İmalat sanayinde faaliyet gösteren firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve nakit akışlarını güçlendirmek amacıyla hazırlanan “İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı” için imzalar atıldı. Program kapsamında imalat sektörüne toplam 151 milyar TL finansman sağlanacak; bunun 51 milyar TL’si İşsizlik Fonu’ndan, 100 milyar TL’si ise anlaşma imzalayan 15 banka aracılığıyla kullandırılacak. İşsizlik Fonu’ndan sağlanacak 51 milyar TL, özellikle tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam kapasitesi yüksek sektörlere aktarılacak. Bankalardan sağlanacak 100 milyar TL’lik kaynak paketinden ise KOBİ’ler ve büyük ölçekli firmalar, bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı şekilde yararlanacak.
Başvurular 2 Mart'ta yapılacak
KOBİ’ler, 2025 yılı Kasım-Aralık dönemi ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdünde bulunduklarında, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyeti yüzde 23’e kadar düşmüş olacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, imza töreninde yaptığı konuşmada “Tüm imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için, bankalarımızla birlikte hazırladığımız 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimiz ve büyük ölçekli firmalarımız; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ayı anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, uygun koşullarda ulaşabilecek. Finansman maliyeti yüzde 33 olacak” dedi.
Finansman programı kapsamında KOBİ’lere kefalet desteği de sunacaklarını açıklayan Kacır, “Yine finansman programındaki önemli bir destek unsurumuz da, doğrudan 3 bin 500 lira maaş desteğinden yararlanamayan sektörlerimizdeki firmalara yönelik olacak. Emek yoğun dört sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB olarak biz karşılayacağız. Böylelikle yıllık finansman maliyeti yüzde 23’e kadar düşmüş olacak” şeklinde konuştu. Kacır, finansman programına işletmelerin 2 Mart’tan itibaren başvurabileceğini de belirtti.

“2025’te 1.5 trilyon liralık yatırımın ve 157 bin istihdamın önünü açtık"
Kacır, 2025 yılında 7 bin 354 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini hatırlatarak 1 trilyon 502 milyar lira yatırımın ve 157 bin istihdamın önünü açtıklarını söyledi. Kacır, “Devreye aldığımız yeni teşvik sistemimizle; Milli Teknoloji Hamlemizi ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak projelere sunduğumuz finansman desteğinin üst sınırını Merkez Bankası politika faizinin 4/10’üne ve bu yıl itibarıyla da 301 milyon liraya yükselttik. Teknoloji Hamlesi, Yerel Kalkınma Hamlesi ve Stratejik Hamle programlarıyla teşvik sistemimizi daha selektif ve odaklı hale getirdik. 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirdiğimiz HIT-30 programı ve proje bazlı teşviklerle Türkiye’ye kritik teknoloji yatırımları kazandırıyoruz” şeklinde konuştu. Bakan Kacır sözlerine şöyle devam etti:
“Ölçek büyütme yatırımlarının önünü açan Kapasite Geliştirme Destek Programı ile 2 bin 440 işletmemizin 38,4 milyar liralık yatırım projesine 20 puan destekle finansman sağladık. KOBİ’lerimizin küresel pazarlarda daha rekabetçi bir konuma yükselmesini hedefleyen Küresel Rekabetçilik Destek Programıyla; 38 işletmemizin 1,5 milyar liralık yatırım projesine destek verdik.”
"Marmara’nın yükü hafifleyecek"
Küreselleşme ve serbest ticaret döneminin kapanmaya başladığına dikkat çeken Bakan Kacır, üretim kabiliyetleri, teknolojik öz yeterlilik, bölgesel ve ikili iş birliklerinin önem kazandığını söyledi. Kacır, “Biz bu tektonik değişim dönemine son 23 yılda elde ettiğimiz kazanımlar sayesinde güçlü bir sanayi altyapısıyla adım attık. Bu dönemden de kazançlı çıkan ülkeler arasında olmak için gerekli adımları tereddütsüz atacağız. Sanayi altyapılarımızı, OSB, endüstri bölgelerimizi geliştireceğiz. Lojistik bağlantılarımızı güçlendirecek, Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile oluşacak fırsatları etkin şekilde değerlendireceğiz. Anadolu şehirlerimizde sanayileşmeyi hızlandırarak, Marmara’nın yükünü hafifleteceğiz” şeklinde konuştu.
