Halk arasında çoğu zaman fıtık ya da yaşlılığa bağlanan inatçı bel ve kemik ağrıları, aslında Multipl Miyelom gibi sinsi bir kan kanserinin belirtisi olabilir. Türk Hematoloji Derneği Başkanı Özgür Mehtap, özellikle 60 yaş üzerindekileri etkileyen bu hastalığın, günlük şikâyetlerle karıştığı için geç teşhis edildiğini vurguluyor.
İnsanların yaklaşık yüzde 80’i hayatlarının bir döneminde bel ağrısı sıkıntısı yaşıyor. Özellikle 35-55 yaş grubunda sık görülmekle birlikte, yaşlanmayla birlikte görülme sıklığı artıyor ve 80-85 yaş aralığında en yüksek seviyeye ulaşıyor.
“Çoklu kemik iliği tümörü” anlamına gelen multipl miyelom, bağışıklık sistemimizin yapı taşı olan plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Özgür Mehtap, hastalığı şu sözlerle tanımladı: Bu hücreler normalde bizi hastalıklara karşı koruyan antikorları üretir. Ancak kanserleştiklerinde kemik iliğini istila ederek sağlıklı kan üretimini engeller, kemikleri âdeta içeriden kemirerek kırılgan hâle getirir ve böbreklere zarar veren hatalı proteinler salgılar.
2040 PROJEKSİYONU KORKUTUYOR
Dünya genelinde yaşlanan nüfusla birlikte multipl miyelom vakalarında ciddi bir artış bekleniyor. Modern tıbbın kalp hastalıkları gibi diğer ölümcül hastalıkları kontrol altına almasıyla insanların daha çok yaşlandığını, bunun da yaşlılık kanseri olan miyelomun görülme sıklığını artırdığını belirten Prof. Dr. Özgür Mehtap, “2040 yılına gelindiğinde dünya genelinde vaka sayısının yüzde 70 ila yüzde 73 oranında artması öngörülüyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 2 bin 500 ile 2 bin 700 arasında yeni vaka teşhis ediliyor” diyerek tablonun ciddiyetini vurguladı.
GENETİK Mİ, ÇEVRESEL FAKTÖRLER Mİ?
Hastalığın sebepleri tam olarak bilinmese de bazı risk grupları öne çıkıyor. Genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel maruz kalmaların altını çizen Türk Hematoloji Derneği Araştırma Sekreteri Prof. Dr. Emre Eşkazan da, “Belirgin bir ‘tek neden’ sayamasak da; petrol işçilerinde, kimyasallarla uğraşanlarda ve özellikle tarım ilaçlarına (pestisit) maruz kalan çiftçilerde bu hastalığın daha sık görüldüğü bilimsel bir gerçek. Ayrıca obezite ve radyasyona maruz kalma da riski artıran faktörler arasında yer alıyor” dedi.
YILLARCA FITIK SANILABİLİYOR
Hastalığın en büyük tuzağı, belirtilerinin çok yaygın şikâyetlerle benzerlik göstermesi. Hastaların yaklaşık yüzde 75’inde görülen sırt ve bel ağrıları; sıklıkla fizik tedavi, ortopedi veya beyin cerrahisi polikliniklerinde “bel fıtığı” teşhisiyle vakit kaybedilmesine sebep olabiliyor. Belirtilerle ilgili olarak hekimlerin de eski yıllara oranla daha dikkatli olduğunu belirten Prof. Dr. Mehtap, “Gece uyandıran, ağrı kesiciye cevap vermeyen kemik ağrıları, sebebi açıklanamayan kansızlık ve hâlsizlik durumunda mutlaka bir hematoloji uzmanına danışılmalıdır. Erken teşhis, organ hasarlarını durdurmak için hayati önem taşır,” uyarısında bulundu.





