Türk halk kültürünün en önemli miraslarından biri olan horonda yeni bir rekora hazırlanılıyor.

Anadolu topraklarının köklü geleneği bir kez daha dünya gündemine taşınıyor. Anadolu'nun geleneği, göreneği, değerleri ve kültürünün dünyaya duyurulması ve yeni nesle aktarılması için büyük bir çaba gösteriliyor. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu, 5 bin kişiyi bir araya getirerek horon oynatacak. 5 bin kostümlü gönüllü halk oyuncunun aynı anda horon oynayarak dünya rekoru kırması bekleniyor. Bu etkinlikte yalnızca bir rekor kırmak değil, Türk halk oyunlarının ulusal ve uluslararası alanda görünürlüğünü artırmayı ve kültürel mirasa sahip çıkılması konusunda farkındalık oluşturması amaçlanıyor. Başkan Hüseyin Güler, 'Kültürümüzü yaşatmak ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmak adına büyük bir sorumluluk inancıyla çeşitli projeler ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan halk oyunlarımız; milletimizin hafızası, kültürü ve ortak ruhudur. Bizler için horon da zeybek de sadece bir oyun değil; tarihimizin, mücadelemizin ve kardeşliğimizin yaşayan mirasıdır' dedi.

Karadeniz kültürünün ayrılmaz bir parçası olan horon yüzyıllardır Anadolu'nun farklı bölgelerinde yaşatılıyor. Güler, 'Bu topraklar bizim, bu gelenek bizim, bu kültür bizim. Düğünümüzde halay çekeriz, zeybeğin ilk notası duyulduğunda heyecanlanırız, horonda kemençe ritmi başladığında yerimizde duramayız. Halk oyunları bu milletin ortak hafızasıdır 28 Haziran'da İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı'nda gerçekleştireceğimiz 5 bin kostümlü horoncu dünya rekoru denemesi, sadece bir rekor organizasyonu değil, kültürümüze, tarihimize ve milli değerlerimize sahip çıkma iradesidir. 7'den 70'e herkesi bu büyük kültür buluşmasına davet ediyoruz. Bugün birlik olma, kültürümüze sahip çıkma ve dünyaya güçlü bir mesaj verme günüdür. Gelin; horonun coşkusunda, aynı yürekte buluşalım ve kültürümüzü hep birlikte dünya sahnesine taşıyalım' dedi.

Güler, 'Son dönemde, öz kültürümüzden doğan bazı değerlerin farklı isimlerle uluslararası platformlarda kullanılmaya çalışıldığını hep birlikte görmekteyiz. Özellikle Yunanistan'da, zeybek kültürümüzün 'Zeybekiko' adıyla farklı şekillerde dünya kamuoyuna sunulması, kendi kültürel mirasımıza daha güçlü sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Yunan zeybeği ile Türk zeybeği arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Türk zeybeğinde duruş, figürler ve anlatılan hikâye farklıdır. Bizim zeybeğimiz özgürlüğü, cesareti ve efelik geleneğini temsil eder. Bu nedenle zeybek, Anadolu kültürünün önemli bir değeridir ve bu mirasın korunması büyük önem taşımaktadır' dedi.

Kaynak: İHA