Açılışa Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı.

Fuar açılışında konuşan MODEF Başkanı Yavuz Uğurdağ, “Tabi şehrimiz üretim şehri, ihracat şehri, baktığımızda mobilyanın başkenti, Allah'a çok şükür bu noktada Türkiye'ye örnek olmuş sanayi şehirlerinin başında geliyoruz. Dış ticaret hacmimiz bir buçuk milyar dolara ulaştı. İhracatımız bir milyar 250 milyon dolar ve bir milyar dolar dış ticaret fazlası veren şehrimiz bu noktada da ülkemiz ekonomisine ciddi katkı sağlayan şehirlerin başında geliyor. Tabii biz burada bizim mottomuz her yıl ifade ediyoruz. Çok şükür bir marka oldu bu motto. Biz bir fuardan fazlasını gerçekleştiriyoruz. Allah'a çok şükür bu fuar organizasyonu şehrimizde üretim yapan veya istihdam sağlayan tüm sektör paydaşlarımıza katkı sağlıyor. Bir fuardan fazlasını sunuyoruz çünkü hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen ziyaretçilerimiz başta fuar alanımızı geziyorlar. Ondan sonra şehrimizde bulunan diğer mobilya merkezlerimizi ziyaret etme imkanı buluyorlar. Başta Mobiliyum AVM, Ertuğrulgazi Caddesi, İMOTİM saymakla zorlanıyorum, birçok merkezimiz var. Allah'a çok şükür gelen ziyaretçiler bu merkezleri de ziyaret ederek üretim alanlarımızı da görerek hem sektörümüz hakkında hem de İnegöl hakkında daha çok bilgi sahibi oluyorlar. Şehrimizde üç tane organize sanayi bölgemiz mevcut. Bunun bir tanesi Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi. Yatırımını hızlı bir şekilde sürdüren ve inşallah önümüzdeki yıllarda da yatırımını tamamlayıp bu teşebbüsle sanayiciye devrolacak olan bir organize sanayi bölgesi. Valiliğimizin ve kaymakamlığımızın başkanlığında güzel çalışıyoruz. Yatırımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Çok ciddi yatırım gerçekleştiriyoruz. Özellikle burada ben başta kaymakamımız ve valimize, İnegöl Belediye Başkanımıza ve OSB'de yatırım yapan tüm firmalarımıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Tabi biz ticaret ve sanayi odamızla ve tüm diğer paydaş derneklerle birlikte projelerle programlar gerçekleştiriyoruz. Bunların başında Sanayi Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz projemiz var. Bu projemizin içerisinde İnegöl mobilyası garanti merkezi, test merkezi, malzeme kütüphane ve istihbarat merkezimiz mevcut” dedi.

“TÜRKİYE KENDİ COĞRAFYASINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR MERKEZ KONUMUNA GELDİ”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, “Ben özellikle bu başarısından dolayı başta Yavuz kardeşim olmak üzere belediye başkanımıza, Alper kardeşime ve tüm buna katkı koyan sektörümüze gerçekten şehrim adına, ülkem adına tebrik ediyorum. Çünkü bu aslında bir azmi iradeyi ortaya koymak demek. Bu süreçte birçok şey yaşadık. Ekonomik krizlerden tutun da dünya birçok dönemden geçti. Ama o azimle buna sarılmak, sebeplere sarılmak çok kıymetli. Teşekkürler olsun, İnegöl bunu başardı. Öncelikle ben hepsine teşekkür ediyorum. Sayın Bakanım, sizin liderliğinizde özellikle Türkiye kendi coğrafyasında gerçek anlamda hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette gerçekten çok önemli bir merkez konumuna geldi” dedi.

İNEGÖL MOBİLYASI KÜRESEL BİR MARKA OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Çok heyecanlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bugün bizleri burada onurlandıran çok değerli bakanımıza yoğun programları arasında yer ayırdığı için yürekten teşekkür ediyoruz. İnegöl her yeni bir güne, yeni bir mobilya üretme heyecanıyla başlıyor. İnegöl denince tabii ki akla mobilya geliyor. İnegöl mobilyası küresel bir marka olma yolunda ilerliyor. Yine hikayemiz gerçekçi bir hikaye. 1500'lü yıllarda Osmanlı donanmasına kereste imalatıyla başlayan kadırgalılara kürek imalatı yapan ve bu hikayemiz günümüzde mobilyanın odasını belirleyen mobilyanın başkenti olma noktasına ulaşmıştır. İnegöl aynı zamanda Uludağ’ın eteğinde kurulmuş verimli bir ova konumundadır. Tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği ile değer üretmeye de devam etmektedir. Aynı zamanda gastronomide İnegöl köftesi ve tescilli ürünleriyle de enfes lezzetler sunmaktadır” dedi.

