenmeye çalıştıklarını söyledi. Kasımoğlu, "Kolaydır, iplerini takıyoruz, düğmesine basıyoruz, kullanıyoruz. Alıştıktan sonra rahat oluyor. Ama arkadaşlarımız daha çok manuel makineler kullanıyorlar. Tabii onlar çok emek isteyen makineler, bu daha kolay. İpimizi takıyoruz, ondan sonra çalıştırıyoruz kendi kendine çalışıyor. İpi koptuğu zaman gelip tekrar takıyoruz. Ama arkadaşlar daha çok beden gücüyle çalışıyor, el, ayak, göz işleyişi var ve emek var. Manuel çok zordur. Onda daha büyük emekler ve çabalar var. Oradan çıkan ürünler de bundan çok çok daha güzeldir. Çünkü emektir, ona baktığın zaman emek geliyor gözünün önüne. Bu da güzeldir, kolaydır şartlar açısından ama eskinin hali bambaşkadır. Ona baktığın zaman farklı bir hissiyatla bakıyorsun. Bu makinede elektrik gittiği zaman bekliyoruz ama manuel makinede devam ediyoruz elektrik olmasa da. Çünkü arkadaşlar ayaklarıyla, elleriyle yapıyorlar. Güzel oluyor. Onlar gerçekten çok çok emek veriyorlar. El emeği, beden gücü çok farklı. Tamam bunlar da güzeldir, rahattır ama eskinin yerini tutamaz, asla tutamaz" diye konuştu.





