Soruşturma dosyasında, 1959 yılında hayatını kaybeden Süleyman Hilmi Tunahan’ın öncülüğünde başlayan ve ilerleyen yıllarda farklı isimlerin yönetiminde faaliyetlerini sürdüren yapılanmanın, Tunahan’ın torununun oğlu Alihan Kuriş döneminde önemli ölçüde değiştiği belirtildi.
Savcılık belgelerine yansıyan bilgilere göre, Alihan Kuriş’in yönetimi devralmasının ardından yapılanma içerisindeki gizlilik kuralları daha da sıkılaştırıldı ve örgüt içi iletişim ile faaliyetlerde tedbir seviyesi artırıldı.
Soruşturma kapsamında Kuriş’in örgüt tabanında “Mehdi” olarak kabul edilmesini sağlamaya yönelik bir algı oluşturulduğu da tespit edildi. Resmi kayıtlara göre 28 Temmuz 1982 doğumlu olan Kuriş’in, örgüt mensuplarına hicri 1400 yılına denk gelen 21 Kasım 1979 tarihinde doğduğu bilgisinin aktarıldığı belirlendi.
Dosyada yer alan bilgilere göre Kuriş’in isim değişiklikleri de incelemeye konu oldu. Resmi kayıtlarda ilk adının “Erhan Faruk” olduğu, 1989 yılında ismini “Ali Erhan” olarak değiştirdiği, 2006 yılında ise “Alihan” adını aldığı tespit edildi.
Savcılık evrakında, örgüt mensuplarının Kuriş’e bağlılığını güçlendirmek amacıyla dini söylemlerin kullanıldığına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Kuriş’in aldığı kararları Peygamber Efendimiz ile görüştükten sonra verdiği yönünde örgüt tabanına anlatımlar yapıldığı, bu söylemler aracılığıyla liderin kararlarının sorgulanmasının önüne geçilerek mutlak itaat sağlanmaya çalışıldığı belirtildi.
Alihan Kuriş’in yapılanmanın başına geçmesinin ardından gizlilik tedbirlerinin daha da sıkılaştırıldığı ve yurt dışındaki faaliyetlere ağırlık verildiği belirtildi. Bu dönemde FETÖ mensuplarının yapıya dahil edilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğu, özellikle FETÖ bağlantılı kadınların para toplama konusundaki deneyimlerinden yararlanıldığı aktarıldı. Üst yönetimin gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarında da bu yöntem sayesinde yapının gelirlerinde önemli ölçüde artış sağlandığının konuşulduğu kaydedildi.
1 YILDA 7,2 MİLYAR LİRALIK GELİR
Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılına ait verilerine göre, Alihan Kuriş yönetimindeki yapılanmanın Türkiye genelindeki 2 bin 82 dernek aracılığıyla 7,2 milyar lira gelir elde ettiği belirlendi. Söz konusu mali kaynağın resmi kayıtlara yansıtılmadan ve kayıt dışı şekilde kullanıldığı raporlara geçti. Yapılanmanın para hareketlerinde Ziraat Bankası, Halkbank ve VakıfBank gibi kamu bankalarını tercih etmediği, transferlerin ise güvenilir olarak görülen kişilerin şahsi banka hesapları üzerinden gerçekleştirildiği tespit edildi.
KURİŞ'TEN ŞOKE EDEN TALİMATLAR
Sabah'ta yer alan habere göre Kuriş'in yönettiği yapılanmanın örgüt için talimatları da ortaya çıktı. "Kendimizi kuma gömeceğiz" söylemiyle faaliyetlerin gizli tutulmasını sağlayan yapının, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal medya uygulamalarının kullanılmaması, iletişimin şifreli e-postalarla yapılarak, şifreli bir yazılım programının kullanılması, emir ve talimatların illere "Ulaklar" aracılığıyla iletilmesi, ulakların iki kez üst üste aynı şehre gitmemesi, aynı arabayı kullanmaması, yurtlar ve dernekler ile ilgili gizli bilgilerin, sadece sorumlularda bulunan "Şifreli" çantalarda muhafaza edilmesi gibi tedbirler aldığı ortaya çıktı.