“SÜNGERE YILBAŞINDAN BERİ YÜZDE 87 ZAM GELDİ”
İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, “Geçen yıl Bakan düzeyinde katılım olmamıştı. İnegöl Mobilya Fuarı'na katılmak, bakan düzeyinde katılmak gerçekten önemli ve anlamlı. Siz ülkenin Ticaret Bakanısınız. İş hayatından geliyorsunuz, akademisyensiniz, yazarsınız, çizersiniz. Efendim, ben muhalefet milletvekiliyim. Elbette güzel şeyler konuşulacak ama bazı eksikleri de, daha doğrusu ihtiyaçları da ifade etmek isterim. Çünkü ülkenin dediğim gibi Ticaret Bakanı olarak belki bunlara çözüm üretebileceğiniz kanaatindeyim. İnegöl efendim yaklaşık 1000 kilometre karedir. 320 bin nüfusu vardır. 10 milyon metrekarede üretim yapmaktadır. 600 bin metrekarede bunu mağazalarıyla pazarlamaktadır. Ama İnegöl'de üretimin çeşitli sorunları vardır. Özellikle şu son dönemde bu İran kriziyle alakalı olmak üzere mobilya ana hammaddelerinin temelini de kısmen fiyatları oluşturmakta. Örneğin süngere yılbaşından beri yüzde 87 zam geldi. Sunta, boya ve burada bunların üretenlerin de çeşitli sorunları var. Zaman zaman üretenlerden kaynaklı olduğu gibi bir yanlış algı da ortaya sürülüyor ama üretenler de tanıdığımız bildiğimiz ki ben aynı zamanda sektörün de içerisinde olan bir insan olarak bunları ifade ediyorum. Onların da temel sorunları var. Yani jeolojik olarak deprem olduğunda nasıl devlet ciddi anlamda tedbir almak, konut üretmek, çözüm üretmek durumunda kalıyorsa, şu anda İnegöl ve ticaret hayatı, ekonomimiz de büyük bir deprem yaşıyor Sayın Bakanım. Bu konuda üreticilerimizin finansa ulaşmak gibi, malzemeye ulaşmak gibi temel sorunları var. Ulaşabiliyor ama çok yüksek maliyetler var. Dediğim gibi bu konuda bu malzemeleri üretenlerin de sorunları var. Yani topyekün bir çare üretilmek zorunda. Hani dendi ya yine slaytta, fiyat ve kalite dengesi. İnegöl bunu yapabiliyor. Bakın 4 milyar dolarlık mobilya üretiyor burası” diye konuştu.

“BU FUAR İNEGÖL'ÜMÜZE BEREKET GETİRİYOR”
AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, “Gerçekten bugün yine gururluyuz, mutluyuz. İnegöl olarak yeni bir elli dördüncüsünü düzenlediğimiz fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu fuar münasebetiyle mobilya sektörünü, mobilya dünyasını, mobilyanın başkentinde İnegöl'de buluşturuyor olmaktan çok mutluyuz. Yeni bir vizyon projesini düzenleyeceğimiz fuarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu fuar münasebetiyle otomotiv sektörü gibi mobilya dünyası da fuarımızın başkentinde yine gördüğümüz için olmakta çok mutluyuz. Sayın bakanım tabi İnegöl'ümüz bu fuarı düzenliyor, bu binada biz birazdan fuar açılışını gerçekleştireceğiz ama fuar sadece bu binada olmuyor. İnegöl'ümüzün bütün sokaklarında, mağazalarında atölyelerinde hatta sadece mobilyacılar da değil yani taksi yazıhanelerinden tutun restoranlara kadar tamamen bir şehir fuarcılığını bu fuarın olduğu günler de hep beraber yaşıyoruz. Bu fuar İnegöl'ümüze bereket getiriyor, İnegöl mobilyacımızda bu fuarı umutla bekliyor. Dolayısıyla bugün burada sergilenen her mobilyada her modelde aslında İnegöllü ustalarımızın İnegöllü iş adamlarımızın tecrübeleri var, emekleri var. Alın terleri var. Bu manada siz İnegöl'ü çok iyi biliyorsunuz, çok iyi tanıyorsunuz sayın bakanım. İnegöl'de sizi çok iyi biliyor, çok seviyor. Bu fuara katılmanız bizim için çok kıymetliydi. İnşallah hep bakanlığınız döneminde ne zaman kapınıza gelsek sanayicimizle iş adamımızla ilgili ne istesek her daim destek oldunuz bizlere. Öncesinde de MÜSİAD'ın başkanı olduğunuz dönemlerde de bütün Anadolu sermayesini, iş dünyasını en çok da İnegöl olarak mobilyacı arkadaşlarımızı gerçekten dış dünyaya tanıtım anlamında ihracatın nasıl yapılacağını öğretmek anlamında, dışarıdaki fuarlara katılımları anlamında sizin liderliğinizde rol modelliğinizde çok önemli kazanımlar elde ettik. Dolayısıyla bugün de sizin emekleriniz, gayretlerinizin karşılığında, sizinle birlikte bu fuarda açıyor olmaktan açıkçası onur duyuyorum” diye konuştu.

