Türkiye’nin gündeminde yer alan Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde yargı süreci kritik bir aşamaya ulaştı. Soruşturmada incelenen İzzet Yıldızhan’ın ifadeleri ile dosyadaki teknik bulgular arasında ciddi çelişkiler olduğu belirlendi.

69C2894B490Fb505

AİLEVİ BAĞLAR VE "KİRVELİK" SAVUNMASI

Yıldızhan, savcılık sorgusu sırasında katil zanlısı Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ailesiyle olan köklü ilişkisine dikkat çekerek savunmasına başladı. Zanlının babası olan ünlü iş insanı Bilal Kadayıfçıoğlu ile hemşehri olduklarını belirten sanatçı, aralarındaki samimiyetin boyutunu anlatırken, "Çocuklarımın kirvesi, köylüm." ifadesini kullandı.

TELEFON TRAFİĞİ VE "YARDIM ETMEDİM" İDDİASI

Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre, dosyada yer alan kayıtlarda cinayet sonrası gerçekleşen yoğun telefon trafiği sorgunun merkezinde yer aldı. Görüşmeleri reddetmeyen ancak içeriğinin suç teşkil etmediğini savunan Yıldızhan, "Ben de kendisine aynı yönde telkinlerde bulundum. Kimseyi saklamadım ve kaçmasına yardım etmedim. Türkiye'ye mal olmuş bir sanatçıyım. Topluma örnek bir insanım. Burada bulunmak beni üzüyor. Suçlamaları kabul etmiyorum. Olayda ölen çocuğa da çok çok üzüldüm. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı." diyerek hakkındaki iddiaları geri çevirdi.

ANKARA-İSTANBUL HATTINDA HAREKETLİ SAATLER

Savcılık bulgularına göre İzzet Yıldızhan, cinayet haberinin ardından Ankara’dan İstanbul’a geçti. Ancak bu süreçteki hareketlerinin, elde edilen resmi verilerle örtüşmediği belirtildi. Sevk yazısında, Yıldızhan’ın şüphelinin kaçırıldığı sırada ilgili kişilerle birden fazla görüntülü görüşme yaptığına dikkat çekildi.

'HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI' TELEFON GÖRÜŞMESİ

Soruşturma dosyasındaki en kritik noktalardan birini, yaklaşık 8 dakika süren kesintisiz bir WhatsApp görüşmesi oluşturuyor. Savcılık, böylesine kaotik ve suç şüphesinin yüksek olduğu bir zaman diliminde yapılan bu uzun görüşmenin "hal hatır sorma" olarak nitelendirilmesini inandırıcı bulmadı. İlgili yazıda, bu durumun "hayatın olağan akışına aykırı" olduğu vurgulanarak görüşmenin içeriğine dair şüpheler ağır bastı.

Adli makamlar, Yıldızhan’ın sadece telefon görüşmeleriyle değil, sahip olduğu imkanlarla da sürece dahil olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Özellikle sanatçıya ait otellerin varlığı ve sahip olduğu geniş sosyal çevre, şüphelinin gizlenmesi veya kaçırılması noktasında stratejik bir avantaj olarak değerlendirildi. Bu nüfuzun, suçun işleniş biçimine yardımcı olup olmadığı titizlikle inceleniyor.

66Db5B08 3Ri2I6Q8Vh151Qrgbpum9H

"HABER VAR MI?' DİYE SORDUM"

Görüşme kayıtlarına dair ek savunma yapan Yıldızhan, zanlının amcası Metin Kadayıfçıoğlu ile olan diyaloğunu şu sözlerle aktardı:

"Metin Kadayıfçıoğlu bana Alaattin’in bir kavgaya karıştığını söyledi. Ben de, 'İnşallah önemli bir şey yoktur' dedim. Daha sonra olayın ne olduğunu öğrenmek için birkaç kez Metin’i aradım. Sonrasında Metin’e, Whatsapp ya da SMS atarak 'Alaattin’den haber var mı?' diye sordum”.

Türkücü İzzet Yıldızhan, yukarıdaki bu mesajların tamamen merak ve dostane kaygılarla atıldığını öne sürdü.

DELİLLERİ SAPTIRMAYA ÇALIŞIYOR

Savcılık makamı, elde edilen tüm bu veriler ışığında İzzet Yıldızhan’ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığı ve delilleri saptırmaya çalıştığı kanaatine vardı. Yıldızhan’ın, firari zanlının kaçırılmasına yönelik kurulan organizasyonun kilit bir halkası olduğu belirtilerek tutuklanması talep edildi. Çıkarıldığı mahkemece bu gerekçeler yerinde bulunarak ünlü sanatçının tutuklanmasına karar verildi.

Kaynak: Haber Türk