İran’ın İsrail’in güneyindeki stratejik noktalara düzenlediği yoğun füze saldırıları, bölgede tansiyonu zirveye taşıdı. Nükleer tesise ev sahipliği yapan Dimona ile Arad kentlerinin doğrudan hedef alınması, savaşta kritik bir eşiğin aşıldığı şeklinde yorumlanırken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yaşananları “Çok zor bir akşam” sözleriyle değerlendirdi. Saldırıların ardından açıklamalarda bulunan Netanyahu, Arad Belediye Başkanı ile görüştüğünü ve yaralılar için dua edilmesini istediğini ifade etti.
"ZOR BİR AKŞAM"
Hükümet birimlerine acil yardım talimatı veren Netanyahu'nun ifadeleri şöyle:
"Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zor bir akşam yaşıyoruz. Kısa bir süre önce Arad Belediye Başkanı Yair Maayan ile görüştüm ve kendisinden, İsrail'in tüm vatandaşları adına, yaralıların huzuru için dualarımızı iletmesini rica ettim.
Bakanlığımın Genel Müdürüne, tüm hükümet bakanlıklarıyla birlikte gerekli tüm yardımı sağlaması talimatını verdim.
Sahada görev yapan acil durum ve kurtarma güçlerini güçlendiriyorum ve herkesi İç Cephe Komutanlığı'nın talimatlarına uymaya çağırıyorum.
Düşmanlarımıza her cephede saldırmaya kararlıyız"
TRUMP: İRAN'I SİLDİK
ABD Başkanı Trump'tan ise farklı bir çıkış geldi. İsrail, İran saldırıyla mücadele ederken ABD Başkanı "İran'ı haritan sildik" dedi. Peş peşe açıklamalarla ABD basınındaki karşıt seslere de cevap veren Trump'ın açıklaması şu şekilde:
"Amerika Birleşik Devletleri İran’ı haritadan sildi ve buna rağmen onların hafif sıklet analisti David Sanger, benim kendi hedeflerime ulaşamadığımı söylüyor.
Evet ulaştım, hem de planlanandan haftalar önce! Liderlikleri ortadan kalktı, donanmaları ve hava kuvvetleri yok edildi, hiçbir savunmaları kalmadı ve anlaşma yapmak istiyorlar. Ben istemiyorum! Haftalarca öndeyiz. Tıpkı hakkımdaki beceriksiz seçim haberlerinde olduğu gibi, Başarısız New York Times her zaman yanlış anlıyor!
Orta Doğu’daki askeri faaliyetlerimize ve İran’daki terör rejimine yönelik büyük çabalarımızı sonlandırmaya yaklaşırken, hedeflerimize ulaşmak üzereyiz:
(1) İran’ın füze kapasitesini, fırlatma sistemlerini ve bunlarla ilgili her şeyi tamamen etkisiz hale getirmek.
(2) İran’ın savunma sanayi altyapısını yok etmek.
(3) Hava savunma silahları da dahil olmak üzere deniz ve hava kuvvetlerini ortadan kaldırmak.
(4) İran’ın nükleer kapasiteye yaklaşmasına asla izin vermemek ve böyle bir durumun gerçekleşmesi ihtimaline karşı ABD’nin her zaman hızlı ve güçlü bir şekilde tepki verebileceği bir konumda kalmasını sağlamak.
(5) İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve diğerleri dahil olmak üzere Orta Doğu’daki müttefiklerimizi en üst düzeyde korumak. Hürmüz Boğazı'nın, boğazı kullanan diğer uluslar tarafından gerektiği şekilde korunması ve denetlenmesi gerekecektir; Amerika Birleşik Devletleri burayı kullanmamaktadır!
Talep edilirse, bu ülkelere Hürmüz konusundaki çabalarında yardımcı olacağız, ancak İran tehdidi ortadan kalktığında buna gerek kalmamalıdır. Önemli olan, bunun onlar için kolay bir askeri operasyon olacağıdır. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim"
DİMONA VE ARAD'DA SON DURUM
Kızıl Davut Yıldızı tarafından yapılan açıklamada, Arad kentine düşen füzeler nedeniyle 7’si ağır olmak üzere toplam 64 kişinin hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Bölgeye çok sayıda ambulans ve helikopter sevk edilirken, nükleer santralin bulunduğu Dimona çevresine yönelik peş peşe gerçekleştirilen iki misilleme saldırısında da 31 kişinin yaralandığı bildirildi.
İRAN: HAYRETE DÜŞECEKLER
Saldırıların ardından Tahran cephesinden iddialı açıklamalar geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, en üst düzeyde korunan Dimona’nın vurulmasının savaşta yeni bir aşama olduğunu belirterek, "İsrail'in hava sahası savunmasızdır, sonraki adımların uygulanma zamanı gelmiştir" dedi.
Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi ise işgal altındaki topraklarda "füze üstünlüğünü" sağladıklarını iddia ederek, yeni taktiklerin ABD ve İsrail komutanlarını hayrete düşüreceğini savundu.