“MOBİLYANIN BAŞKENTİ İNEGÖL, YALNIZCA BURSA'NIN DEĞİL, TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ ÜRETİM ÜSLERİNDEN BİRİDİR”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, “Üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve girişimci ruhunu temsil eden çok değerli bir fuar vesilesiyle bir aradayız. Mobilyanın başkenti İnegöl, yalnızca Bursa'nın değil, Türkiye'nin en önemli üretim üslerinden biridir. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl, bu unvanı fazlasıyla hak etmektedir. Bugün burada 200’e yakın üreticimizin ortaya koyduğu büyük emek ekonomimize güç katmakta, ihracatımızı büyütmekte ve istihdamımıza katkı sağlamaktadır. Değerli misafirler, bugün dünyada rekabet, artık sadece üretmekle değil, katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Bu yeni dönemde tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir” diye konuştu.

“MOBİLYANIN BAŞKENTİNDEYİZ”
Bursa Valisi Erol Ayyıldız, “Hemşehrilerim, 54.’sünü gerek yurt içinden, gerek yurt dışından gelen bütün konuklarımızla bir şekilde şu anda açılışı yapıyoruz. Yurt dışından ve ilimiz dışından gelen tüm değerli temsilcilere de hoş geldiniz diyor. Onları burada ağırlamaktan son derece mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Yani biraz önce söyledik, mobilyanın başkentindeyiz. Bundan önce de konuşmalarımda da söyledim. Aynı zamanda Mobilyada referans bir yerdir. Hani yani neresinde mobilya üretiminde sadece ve yine gün bu işi nasıl yapıyor, hem fikri, sanat hem de icrai sanat anlamında mutlaka kulak kabartılıyor. MODEF Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı 30 yıldan fazla bir süredir şehrimizin mobilya üretimi ve ihracatının itici gücü olmuştur. Bu köklü fuar her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirmektedir. Geçtiğimiz yıllarda ortalama 20 bin ziyaretçi ağırlayan fuar bu yılda da sektörün tüm dinamiklerini bir araya getiriyor 150 firma en yenilikçi ürün ve çözümleriyle fuarda yer alıyor” dedi.

