Saniyenin katrilyonda biri hızında atımlar yapan femtosaniye lazerler kullanan sistem, verileri camın iç katmanlarına “voxel” olarak adlandırılan üç boyutlu piksel noktaları şeklinde işliyor. Bu yöntem, bilgileri manyetik bant ya da sabit disk gibi geleneksel depolama araçlarına kıyasla çok daha uzun süre güvenli biçimde saklama potansiyeli sunuyor.
Lazer darbeleriyle atomik hassasiyet
Silica teknolojisi, camın moleküler yapısını dönüştürmek amacıyla son derece kısa süreli lazer atımları kullanıyor. Bu atımlar öylesine hızlı ki, on femtosaniyenin bir dakikaya oranı, bir dakikanın evrenin yaşına oranıyla kıyaslanabilecek düzeyde. Nobel Fizik Ödülü’ne de konu olan bu lazer yöntemi, ışığın atom ve moleküller içindeki elektron hareketlerini izleyebilecek kadar hassas biçimde odaklanmasına imkan tanıyor. Lazer ışınları camın içine yönlendirildiğinde, bir metrenin milyonda birinden bile küçük hacimlerde yapısal değişimler oluşturuyor. Böylece camın saydamlığı korunurken, iç katmanlarına son derece büyük miktarda veri depolanabiliyor.
Verimlilik ve dayanıklılık bir arada
Araştırma ekibi, Silica projesi kapsamında verinin kodlanması, yazılması, okunması ve hata düzeltme süreçlerini kapsayan tam teşekküllü bir teknolojik platform sundu. İki farklı yazım yöntemi üzerinde çalışan ekip, mikroskobik patlamalarla milimetreküp başına 1,59 gigabit gibi yüksek yoğunlukta veri depolamayı başardı. Hız odaklı ikinci yöntemde ise camın kırılma indisinde küçük değişiklikler yapılacak. Bu yöntemle saniyede 65,9 megabit veri yazılabilecek ve lazer ışını sayısı artırılarak bu hızın daha da yükseltilmesi mümkün olacak.
Depolamanın geleceği camda
On yıllar süren araştırmaların sonucunda sanayiye uygun hale getirilen ultra hızlı lazerler, veri merkezlerindeki enerji verimliliği ve dayanıklılık sorununa çözüm sunacak. Geleneksel arşivleme ortamlarının aksine cam depolama birimleri; ısıya, neme ve manyetik alanlara karşı direnciyle geleceğin kütüphanesi olarak nitelendirilecek.





