Özellikle staj ve çıraklık dönemlerinde sosyal güvenlik sistemine kaydı yapılan vatandaşların, bu tarihlerin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmemesi nedeniyle yıllar sonra ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya kaldığını ifade eden Cenkci, mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Staj ve çıraklık sigortası neden emeklilik başlangıcı sayılmıyor?
Staj veya çıraklık döneminde yapılan sigorta kaydının emeklilik başlangıcını neden geriye çekmediğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cenkci, sorunun yalnızca eksik prim günü üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı. Ona göre asıl tartışılması gereken konu, kişinin sosyal güvenlik sistemine ilk kez hangi tarihte dahil olduğunun emeklilik hesabında nasıl değerlendirildiği.
Stajyerler ve çıraklar için yapılan sigortalılığın, normal bir iş sözleşmesiyle çalışan kişilere uygulanan sigorta sistemiyle aynı kapsamda olmadığını belirten Cenkci, bu dönemlerde ağırlıklı olarak kısa vadeli sigorta kollarına prim yatırıldığını hatırlattı.
Staj ve çıraklık sırasında yapılan sigortanın genellikle iş kazası ve meslek hastalığı gibi kısa vadeli risklere karşı güvence sağladığını belirten Cenkci, emekliliğin esasını oluşturan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında uzun vadeli prim yatırılmadığı için bu kayıtların emeklilik başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ifade etti.
Ancak söz konusu uygulamanın teknik ve hukuki bir gerekçesinin bulunmasının, yıllar içerisinde ortaya çıkan mağduriyetlerin görmezden gelinmesini gerektirmediğine dikkat çeken Cenkci, sosyal güvenlik mevzuatının toplumun değişen beklentileri doğrultusunda yeniden değerlendirilebileceğini kaydetti.
“Genç yaşta hangi primin yatırılacağını kişi seçmedi”
Staj ve çıraklık yapan kişilerin o dönem tamamen çalışma hayatının dışında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Cenkci, bu kişilerin fiilen işyerlerinde bulunduğunu, çalışma düzeninin içerisinde yer aldığını ve sosyal güvenlik sistemine kayıtlarının yapıldığını hatırlattı.
Bugün staj veya çıraklık başlangıç tarihinin emeklilik hesabına dahil edilmesini isteyen vatandaşların, genç yaşlarda hangi sigorta kolundan prim yatırılacağı konusunda herhangi bir söz hakkına sahip olmadığını belirten Cenkci, kişilerin kendi iradeleri dışında belirlenen bir sistemin sonuçlarını yıllar sonra taşımak zorunda kalmasının hakkaniyet açısından tartışılması gerektiğini ifade etti.
Cenkci’ye göre stajyer veya çırak olarak çalışan bir kişinin o tarihte işverene ya da ilgili kuruma “uzun vadeli sigorta primimi de yatırın” deme imkânı bulunmuyordu. Prim oranlarını, sigortanın kapsamını veya emeklilik açısından geçerli olacak prim türünü belirleyen taraf çalışan değildi.
Bu nedenle geçmişte bireyin müdahale edemediği bir sistem tercihinin bütün sonuçlarının bugün yalnızca vatandaşın üzerine bırakılmasının sosyal devlet ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Cenkci, Türkiye’nin bu konuda kalıcı bir çözüm üretmesi gerektiğini savundu.
Çözüm için borçlanma modeli gündemde olabilir
Staj ve çıraklık mağduriyetinin giderilmesi için yalnızca mevcut başlangıç tarihlerinin doğrudan emeklilik başlangıcı kabul edilmesinin yeterli veya uygulanabilir olmayabileceğini belirten Cenkci, sosyal güvenlik sisteminin mali yapısının ve aktüeryal dengesinin de korunması gerektiğine dikkat çekti.
Bu nedenle hem vatandaşların taleplerini karşılayabilecek hem de SGK sisteminin mali sürdürülebilirliğini bozmayacak bir model oluşturulması gerektiğini ifade eden Cenkci, çözüm için uzun vadeli sigorta kollarına yönelik bir borçlanma düzenlemesinin değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Önerilen modelin ilk aşamasında staj ve çıraklık yaptığı belgelenebilen kişilerin gerçek çalışma dönemlerinin kesin şekilde belirlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Bunun için SGK kayıtlarının yanı sıra eğitim kurumlarının arşivleri ve işveren bildirimleri de birlikte incelenebilir.
Böylece gerçekten staj veya çıraklık kapsamında çalışma hayatında bulunan kişilerin dönemleri net olarak tespit edilerek olası kötüye kullanımların da önüne geçilebilir.