Yurtlarda resmi ve gayri resmi olarak iki ayrı kayıt düzenlendiği, gayri resmi gelirler ile ilgili akım içerisinden bir sorumlunun görevlendirildiği, kendisine zimmetlenmiş bilgisayar üzerinden işlemlerin yapılarak içerisindeki bilgilere şifre-mail-cep telefonu üzerinden 3 aşamalı onaylı şifre ile giriş sağlandığı ve bu bilgisayarın korunmasına üst seviyede dikkat edildiği tespit edildi.
"İNKAR CİHATTIR" TALİMATI
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, yapılanmaya bağlı yurtlarda kamera kaydı tutulmaması yönünde talimat verildiği, kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilecek denetimlerde ise kameraların “bozuk” olduğunun belirtilmesinin istendiği öne sürüldü. Dosyada ayrıca, üyelere “inkarın da bir cihat olduğunun unutulmaması” yönünde telkinde bulunulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı bildirildi.
KAÇAK YAPILAR YIKILINCA HÜKÜMETE SAVAŞ AÇTILAR
Kuriş suç örgütü soruşturmasında, kararların alınması noktasında Alihan Kuriş'in Peygamber Efendimiz ile görüşerek karar verdiğine inandırıldığı ve inandırılmaya çalışıldığı, böylece kararlarla ilgili herhangi bir şüphe duyulmaması ve mutlak itaat edilmesini sağladıkları da soruşturma dosyasında yer aldı.
Özellikle seçimler döneminde bu söylemin gündeme getirilerek, tabanı kontrol altında tutabilmek ve tek bir yöne kanalize edebilmek adına çalışmalar düzenledikleri, ses kayıtları, yazılı metinler, bildiriler ve internet tabanlı programlar üzerinden gönderilen talimatlar ile mensuplarını yönlendirmeye çalıştıkları değerlendirildi.
Büyük Piyale Kur'an Kursu ve Okul Talebelerine Yardım Derneği'nin hazine arazisi üzerinde olması ve Sadabat Erkek Öğrenci Yurdu'nun hazine arazisi üzerinde olup kaçak ve ruhsatsız olarak yapıldığı, ayrıca depreme karşı riskli olması nedenlerinden dolayı yıkılmaları nedeniyle, söz konusu örgütün tabanını ve kamuoyunu Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesinde hükümete karşı yönlendirdiği ve propaganda faaliyeti yürüttüğü belirtildi.
MERKEZİ ALMANYA'YA TAŞIMA PLANI
Örgütün, yurt içinde artan denetimlerden kaçmak amacıyla faaliyet merkezini Almanya'ya kaydırmayı hedeflediği, Almanya'nın Köln şehrinde 17 bin metrekarelik arazi üzerine inşa edilen ve toplam maliyeti 70 milyon euro olan devasa İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) tesisinin tamamlanmasının ardından, Avrupa'daki tüm dini ve eğitim faaliyetlerinin buradan koordine edilerek yapının ana merkezi haline getirilmek istendiği belirtildi.
YURT DIŞINDAN GETİRİLEN YAŞI KÜÇÜK ÇOCUKLAR
Yurt dışından getirdiği yaşı küçük yabancı çocukları kendi yurtlarına yerleştirip, kendi ideolojilerine göre eğitim verdikleri de öğrenildi. Bu kapsamda, Kütahya, Mersin ve Antalya illerindeki yurtlarda barınmalarını sağladıkları, operasyon kapsamında gözaltına alınan Hüseyin Türker'in yabancı çocuklardan sorumlu olduğu, yurt dışından gelen yabancı çocukların Türkiye'de kaldığı süre içerisinde turist vizesi kullandığı, Dil eğitimi adı altında çocukların kalışlarını uzun süre sağlamak adına farklı kuruluşlar ile irtibata geçtikleri tespit edildi.
EVRAK İMHA İHBARI DOĞRU ÇIKTI
Öte yandan İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki bir adreste örgüt ve soruşturmayla bağlantılı bazı evrakların imha edildiği yönünde ihbar alınması üzerine arama kararı verildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından adreste gerçekleştirilen aramada ihbarın doğru olduğu tespit edilirken, imha edilmek amacıyla parçalandığı belirlenen evraklara da el konulduğu öğrenildi.





