Aslında tamda böyleydi. Oynadığı 4 maçtan sadece 1 puan alan ligin dibine demir atan, oynadığı futbolla kimseye gram ümit vermeyen İnegölspor için Fethiye maçı Hayata Dönüş anlamı ifade ediyordu.
Rakipte bizden farklı değildi. Zira onlarda ciddi transferler yapmış. Fakat umduklarını bulamamışlardı. Hatta bizim gibi hoca değişikliğine gidip taze bir atmosfer ile karşımıza çıkmışlardı. Ayrıca iki takım arasında oynanan 5 maçın dördü beraberlikle bitmiş, birinde ise Fethiye galip gelmişti. Yani bütün olumsuzluklar lehimizde idi sanki. Maça topla oynayarak ve de istekli görünerek başladık. Fakat rakibin 3.bölgesine istediğimiz gibi gidemedik. Bana göre Kadir’in uzaktan gölü olmasa daha da depresif bir hale girip sıkıntı yaşayacaktık ama gol işi terse çevirdi. Golden sonra maçı çevirecek pozisyonlar bulduk. Görkem bunları inatla değerlendiremedi. Yani bu lig düzeyinde bir forvetin bunları kaçırması akıl alır gibi değil. Devrede yapılan değişiklik ile Koray Görkem’in yerine oyuna girdi. Rakip savunmaya ağırlığını koydu ve akabinde 2.gol geldi. Golden sonra ise tipik savunmaya kaçış başladı. Oyuna küsmüş Fethiye bir anda sahaya döndü. Üst üste bindirmeler yaptılar. Neyse ki getirdikleri atakları kolay harcadılar. Penaltı ile umutlansa da rakip takım teknik heyeti Burak Süleyman'ı oyundan çıkartınca bizim ekmeğe yağ değil ballı yağ sürdüler.
Şunu atlamayalım İnegölspor da bırakın forma giymeyi, antrenmana çıkmayı dahi hak etmeyen görüntü içinde oyuncular var. Umarım onlarda bir an önce kendilerine çeki düzen verirler. Bu maç oldukça önemli idi. Kazandık, fakat önümüzdeki hafta deplasmanda oynayacağımız Trabzon maçından bu futbol asla yetmez, hatırlatalım. Birde eksi 3 puan olayımız var. Oda aleyhimize netleşirse vay halimize demekten başka bir şey gelmiyor inan elimizden…