Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP’nin başına geçmesinin ardından partide çift başlı bir yapı oluştu. Kılıçdaroğlu ile Ankara Bölge Asliye Mahkemesi kararıyla görevden uzaklaştırılan Genel Başkan Özgür Özel arasındaki ayrışmanın en net şekilde görüleceği gün ise 30 Mayıs Cumartesi olacak.

Kılıçdaroğlu yarın Genel Merkez’de partililerle ilk kez buluşacak. Destekçilerine bayramlaşma çağrısı yapan Kılıçdaroğlu’nun, mahkeme süreci ve bundan sonraki yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulunması bekleniyor. Parti çalışmalarını bundan sonra TBMM’de sürdüreceğini duyuran Özgür Özel ise aynı saatlerde Ankara Güvenpark’taki CHP Ankara İl Başkanlığı önünde destekçileriyle bir araya gelecek. Özel’in de burada bir konuşma yapması bekleniyor.

Kritik soru: Kurultay ne zaman yapılacak?

DW Türkçe'den Kıvanç El'in derlediği habere göre CHP içindeki en kritik tartışma ise bir kurultayın ne zaman ve nasıl düzenleneceği konusu.

İki taraf arasında olası kurultayın takvimine ilişkin ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Özgür Özel ve ekibi kurultayın en kısa sürede yapılmasını isterken, Kılıçdaroğlu ve destekçileri ise sürecin en uygun zamanda işletilmesi gerektiğini savunuyor. CHP tüzüğünde kurultay için genel başkanın çağrısı, Parti Meclisi kararı ya da delegelerin beşte birinin imzası gibi yollar bulunuyor. Ancak mutlak butlan kararının tedbirli olması, bu seçeneklerin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda belirsizlik yaratıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu tarafı ne diyor?

Kılıçdaroğlu, "Kurultay yapacağız, tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır sorun yok. Hukukçu arkadaşlar bize 'tedbir kararı kalktıktan sonra kurultayı yapabilirsiniz' dediler" diyor. Tedbir kararının da Özel kanadının butlana karşı yaptığı itirazın Yargıtay tarafından değerlendirilmesi sonrası kalkması bekleniyor.

DW Türkçe, Kılıçdaroğlu ile dün bir görüşme gerçekleştiren CHP eski Genel Sekreteri ve Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden Gürsel Tekin'e kurultay tartışmasını sordu.

Kurultayın 40-45 günde mümkün olmadığını söyleyen Tekin, "Neden mümkün değil?" sorusunu, "Mevcut delegasyonumuz birçok ilde mahkemelik durumda. İstanbul gibi bir ilde delegeler üzerinde tedbir var. 100'ün üstünde delege soruşturma dosyası var. Bu tabloda yeni kurultay yapmanız mümkün değil. Yapamazsınız" yanıtını verdi.

Kurultayın 5-6 ay içerisinde yapılabileceğini savunan Tekin, "Kongre yaptıktan sonra ne butlan tartışması kalır ne İstanbul tartışması kalır. Aksi halde hemen yapılırsa tartışılır" diye konuştu.

Gürsel Tekin: Özel-Kılıçdaroğlu görüşmeliydi

İstanbul İl Başkanlığına atandıktan sonra kısa sürede kongre kararı alınmasının beklendiğini ancak alınmadığını hatırlattığımız Gürsel Tekin, "İstanbul'da da hemen yapılacaktı ancak 9 ay geçti adım atılmadı. Neden süreç uzadı?" sorusu üzerine, "bu konuda yanlış bilinen bazı konular olduğu, ortada üç tane yazı olduğu" yanıtını verdi.

Tekin, "Biz çağrı heyeti olarak gelmeden önce kimlerin çağrı heyeti olması gerektiği Genel Merkez'e yazılmış. Canan hanım dönemindeki yönetim istenmiş, maalesef yazıya yanıt verilmemiş. Niçin ve neden gönderilmedi meraktayım. Yanıt verilse biz zaten gelmiyorduk. Mahkeme seçim kuruluna yazı yazmış eski yöneticileri sormuş onlar da arşivimizde yok demiş. Son olarak davayı açanlara yazı yazılmış. Bize tarafsız isimleri bildirin demiş mahkeme. Çağrı heyeti olarak görevimizi 45 gün sonra seçim yaparak bitirecektik. Görüşemedik. Neden görüşmediler? Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu'nu bir araya getirecektim ve belki de bugün Ankara'da ortaya çıkan sorunlar da o zamandan çözülmüş olacaktı" değerlendirmesi yaptı.

Özgür Özel cephesinin görüşü ne?

