Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de ortadan kayboldu. Yıllardır kendisinden haber alınamayan Doku’nun dosyasında, 2026’da yürütülen soruşturmayla birlikte yeni gelişmeler yaşandı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra eşi Handan Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis Gökhan Ertok ve bazı kamu görevlilerinin de bulunduğu 28 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında mahkemeye gönderilen sevk yazısı da ortaya çıktı. Sabah'ta yer alan habere göre, başsavcılığın yazısında Doku'nun kaybolmasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı.

"BASİT BİR KAYIP VAKASI DEĞİL"

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Nisan 2026'da başlatılan soruşturma kapsamında yapılan ifade analizleri, siber, teknik, dijital, finansal ve saha araştırmaları ile daha önce elde edilen bilgi, belge ve delillerin birlikte değerlendirildiğini belirtti.

Sevk yazısında, yürütülen incelemeler sonucunda olayın sıradan bir kayıp vakasının ötesinde olduğuna dair değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Yazıda ayrıca, olayın organize bir yapı çerçevesinde gerçekleştirilmiş olabileceği belirtildi.

Başsavcılık tarafından gönderilen sevk yazısında şu iddialar yer aldı:

"Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 17.04.2026 tarihinde başlatılan soruşturma kapsamında icra edilen derinlemesine ifade analizleri, siber, teknik, dijital, finansal ve saha araştırmaları; gerek Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı' nda gerekse iş bu soruşturma dosyasında bugüne kadar temin edilen tüm bilgi, bulgu, belge ve diğer delillerin bütüncül analiziyle birleştiğinde, olayın basit bir kayıp vaka şüphesinden öte olduğu sonucunu doğurmuştur.

Dönemin Tunceli Valisi ve dosya şüphelimiz Tuncay Sonel'in koordinesinde üst düzey mülki ve emniyet idarecilerinin, yerel bürokratik unsurlar ve kamu görevlileriyle birlikte; kamu gücünü, resmi himaye zırhlarını ve bürokratik nüfuzlarını kullanmak suretiyle adli, dijital ve tıbbi sistemlere müdahale ettiği; tüm bu bulgular ışığında olayın birçok suç fiilini barındıran organize bir yapı içerisinde işlendiği hususunda, soruşturma verileri ve maddi delillerle desteklenen güçlü bir kanaat oluşmuştur.

Bu kapsamda Şüpheli Tuncay Sonel' in, şüpheli Gökhan Ertok'a yönelik mesajlaşma ve talimat içerikleri incelendiğinde; hukuka ve kanuna mutlak aykırılık teşkil eden, kamu gücünü araç kılan karanlık bir ilişki ağı kurdukları değerlendirilmiştir.

Yukarıda anlatılan hususlar muvacehesinde, şüpheliler Gökhan Ertok ve Şükrü Eroğlu'nun, yasal mevzuatın ve kamu görevinin sınırlarını tamamen aşarak, adeta şüpheli Tuncay Sonel'in şahsi ve illegal amaçlarına hizmet eden, kamu hiyerarşisi dışında müstakil bir yapı gibi hareket ettikleri, bu karanlık ilişki ağında beraber hareket etmek ve de fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle müşterek fail olarak yer aldıkları hukuki ve vicdani kanaatine varılmıştır."

Kaynak: SABAH GAZETESİ