Kurumun açıklamasında, 2 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan ilke kararının ardından farklı sektörlerde faaliyet gösteren veri sorumlularından çeşitli görüş taleplerinin iletildiği belirtildi.

Duyuruda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında biyometrik verilerin özel nitelikli kişisel veriler arasında yer aldığı hatırlatıldı. Ayrıca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 3. maddesine atıfta bulunularak, biyometrik verilerin elektronik sistemler aracılığıyla kimlik tespiti ve kimlik doğrulaması amacıyla elde edilen parmak izi, damar izi ve el ayası gibi kişiye özgü verileri kapsadığı ifade edildi.

Bazı görüşlerde, avuç içi taraması ya da parmak izi gibi yöntemlerle elde edilen verilerin matematiksel bir koda dönüştürülmesi halinde artık biyometrik veri olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin ileri sürüldüğü aktarıldı. KVKK ise bu yaklaşımın geçerli olmadığını vurguladı. Avrupa Birliği Veri Koruma Tüzüğü’ndeki düzenlemelere de dikkat çekilen açıklamada, belirli teknik yöntemlerle gerçek bir kişiyi benzersiz biçimde tanımlamaya veya doğrulamaya imkân sağlayan verilerin biyometrik veri olma özelliğini koruduğu belirtildi. Bu nedenle biyometrik verilerin sayısal ya da matematiksel bir koda dönüştürülerek veri tabanında saklanmasının, söz konusu verilerin hukuki niteliğini değiştirmediği ifade edildi.

Kurum ayrıca, bazı tesislerin ve faaliyet alanlarının güvenlik riski bakımından diğer iş yerlerinden farklı değerlendirilebileceğine işaret etti. Ancak bu tür alanlarda dahi biyometrik veri işleme faaliyetlerinin sınırsız şekilde uygulanamayacağı belirtildi. Biyometrik verilerin yalnızca gerçekten gerekli olan kritik alanlarda ve belirli kişiler bakımından kullanılması gerektiği, uygulamanın ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği kaydedildi.

KVKK’nın duyurusunda, “Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı”nın kapsamına da açıklık getirildi.

Belirtilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

"Çalışan devam takibi (mesai takibi) amacıyla gerçekleştirilen biyometrik veri işleme faaliyetleri bakımından veri sorumlularının ilke kararı doğrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir. Mesai takibi dışında kalan biyometrik veri işleme faaliyetleri ise anılan ilke kararı kapsamında değerlendirilmeyecek olup faaliyetin hukuka uygunluğu, veri işleme amacı, işin niteliği ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak bizzat veri sorumluları tarafından değerlendirilmelidir. Kurumumuza bu hususta intikal edecek ihbar veya şikayetlere ilişkin olarak ise Kurul tarafından her somut olay özelinde ayrıca değerlendirme yapılacaktır."

Kaynak: Ekonomim