“BURSA, TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAYI ALARAK BİRİNCİ SIRADA YER ALMIŞTIR”
Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkânları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın %28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının %1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir.
Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, “Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28.000 metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan’da 166, Ekim’de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır.
DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER VE BEKLENTİLER
“Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Hepimizin malumu Dünya ticareti; jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda %1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında %5,3 arttığı, 2026 yılında %4,8’e yavaşlayacağı ve 2027 yılında %5,1’e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının %1,4’e, küresel hizmet ticareti artışının ise %4,1’e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonominin 2025 yılında %3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin %2,9’a yavaşladıktan sonra 2027 yılında %3,0’a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir.”
TÜRKİYE EKONOMİSİ
“Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde %3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir.”
2026 OCAK-MART DÖNEMİ DIŞ TİCARET VERİLERİ
“Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (%3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre %4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.”
CARİ İŞLEMLER AÇIĞI VE DIŞ TİCARET DENGESİ
“Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında %3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek %1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle %1,9 gerçekleşerek tarihsel ortalamanın (2002-2024 ortalaması: %3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -%1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız %4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL’lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise %30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.”
İHRACATÇILARIMIZ İÇİN FİNANSMAN İMKANLARI
“Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun koşullarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir.”
FİNANSMAN İMKANLARI VE VERGİSEL KOLAYLIKLAR
“Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile yürüttüğümüz koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmeler hayata geçirilmektedir. Bu kapsamda; “net ihracatçı” uygulaması yerine “ihracatçı skoru”nun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, %25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına %20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir.”
MOBİLYA SEKTÖRÜNE YÖNELİK DESTEKLER
“Mobilya sektörümüz özelinde sağladığımız desteklerden de kısaca bahsetmek isterim. Mobilya sektöründe; TURQUALITY programı kapsamında 13 firmanın 18 markası, Marka programı kapsamında ise 4 firmanın 4 markası desteklenmektedir. (Halihazırda toplam 400 firmanın 435 markası destek kapsamında) Bu programlar kapsamındaki destek ödemelerinin 2025 yılı itibarıyla %5,61’i mobilya sektöründe faaliyet gösteren firmalara olmuştur. İlaveten, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Proje (UR-GE) desteğimiz tüm sektörlerimiz için büyük önem arz etmektedir. Bugüne kadar 740 UR-GE projesi destek kapsamına alınmış olup bu projelerden 70 adeti ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörüne yönelik olarak düzenlenmiştir. Hali hazırda ise aktif olarak yürütülen 191 UR-GE projesinin 19 adeti ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörüne yönelik faaliyetlerine devam etmektedir. Öte yandan, her bir sektörün ve hedef pazardaki ithalatçı ülkelerin kendine özgü dinamikleri dikkate alınarak, Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan Turquality® tanıtım projelerimizden biri, mobilya sektörüne yönelik “Heartmade Furniture” Turquality® Tanıtım Projesi’dir. Bu proje, sektörümüzün “kalbiyle ürettiği Türk mobilyasını dünyaya tanıtma” vizyonunu yansıtmaktadır. Dört ihracatçı birliğimizin koordinasyonunda yürütülen bu değerli proje sayesinde Türk mobilyası, dünya genelinde daha güçlü bir marka kimliği kazanmakta, ülkemizin ihracat potansiyeline ve marka değerine önemli katkılar sunmaktadır. Potansiyel pazar niteliğindeki ülkelere yönelik olarak ise, ihracatımızda artış sağlanması ve ihraç ürünlerimizin tanıtımı amacıyla, Ticaret Bakanlığımız koordinasyonunda genel ve sektörel ticaret heyetleri programları düzenlenmektedir. Bu heyet organizasyonlarımız mobilya sektörümüz için de oldukça önem arz etmektedir. 2025 yılında mobilya sektöründe toplam 14 sektörel ticaret heyeti ve alım heyeti gerçekleştirilmiştir. 2026 yılının henüz 3 ayı geride kalmışken, mobilya sektörüne yönelik olarak 3 sektörel alım heyeti gerçekleştirilmiştir. Yine bu anlayışla, 2025 yılında sektöre yönelik olarak 65 adet fuar bireysel katılımı desteklenen fuarlar kapsamına alınmış, 2026 yılında 68 fuar bireysel katılımı desteklenen fuarlar kapsamına alınmıştır. 2025 yılında sektöre yönelik olarak 11 adet yurtdışı fuar organizasyonu destek kapsamına alınmışken 2026 yılında ise halihazırda 9 adet yurtdışı fuar organizasyonu destek kapsamına alınmıştır. Yurtiçinde düzenlenen, uluslararası nitelikli sektörel yurtiçi fuarlarda ise sektöre yönelik 2025 yılında 3 adet, 2026 yılında ise 5 adet yurt içi fuar destek kapsamına alınmıştır. Bunların yanında, firmalarımızın yeşil dönüşüm sürecine hız kazandırmak ve Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde değişen çevresel standartlara en etkin şekilde uyum sağlamalarını temin etmek, ihracatımızın rekabet gücünü korumak amacıyla Responsible®/Sorumluluk Programı ile firmalarımızı destekliyoruz. Responsible Programı kapsamında halihazırda 148 firma yer almakta olup bu firmalarımızdan 8’i mobilya sektöründe iştigal etmektedir. Türkiye’nin mobilya sektöründeki gücünü daha da ileriye taşımayı, yenilikçi tasarım ve ürünleri uluslararası vitrine çıkarmayı hedefleyen bu önemli organizasyonun; sektörümüzün üretim kapasitesini, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacağına yürekten inanıyorum. Sözlerime son verirken, bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Sektör temsilcilerini bir araya getiren bugünkü gibi etkinliklerin, başta ihracatçılarımız olmak üzere ekonomimize ve ülkemize yararlı hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”
Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.






