Bulunduğu bölgede yeni bir konut almaya ekonomik olarak yetmeyen birçok ev sahibi, mevcut eski konutunu satarak nakde geçmeyi ve bu kaynağı altın gibi kısa sürede değer kazanan yatırım araçlarına yönlendirmeyi tercih ediyor.
Altın fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle bu kesim için cazip bir getiri alternatifi oluşturdu. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren uzmanlar, son dönemde satışa sunulan konutların önemli bir kısmının, “taşınmazı nakde çevirip altına yatırım yapma” düşüncesiyle piyasaya çıkarıldığına dikkat çekiyor.
Ancak sektör temsilcileri, bu eğilimin uzun vadede sağlıklı bir yatırım yaklaşımı olmadığı konusunda uyarıyor. Uzmanlar, konutun yıllar içinde değerini koruyan ve istikrar sunan bir yatırım aracı olduğuna işaret ederken, altının yüksek kazanç potansiyeline rağmen sert dalgalanmalara açık ve öngörülebilirliği düşük bir piyasa sunduğunu vurguluyor.
Bu nedenle eski konutunu satarak altına yönelen yatırımcıların kısa vadede kazanç sağlamış olsalar bile, bu tercihin sürdürülebilir ve güvenli bir yatırım modeli olarak görülmediği belirtiliyor. Uzmanlara göre, konutu tamamen elden çıkarıp altına geçmek, görece istikrarlı bir varlıktan çıkıp daha kırılgan bir yatırım aracına yönelmek anlamına geliyor ve bu durum uzun vadede ciddi riskler barındırıyor.
KONUT FİYATLARINDA ARTIŞLAR YAŞANABİLİR
Emlak sektörü oyuncularına göre, konutunu satan yatırımcıların önemli bir bölümü, birkaç yıl sonra yeniden konut almak istediğinde fiyat seviyesinin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. İnşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki sınırlılık ve yeni konut arzındaki yavaşlama, konut fiyatlarının uzun vadede yukarı yönlü baskı altında kalmasına sebep oluyor. Uzmanlar, altının dönemsel yükselişlerinin güçlü bir getiri algısı oluşturduğunu ancak bu algının her zaman kalıcı olmadığını ifade ediyor. Konut ise fiyat artış hızından bağımsız olarak; barınma ihtiyacını karşılayan, kira geliri sunan ve uzun vadede varlık güvenliği sağlayan bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü, konutun tamamen elden çıkarılması yerine denge gözeten bir yatırım yaklaşımının daha sağlıklı olduğu yönünde...
ALTIN HIZLI KAZANÇ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Uzmanlara göre, belirsizliklerin yoğun olduğu ekonomik dönemlerde konut, güvenli liman olma özelliğini korurken; altın ise portföy içinde sınırlı ve tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmeli. Buna rağmen bazı sektör temsilcileri, bu eğilimin yalnızca yatırım tercihiyle değil, hane halkının artan belirsizlik algısıyla da doğrudan bağlantılı olduğuna dikkati çekiyor. Konut; bakım, vergi ve kullanım sorumlulukları olan “taşınamaz” bir varlık olarak görülürken, altının daha kolay nakde çevrilebilir olması, özellikle ekonomik dalgalanmaların yoğunlaştığı dönemlerde psikolojik bir rahatlama sağlıyor. Uzmanlara göre bu durum, konuttan çıkışı rasyonel bir yatırım kararından ziyade likiditeye ulaşma ve riskten kaçınma refleksi hâline getiriyor; ancak bu refleks, uzun vadeli varlık güvenliği açısından her zaman doğru sonuçlar üretmeyebiliyor.





