Gökbilim camiası, evrenin işleyişine dair yerleşik bilgileri kökten sarsabilecek sıra dışı bir keşfe tanıklık ediyor. Vera C. Rubin Gözlemevi, henüz tam kapasiteyle bilimsel faaliyetlerine başlamadan aylar önce, asteroidlerin yapısına ilişkin onlarca yıldır kabul gören görüşleri sorgulatmayı başardı. Mars ile Jüpiter arasındaki Ana Kuşak’ta tespit edilen ve “2025 MN45” adı verilen dev göktaşı, olağanüstü dönüş hızıyla bilim insanlarını hayrete düşürdü.
Yaklaşık 710 metre çapındaki bu dev cisim, kendi ekseni etrafındaki bir dönüşünü yalnızca 1,88 dakika gibi inanılması güç bir sürede tamamlıyor. Bu keşfin neden bu denli çarpıcı olduğunu anlayabilmek için asteroidlerin yapısına bakmak gerekiyor. Uzun yıllardır astronomlar, büyük göktaşlarının çoğunun kütleçekimi sayesinde bir arada duran toz ve kaya parçalarından oluşan “moloz yığınları” olduğunu kabul ediyordu. Fizik kurallarına göre 150 metreden büyük bir asteroidin 2,2 saatten daha kısa sürede dönmesi, merkezkaç kuvvetinin kütleçekimini aşarak cismin dağılmasına yol açmalıydı. Ancak 2025 MN45, bu teorik sınırı açıkça aşarak mevcut fizik anlayışını sorgulatıyor.
Araştırmayı yürüten Sarah Greenstreet ve ekibi, sadece bu rekor kırıcıyı değil, aynı zamanda "imkansız" hızlarda dönen 18 farklı göktaşını daha gün yüzüne çıkardı. Bu bulgular, sandığımızın aksine asteroidlerin sadece gevşek birer moloz yığını olmadığını, aksine bazılarının kaya kadar sert ve inanılmaz derecede dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. Bu denli yüksek bir dayanıklılık, bu gizemli göktaşlarının Güneş Sistemi’nin henüz oluşum aşamasındaki o kaotik ve şiddetli çarpışmalarından sağ çıkan, antik ve sapasağlam birer kaya bloğu olduklarına işaret ediyor.
Bu keşif, evrenin erken dönemlerine dair saklı kalan bir günlüğü okumak gibi. Rubin Gözlemevi’nin topladığı bu zengin veri seti, sadece göktaşlarının nasıl oluştuğunu değil, aynı zamanda Güneş Sistemi’nin şiddet dolu geçmişini nasıl hayatta kalarak bugüne taşıdıklarını da yeniden düşünmemizi sağlıyor. Görünen o ki, uzayın derinliklerinde hala keşfedilmeyi bekleyen ve tüm ezberlerimizi bozacak çok daha fazla "hızlı ve öfkeli" yolcu bulunuyor.





