Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden ortaya çıkan şap hastalığı, hayvancılık sektöründe hayvan sağlığını tehdit etmenin yanı sıra ciddi ekonomik zararlara da neden oldu. Hastalığın yayılmasını engellemek amacıyla Adana (Kozan), Amasya, Ardahan (Göle), Bayburt, Bursa (İnegöl), Denizli (Acıpayam), Erzurum (Oltu ve Palandöken), Hatay, Isparta, İzmir, Kars, Kastamonu (merkez dahil 12 ilçenin tamamı), Kütahya, Samsun, Tokat, Uşak ve Yozgat'ta canlı hayvan pazarlarının faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Bazı bölgelerde ise hayvan sevkiyatına yönelik giriş ve çıkış yasakları uygulamaya alındı. Alınan önlemler, canlı hayvan ticaretini sekteye uğratırken bölge ekonomilerini de olumsuz etkiledi. Bazı illerde pazarların iki aydan uzun süre kapalı kalması nedeniyle oluşan ekonomik kaybın milyarlarca liraya ulaştığı belirtildi.

Kayıp yalnızca yetiştiriciyle sınırlı değil

İl ve ilçelerde canlı hayvan pazarlarının kapatılması, yalnızca yetiştiricileri değil, celepleri, taşımacılık yapanları, yem tedarikçilerini ve bölgedeki esnafı da ekonomik açıdan zor durumda bıraktı. Hayvanlarını satışa çıkaramayan üreticiler, artan yem ve bakım maliyetleriyle mücadele ederken, hayvan ticaretine bağlı sektörlerde de ciddi bir durgunluk yaşandı. Yetkililer, köylülerin kış hazırlıklarını yaptığı ve canlı hayvan alım satımının yoğunlaştığı bu dönemde, şap hastalığı görülen bölgelerde ticari faaliyetlerin büyük ölçüde durma noktasına geldiğini belirtti. Ekonomik sıkıntılarla mücadele eden çiftçilerin, başta Tarım Kredi Kooperatifleri olmak üzere çeşitli finans kuruluşlarından kullandıkları kredilerin geri ödemelerinde güçlük yaşama riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Bacasız fabrikamıza kilit vuruldu

Büyükbaş alım-satım yapan Resul Topyaka, özellikle Kars ve Ardahan’da hayvan pazarlarının bölge ekonomisi açısından bacasız fabrika niteliğinde olduğunu söyledi. Kars’ta günlük 500 ila 1000 arasında büyükbaş baş hayvan alım-satımı yapıldığını vurgulayan Topyaka, “Pazarda 100 bin liraya da 250 bin liraya da hayvan var. Ortalama satış fiyatı 150 bin lira. Bu da günlük 75 milyon ila 150 milyon liralık ticaret demek. Pazarın kapanmasıyla bu ticaret durdu” diye konuştu. Kapanma kararının kredi geri ödemelerinin yoğunlaştığı döneme denk gelmesinin yetiştiricileri daha da zorladığını belirten Topyaka, “Hayvan satışından elde edilen gelir köylü için yalnızca bir kazanç değil. Günlük ihtiyaçlarını karşılanması ve banka borçlarını ödenmesi açısından da önemli, satış yapamayan üretici her geçen gün yeni bir giderle karşı karşıya kaldı. Üreticiler hayvanlarını ahırlarda beslemek zorunda kaldı. Bir hayvanın günlük yem ve bakım giderinin 150-200 lira civarında, aylık maliyeti ise yaklaşık 7 bin lira” dedi. Geçen yıl büyük kayıplara neden olan şap salgınının bu yıl alınan karantina önlemleri ile fazla hayvan kayıplarına yol açmadığını vurgulayan Topyaka, İl Tarım Müdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgilere göre, sevkiyatına izin verilirken 1 aydır kapalı olan canlı hayvan pazarının bir aksilik olmazsa yakın zamanda açılma olasılığı olduğunu sözlerine ekledi.

Kars’ta sevkiyat kısıtlaması kalktı

Kars’ta şap hastalığı nedeniyle 30 Eylül 2026 tarihinde tedbir amaçlı uygulamaya konulan il içi ve il dışı hayvan hareketleri kısıtlaması, önceki gün itibarıyla kaldırıldı. Kars Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, karantina süreci devam eden ve hastalığın görüldüğü bölgelerin uygulama dışında tutulacağı belirtildi. Öte yandan hayvan pazarları, canlı hayvan borsaları ve hayvan toplama-satış merkezleri şimdilik kapalı kalmaya devam edecek. Bu alanların yeniden açılması, yapılacak değerlendirmeler ve gerekli şartların uygun bulunmasının ardından kararlaştırılacak. Hayvan sağlığının korunması ve yetiştiricilerin faaliyetlerini güvenli şekilde sürdürebilmesi amacıyla tedbirlerin uygulanmasına devam edilecek.

Farklı serotipler hastalığın yeniden görülmesine neden olabiliyor

Veteriner Hekim Bilal Sarı şap hastalığının farklı serotiplerinin bulunduğuna dikkat çekerek, hastalığı geçiren hayvanların her zaman bulaştırıcılık riskini tamamen ortadan kaldırmadığını söyledi. Farklı bölgelerden gelen hayvanların aynı ortamda buluşmasının hastalığın yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceğini belirten Sarı, özellikle yaylalarda bulunan hayvanların aşılama dönemlerini kaçırmış olabileceğine işaret etti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın şap hastalığıyla mücadele kapsamında yılda iki veya üç kez aşılama yaptığını ve aşıların üreticiye ücretsiz uygulandığını kaydeden Sarı, aşılama çalışmalarının hastalığın kontrol altına alınmasında önem taşıdığını vurguladı.

Şap hastalığının tedavisinde her zaman yüksek maliyetli yöntemlere ihtiyaç duyulmadığını belirten Sarı, ağızda oluşan yaraların temizlenmesi ve ateş düşürücü ilaçların kullanılmasıyla destekleyici tedavi sağlanabildiğini aktardı. Salgın sürecinde çok sayıda hayvanın tedavisini gerçekleştirdiğini söyleyen Sarı, yetiştiricileri hastalık üzerinden haksız kazanç sağlamaya yönelik girişimlere karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Kaynak: EKONOMİM