Uzun vadeli sigorta için borçlanma hakkı verilebilir
Cenkci’nin değerlendirmesine göre ikinci aşamada, geçmişte yalnızca kısa vadeli sigorta primi yatırılan staj ve çıraklık dönemleri için uzun vadeli sigorta kolları açısından borçlanma hakkı getirilebilir.
Yapılacak yasal düzenlemeyle vatandaşların söz konusu dönemlere ilişkin emeklilik primlerini sonradan ödemesine imkân sağlanabileceği, ayrıca yapılan borçlanmanın kişinin sigortalılık başlangıç tarihine nasıl etki edeceğinin açık şekilde kanunda düzenlenebileceği ifade ediliyor.
Böyle bir model sayesinde geçmiş dönemin sigorta primleri karşılıksız şekilde sisteme yüklenmeden, vatandaşların belirli bir ödeme yaparak staj veya çıraklık dönemlerini emeklilik hesabına dahil edebilmesinin önü açılabilir.
Borçlanma tutarlarının ulaşılabilir olması gerekiyor
Olası bir düzenlemede dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli başlığın borçlanma maliyeti olduğunu belirten Cenkci, vatandaşların ödemekte zorlanacağı yüksek tutarların belirlenmesinin sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetlere neden olabileceğini ifade etti.
Bu nedenle getirilecek borçlanma hakkının makul, erişilebilir ve sosyal devlet anlayışıyla uyumlu olması gerektiğini belirten Cenkci, yapılacak hesaplamalarda hem SGK’nın mali dengelerinin hem de vatandaşların ödeme gücünün birlikte dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
EYT sonrası başlangıç tarihi daha kritik hale geldi
Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinin ardından sigortalılık başlangıç tarihinin öneminin çok daha açık şekilde ortaya çıktığını belirten Cenkci, özellikle birkaç günlük veya birkaç aylık tarih farklarının bile emeklilik hakkı açısından büyük sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekti.
Bu durumun staj ve çıraklık sigortası bulunan vatandaşların taleplerini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdığını ifade eden Cenkci, söz konusu kişilerin sosyal güvenlik sistemindeki ilk kayıtlarının emeklilik açısından dikkate alınmasını talep ettiğini aktardı.
2027 yaklaşırken iki önemli emeklilik dosyası
Cenkci, 2027 yılına yaklaşılırken Türkiye’de emeklilik sistemiyle ilgili iki önemli başlığın siyaset gündeminde daha fazla yer bulmasının beklendiğini belirtti.
Bu başlıklardan birinin kademeli emeklilik, diğerinin ise staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcına dahil edilmesine yönelik düzenleme olduğunu ifade eden Cenkci, her iki konunun da milyonlarca vatandaş tarafından yakından takip edildiğine dikkat çekti.
Özellikle seçim tartışmalarının yoğunlaşabileceği bir dönemde bu konuların yalnızca siyasi vaatler üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirten Cenkci, partilerin çözüm önerilerini somut şekilde açıklaması gerektiğini vurguladı.
“Sadece erken emeklilik talebi olarak görülmemeli”
Staj ve çıraklık sigortası konusunda vatandaşların taleplerinin yalnızca daha erken emekli olmak istemeleri şeklinde değerlendirilmesinin eksik olacağını belirten Cenkci, tartışmanın temelinde sosyal güvenlik sistemine yapılan ilk resmi kaydın nasıl kabul edileceği sorusunun bulunduğunu ifade etti.
Bir kişinin genç yaşta stajyer veya çırak olarak işyerinde bulunması, sigorta sicil numarası alması ve sosyal güvenlik sistemine kaydedilmesine rağmen bu tarihin emeklilik bakımından tamamen dikkate alınmamasının vatandaşlar tarafından adaletsiz bulunduğunu kaydeden Cenkci, bu nedenle konunun kapsamlı bir sosyal güvenlik reformu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Cenkci’ye göre staj ve çıraklık dönemlerinin gerçek kayıtlar üzerinden tespit edilmesi, uzun vadeli sigorta primi için makul bir borçlanma hakkı oluşturulması ve yapılan borçlanmanın emeklilik başlangıcına etkisinin açık şekilde düzenlenmesi halinde hem vatandaşların beklentilerine yanıt verilebilir hem de sistemin mali dengesi korunabilir.
Staj ve çıraklık sigortasına ilişkin sorunun adil, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir düzenlemeyle çözüme kavuşturulması halinde, yıllardır tartışılan konunun yalnızca bir emeklilik düzenlemesi olmaktan çıkarak kapsamlı bir sosyal güvenlik reformuna dönüşebileceği değerlendiriliyor.