Özgür Özel, kurultayın 45 gün içerisinde toplanması çağrısını yapıyor. Birçok parti kurmayı ve belediye başkanı da bunu destekleyen açıklamalar yaptı. DW Türkçe, CHP'de hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı iken mahkeme kararıyla görevi sonlanan Gül Çiftçi'ye bu tartışmaları sordu.

Tedbir varken kurultay yapılması önünde hukuken hiçbir engel olmadığını savunan Çiftçi, "Önemli olan siyasi niyet, hukuken hiçbir sorun yok" diyor.

"Mutlak butlan ile mutlak sultan ittifakının hedefinin ne olduğunu gördük. Amaçları; delege iradesinden kaçmak, seçilmiş yönetimi mahkeme kararıyla devre dışı bırakmak" ifadesini kullanan Gül Çiftçi, Kılıçdaroğlu'nun alacağı bir kararla ya da Parti Meclisi'nden alınacak bir kararla kurultayın 45 gün içerisinde toplanabileceğine vurgu yaptı.

"100 kadar delege hakkında tedbir var ve bu nedenle kurultay sakat olur deniyor, bu konuda ne dersiniz?" sorusuna da Çiftçi şu yanıtı verdi:

"4-5 Kasım'daki 38'inci Olağan Kurultay günü öncesine dönersek bin 400 delegemiz var. Kaldı ki bu bin 400 delege onların yönetimde olduğu dönemde belirlendi. 100-150 kadar delegede tedbir var deniyorsa bu delegeler, hakkında mahkeme kararı olan veya yargılama olan delegeler listeden düşer geriye kalan bin 200-bin 300 delege ile kurultay yapılır. 100-150 kişi var diyerek siz diğer bin 200 delegenin hepsini nasıl sakat olarak gösterir ya da suçlu ilan edersiniz. Bu her şeyden önce partililere saygısızlık. Hepsini neden suçluyorsunuz? Buyurun kalan bin 200 delege ile seçim yapın. Hemen 45 gün içinde toplayın."

"Bahaneler geçersiz" diyen Çiftçi, "Cumhuriyet Halk Partisi'ni mahkeme koridorlarında bekleterek yönetmek istiyorlar. Seçilmiş kurulları tedbir kararlarıyla devre dışı bırakıp sonra da örgütün iradesinden kaçıyorlar. Delegelerin de üyelerin de kendilerini desteklemeyeceğini bilerek yargı kararları arkasına sığınıyorlar" yorumunu yaptı.

Özel: Mazbatam iptal edilmedi, ben genel başkanım

Bu arada Özel dün İzmir'de yaptığı açıklamayla sürece dair yeni bir tartışma da başlattı. "Butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor. YSK da mazbatayı iptal etmiyor" diyen Özel, şöyle konuştu: "Ben seçilmiş genel başkanım. Ancak butlan kararıyla bir tedbir uygulanıyor. Ama o tedbir kararı benim ne milletvekilliğimi elimden alıyor ne de genel başkanlığımı. Sadece genel başkanlıkla ilgili bazı yetkileri mahkeme kararı kesinleşene kadar kullanamayacağım yönünde hukuksuz bir karar var."

CHP baraj altında kalır mı?

CHP'deki bir tartışma da "partinin baraj altı kalıp kalmayacağına" dair. Özgür Özel cephesinde, Kemal Kılıçdaroğlu ile seçime gidilmesi halinde CHP'nin yüzde 7 olan ülke seçim barajını aşamayacağı görüşü var. Bu nedenle bir an önce seçime gidilerek parti yönetiminin belirlenmesi isteniyor.

DW Türkçe bu soruyu Gürsel Tekin'e sordu "İlk günden bu yana sokaktayım. Çok büyük ilgi var, ilgiden dolayı teşekkür de ediyorum. Biz hiçbir yanlış yapmadık" yanıtını verdi.

Özgür Özel şimdilik yeni bir parti kurulmayacağını açıklasa da Kılıçdaroğlu'nun görevi bırakmaması ve seçimlere CHP'yi kendisinin götürme girişimi halinde parti kurmanın tek seçenek olduğu değerlendiriliyor.

Ancak Özel'e yakın kurmaylar, "Bu parti CHP karşıtı bir parti olmaz, CHP'yi de AKP'den kurtaracak bir parti girişimi olur. Elbet CHP'ye geri döneceğiz. Ancak vurguluyorum asla bir parti kurma niyetimiz yok. Amaç partinin bir an önce kurultaya götürülmesidir" değerlendirmesi yapıyor.

Kaynak: DW Türkçe