Gaziantep'te yaşayan 5 çocuk babası 66 yaşındaki Hüseyin Amiklioğlu, okula gitmediği için babasının yönlendirmesiyle evlerinin yakınındaki bir kalaycı ustasının yanında çırak olarak işe başladı. Çıraklık ve kalfalık sürecinden sonra askere giden Amiklioğlu, askerlik görevini yaptıktan sonra ustasının da desteğiyle kendi iş yerini açtı. Tarihi Gaziantep Kalesi'nin yanındaki atölyesinde yıllarca mesleği öğrendiği ustasına komşu olarak mesleğini sürdüren Amiklioğlu, ilerleyen yaşına rağmen ömrünü verdiği mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

Bakır kalaylama mesleğinin son temsilcilerinden olan Amiklioğlu, gelişen teknolojiye bağlı olarak unutulmaya yüz tutmuş mesleğini gelecek kuşaklara aktaracak çırak bulamıyor. Bir dönemin en gözde mesleklerinden biri olan kalaycılık mesleğinde ustaların şimdilerde çalıştıracak çırak bile bulamadıklarını belirten Amiklioğlu, kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Mesleği öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi olan Amiklioğlu, mesleğinin devam etmesi için bakır kalaylamayı gençlere öğretmek istediğini, ancak çok sevdiği mesleğini öğretecek ve yetiştirecek eleman bulamadığını belirtti.
10 yaşından beri bu meslek sayesinde ekmek parası kazandığını belirten Amiklioğlu, "10 yaşındayken mesleğe başladım. Ömer ustam vardı, askere gidene kadar ustamın yanında çalıştım. Biz ilk önce kap yıkarız. Ondan sonra ocakta kalay yaparız. Askerden geldikten sonra ustam bana dükkan açtı ve bana çok yardımcı oldu. Yaşım 65 oldu. Halen çalışıyorum. Eski ustalarımız bana dükkanının karşısında iş yeri açtı. İşim olmazsa bana iş verirdi. Ustam bizi bu meslekte bayağı geliştirdi. Allah razı olsun, ustam babam gibi kıymetliydi. Askere gidene kadar ustamın yanında çalıştım" dedi.

Mesleğini severek yaptığını belirten Amiklioğlu, "5 çocuğumu bu meslek sayesinde büyüttüm. Hepsini de okuttum. Eskiden mesleğimiz çok iyiydi. Şu anda da 5-6 seneden beri iyi, mesleğimiz çok güzel ve kolay bir meslek. Ben 55 seneden beri bu mesleğin içindeyim. Çevremdeki herkes bakır kullanıyor. Bu meslekte eleman yok, yetişmiyor. Çünkü ‘bu meslek kirli ve zor' diyorlar. Meslek öğrenen yoktur. Eski dönemlerde biz 360 kişiydik. Şu anda 8 kişi kaldık. 1-2 arkadaşım çocuğunu yetiştirdi. Başka da kimse yetişmiyor" ifadelerini kullandı.
Yiyecek ve içecekler için kullanılan bakır eşyaların sağlıklı olduğunu da sözlerine ekleyen Amiklioğlu, herkese bakır eşya kullanımını tavsiye etti.





