İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, ‘Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak’, ‘Fuhşa teşvik ve aracılık etme’ ile ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak’ suçlamalarıyla 20 Şubat'ta 25 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Gözaltına alınıp serbest bırakılan isimlerden biri de şarkıcı Murat Dalkılıç'tı.
"UYUŞTURUCU MADDE KULLANMAM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"
Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ‘’Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım’’ dedi. Dalkılıç’a gizli tanık ‘G..02’nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, ‘Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır’ ifadeleriyle ilgili Dalkılıç’a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ‘’Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım’’ diye söyledi.

TEST SONUCU BELLİ OLDU
Serbest bırakılan ünlü şarkıcı, sosyal medya hesabından uyuşturucu test sonucunu açıkladı. Konuyla ilgili yeni bir paylaşım yapan Dalkılıç, uyuşturucu test sonucunun negatif çıktığını duyurdu.
MEDYAYA SİTEM ETTİ
Şarkıcı sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yazılı paylaşımlarda gözaltı sürecinde yapılan haberlerin aksine test sonucunun negatif çıkmasıyla ilgili çok fazla haber görmemesine sitem etti.
"Dün gece 1-2 gazetede vardı" diyerek sözlerine başlayan Dalkılıç, "Aslında hepimiz bir 'hız' ve 'doz' tuzağının içindeyiz. Bilimsel bir gerçek var; insan beyni kötü bir habere, skandala veya kaosa, güzel bir habere oranla çok daha yüksek bir frekansla, adeta bir savunma mekanizmasıyla tepki veriyor. Korku ve öfke 100 birimlik bir gürültü koparırken, iyilik ve başarı 50 birimde, daha sessiz kalıyor. Haliyle, o 'ilgi' trafiğini yönetmek için doz her gün biraz daha arttırılıyor. Daha sert manşetler, daha acımasız yakıştırmalar... Ama unutmayalım ki bu doz aşımının sonu, toplum olarak duygusal bir felakettir. Sürekli kötülüğü besleyerek birbirimize karşı uyuşuyoruz, birbirimizin canının yanmasına alışıyoruz. Frekansımızı yeniden insanlık ayarına getirmek için ben çare bulmaya hazırım. İyileşeyim ilk iş arayacağım hepinizi tek tek. Oturalım bir çay kahve içelim çözeriz" açıklamasında bulundu.





