Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre Alihan Kuriş Suç Örgütü, Türkiye’yi 17 bölgeye ayırarak her bölge için özel sorumlular görevlendirdi. Yapılanmanın yönetim merkezi olarak ise İstanbul Ümraniye’deki Gümüşsoy Sevim Kur’an Okutma Vakfı belirlendi. Örgüte ilişkin finansal, idari, hukuki ve manevi kararların burada alındığı, ardından “Ulaklar” aracılığıyla illerdeki sorumlulara iletildiği tespit edildi.

YAPI İÇİNDE 16 AYRI KOMİSYON

Sabah’ın haberine göre, yapılan incelemelerde örgüt bünyesinde 16 farklı özel komisyon oluşturulduğu belirlendi. Bu komisyonların; Çamlıca Kitap Yayın, Personel, Ortaokul, İnşaat, Muhasebe, Ticari İşler, Teknik İşler, Hac ve Umre, İrşad, Mutfak-Gıda-Kermes, Kız Kursları, Lise, Üniversite, Daimi Grup ve Resmi İşler gibi alanlarda faaliyet gösterdiği öğrenildi.

KOMİSYONLARIN GÖREVLERİ

Daimi Grup Komisyonu'nun akımın kendi içindeki eğitim vermeyi düşündüğü adayları belirlediği, Resmi İşler Komisyonu'nun kamu kurum ve kuruluşlarla olan evrak takibini yaptığı, İrşad Komisyonun ise manevi faaliyetlerin yönlendirilmesi ve denetimini yaptığı öğrenildi.

DEV FİNANSAL FAALİYETLER

Savcılık soruşturmasında, örgütün sadece dernek ve vakıf gelirleriyle yetinmediği, aynı zamanda büyük ticari ortaklıklar ve şirketler üzerinden muazzam bir finansal gücü kontrol ettiği saptandı. Bu para trafiğinin başında ise Alihan Kuriş'in en yakınındaki isimler yer aldı.

Gözaltına alınan Mehmet Akbacakoğlu’nun yapılanma içinde “ticari-siyasi-bürokrat ilişkiler sorumlusu” olarak görev yaptığı belirtildi. Ayakkabı Dünyası’nın ortaklarından olan Akbacakoğlu’nun, örgütün ticari faaliyetlerini yönettiği, aynı zamanda siyaset ve bürokrasi çevreleriyle yürütülen ilişkileri ve lobi çalışmalarını organize ettiği öne sürüldü.

'EN KRİTİK FİNANS YÖNETİCİSİ'

Hilmi Tuna Kuriş'in Alihan Kuriş'in kardeşi olduğu, yapının ticari şirketlerinin ve para akışının doğrudan aile içinde kalmasını sağlayan en kritik 'finans yöneticisi' konumunda yer aldığı, Kuriş'in asistanı ve sağ kolu olduğu öğrenilen Fahri Candemir'in Kuriş'in adeta gölgesi gibi hareket ettiği ve en gizli operasyonel talimatları ileten 'başdanışman' olduğu öğrenildi.

ŞİFRELİ HABERLEŞME AĞLARI

Yapılanmada muhasebe sorumlusu Mehmet Hilmi Molla'nın 'genel muhasebe sorumlusu' olarak milyarlarca liralık kayıt dışı bütçenin, bankacılık sistemi dışındaki gizli transfer noktalarını ve para trafiğini yönettiği belirlendi. İletişim ve koordinasyon sorumlusu olan Nezih Murat Büyükgöze'nin ise örgütün şifreli haberleşme ağlarını ve birimler arası koordinasyonu sağlayan kilit konumda olduğu belirtildi.

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, “hiyerarşik düzen sorumlusu” olarak görevlendirilen Metin Güder’in yapı içindeki disiplin ve bağlılık sistemini denetlediği, kurallara uymayan kişilere yönelik yaptırımların uygulanmasından sorumlu olduğu belirtildi.

ALMANYA'DA FARKLI KİMLİĞE BÜRÜNDÜLER

Türkiye'de tabanına "cihat", "muhafazakarlık" ve "dini hassasiyet" propagandası yapan, hazine arazisinde kaçak inşa edilen Büyük Piyale ve Sadabat yurtlarının yıkılması üzerine hükümete adeta savaş açıp seçimlerde muhalif partileri destekleyen örgütün, Almanya'da tamamen farklı bir kimliğe büründüğü belgelendi.

17 BİN METREKARELİK LÜKS KOMPLEKS

Yapının, Avrupa'daki faaliyetlerini yürüttüğü ve 1975'de Köln merkezli olarak kurulan İslam Kültür Merkezleri Birliği'nin (VIKZ) 2023'te düzenlenen 50. kuruluş yıldönümüne bizzat Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier katılırken, örgütün Köln'de 17 bin metrekarelik arazi üzerine 70 milyon Euro'ya inşa ettiği lüks kompleksin temel atma töreninde de Alman yerel yöneticileri başköşede yer aldı.

ALMANYA'YA TAŞIYACAKLARDI

Bu sıcak temasların arkasında ise örgütün, Türkiye'deki muhafazakâr tabanından tamamen gizlediği şok bir taahhütname çıktı. Türkiye'de artan denetimler ve operasyonlar sebebiyle faaliyetlerini Almanya'ya kaydırmak istediği, bu amaçla Alman devletiyle ilişkilerini sıcak tutmak ve Avrupa'daki finansal merkezini korumak için imzaladıkları anlaşıldı.

'HAMAS'I KINAMA' DEKLERASYONU

Kuriş Örgütü yöneticilerinin, 16 Ekim 2023'de Düsseldorf'ta, Kuzey Ren-Vestfalya Bakanı ve Devlet Şansölyesi ile yapılan resmi görüşmenin ardından imzalanan ortak açıklamada; Kuriş Örgütü'nün Avrupa ayağı olan VIKZ yöneticilerinin şu skandal ifadeleri koşulsuz kabul ettiği belirlendi:

"Hamas'ın İsrail halkına karşı işlediği vahşetlerin koşulsuz olarak kınanması ve Hamas'ın rehineleri derhal serbest bırakması gerektiği konusunda fikir birliği vardır."

"Hamas'ın terörü, bölge genelinde sayısız masum insana tarifsiz acılar yaşattı."

"Hamas'ın sokaklarımızdaki terörist saldırılarının kutlanmasına veya küçümsenmesine izin vermeyeceğiz. Hamas'ın dünya çapındaki Yahudi kurumlarına saldırma çağrısını en güçlü şekilde kınıyoruz."

TÜRKİYE'DE BAŞKA, AVRUPA'DA BAŞKA!

Yapının, Türkiye’deki tabanını kontrol altında tutmak amacıyla Alihan Kuriş’in "Peygamber Efendimiz ile doğrudan görüşerek kararlar aldığı" ve “Mehdi olduğu” yönünde söylemler yaydığı öne sürüldü. Buna karşın Almanya’daki 70 milyon Euro değerindeki merkezleri ve kendi çıkarları söz konusu olduğunda İsrail yanlısı ve Hamas karşıtı bildirilere imza attığı iddia edildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bu çelişki, yapılanmanın uluslararası bağlantıları açısından dikkat çeken başlıklardan biri oldu.

Kaynak: SABAH GAZETESİ