Türkiye Yüzyılı İletişimin Yüzyılı temasıyla ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli mesajlar verdi. AHBAP Derneği’ne ilişkin soruşturma hakkında konuşan Cumhurbaşkanı, 6 Şubat depremlerinde hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun bir iletişim saldırısı olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı” dedi.

“FARKLI KESİMLER YIPRATMA SAVAŞINA GİRDİ”
Hükümeti yıpratmak adına her türlü ahlaksızlığın sergilendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı “Devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık” diye belirtti.
“ÇARPIK İLİŞKİLER TEK TEK ORTAYA ÇIKIYOR”
Cumhurbaşkanı sözlerine şöyle devam etti:
Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını hangi oyunların çevrildiğini devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor.

“NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı “Hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden kutuplaşmadan korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz” diye vurguladı.
“GİDEREK BÜYÜYEN BİR TEHLİKE”
Araç mesajın kendisidir. Bakınız bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içindeyiz. Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyoruz. Yeni medya araçları ve dijital platformlar bilginin üretim ve ulaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Fakat araç ve mesaj bahsi tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor.
“KÜLTÜRÜMÜZÜ TAHRİP ETME RİSKİ TAŞIMAKTA”
Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil geçmişi de tahrif etmekte muhayyel bir tarih cansız ruhsuz derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçüye, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.

“EN FAZLA ZARAR GÖREN KAVRAM HAKİKAT”
Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz hakikat oluyor. Oysa iletişimin temel amacı doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dezenformasyon ve manipülasyonun mevzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor.