“Hedef 1.1 milyon istihdamı korumak”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, İmalat sektörünün ekonominin, istihdamın ve milli kalkınmanın en güçlü teminatlarından birisi olduğunu söyledi. Işıkhan, “İstihdam üreten Türkiye, daha bağımsız bir Türkiye’dir. Bu nedenle özellikle emek yoğun üretim yapan, imalat yapan, işletmelerimizi desteklemek, onların ayakta kalmasını sağlamak ve istihdamlarını korumak bizim için ekonomik zorunluluktur” dedi.
Toplamda 15 kalemde teşvik uygulamasına devam etiklerine vurgu yapan Işıkhan, “2004 yılından bugüne kadar toplam; 1 trilyon 382 milyar lira teşvik ödemesi gerçekleştirdik. En fazla kullanılan, kamuoyunda 5 puan teşviki olarak bilinen prim teşvikinde de, bugüne kadar toplam 806 milyar liranın üzerinde destek sağladık. Ayrıca bu sene, 5 puanlık teşvik, bildiğiniz gibi 2 puan olarak düzenlendi. Ancak bu azalıştan biz; imalat sektörünü istisna tuttuk” şeklinde konuştu.
221 bin iş yerini ilgilendiriyor
Bu destekler sayesinde milyonlarca vatandaşın işini koruduğunu, yüz binlerce işletmenin üretime devam ettiğini vurgulayan Bakan Işıkhan şunları söyledi: “İmzaladığımız program da üreticilerimiz için bir başka güvence programıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji son derece önemli bir program olan, ‘İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı’ ile İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yaklaşık 51 milyar liralık bir kaynağı doğrudan imalat sektörümüzün hizmetine sunuyoruz. Programımızda iki temel yaklaşımı benimsiyoruz: Programın ilk ayağını; emek yoğun sektörlere nakdi destek oluşturmaktadır. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam kapasitesi yüksek sektörlerimizde; istihdamını koruyan her bir işverenimize, çalışan başına aylık 3 bin 500 lira nakdi destek sağlıyoruz. Bu desteği, işverenlerimizin kamu borçlarından mahsup ederek doğrudan bir nefes borusu haline getiriyoruz. Programın ikinci ayağını ise 3 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak olan; KOBİ’lerimize Finansman Kalkanı oluşturmaktadır. Öncelikli sektörler dışında yer alan, imalat sektörlerindeki KOBÏ’lerimiz için de finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. 221 binden fazla işyerimizi ilgilendiren bu adımda; azami 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli bir krediyi işletmelerimize sunuyoruz. Bu programla toplamda 1 milyon 100 bin istihdamı korumayı hedefliyoruz.”
“Emek yoğun sektörler 4, 5 ve 6. bölgeye taşınmalı"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır, emek yoğun sektörlerde istihdamı korumaya dönük adımlarla birlikte arzulananın bu sektörlerin ülke içinde makul bir hızla yer değiştirmesini sağlamak olduğunu söyledi. Kacır, “Teşvik sistemimizde gerçekleştirdiğimiz düzenlemeyle 1. Bölgeden 4,5,6. bölge illerine taşınan yatırımlara istihdam teşviklerinden yararlanma imkanı getirdik. 6. bölge destekleri sunduğumuz 24 ilde SGK primleri işveren paylarını 14 yıl, işçi paylarını 10 yıl Bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Sanayi Alanları Master Planımız ile de müteşebbislerimize Anadolu’da; modern altyapıya ve güçlü lojistik bağlantılara sahip, güvenli yatırım alanları oluşturuyoruz” dedi.
"Markalaşma yetkinlikleri gelişmeli”
Emek yoğun sektörler açısından bir diğer stratejik önceliklerinin Ar-Ge, tasarım ve markalaşma yetkinliklerini geliştirerek katma değer üretme kapasitesini artırmak olduğunu ifade eden Kacır sözlerini şöyle sürdürdü: “Halihazırda tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteren toplam 90 Ar-Ge Merkezi ve 74 Tasarım Merkezinde; yenilikçi üretim anlayışını derinleştiren, tasarım yetkinliğini ileri taşıyan ve markalaşma kabiliyetini tahkim eden çalışmalar yürütülüyor. Avrupa Birliği Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında; tekstil ve hazır giyim sektöründe katma değerli üretim kapasitesini artıran 21,5 milyon euro büyüklüğündeki üç projeyi hayata geçirdik.”
Sanayi üretim endeksini pandemi öncesi dönemle kıyaslayan Bakan Kacır, “Sanayi üretim endeksi Almanya’da yüzde 12.5; İtalya’da yüzde 5.8; Fransa’da yüzde 3.3 daha düşük seviyede. Türkiye ise sanayi üretimini aynı dönemde yüzde 31.5 artırdı" değerlendirmesinde bulundu.





