Dünya hepimiz için aynı dönüyor ama hepimiz onu aynı şekilde algılamıyoruz. Bir özel eğitim öğretmeni olarak her gün, kelimelerin yetmediği yerde bir bakışın, seslerin karmaşasında bir ritmin ne kadar kıymetli olduğuna şahitlik ediyorum.

​Otizmli bir çocuğun dünyasındaki o eşsiz detaycılık ya da Down sendromlu bir çocuğun karşılıksız sevgisi aslında bize bir şey hatırlatıyor: İnsan olmak tek bir kalıba sığmaz. Onlar "iyileşmesi gereken hastalar" değil; anlaşılmayı bekleyen yol arkadaşlarıdır.
​Bir parkta sıra beklerken, bir otobüste yan yana otururken onlara sunacağınız bir tebessüm, sandığınızdan çok daha büyük bir köprü kurar. Unutmayın; sevgi ve sabırla örülen bir yaşam, en aşılmaz denilen duvarları bile yıkar. Onlara acımak yerine, elinizi uzatın. Çünkü hayat, biz birbirimizi olduğumuz gibi kabul ettiğimizde güzelleşir.


​Eksik Değil, Farklı: Bakış Açınızı Değiştirmeye Hazır mısınız?
​Sokakta, parkta veya bir market kuyruğunda onlarla karşılaşıyorsunuz. Bazen dünyayı sallanarak anlamlandırmaya çalışan bir otizmli çocuk, bazen de sevgi dolu bakışlarıyla size gülümseyen Down sendromlu bir çocukla... Peki, o an ne hissediyorsunuz? Acıma mı? Merhamet mi? Yoksa sadece "farklılık" mı?
​Bir özel eğitim öğretmeni olarak şunu netlikle söyleyebilirim: Onların sizin acımanıza değil, sadece "hak ettikleri" alana ve sabra ihtiyaçları var.
​Fark Etmeniz Gereken 3 Gerçek:
​Engel Zihinlerdedir: Otizm bir hastalık değil, bir nöroçeşitliliktir. Down sendromu ise bir eksiklik değil, +1 kromozomla gelen bir farklılıktır.
​Eğitim Lüks Değil, Haktır: Erken tanı ve yoğun özel eğitimle, bugün "yapamaz" denilen pek çok çocuğun kendi ayakları üzerinde durabildiğine şahitlik ediyoruz.
​Hoşgörü Değil, Kabul: Onları sosyal hayattan izole etmek, aslında toplumu eksik bırakmaktır. Bir kafede, okulda veya iş yerinde onlara yer açmak bir "lütuf" değil, medeniyet göstergesidir.
​Sonuç olarak;
Onlar dünyayı bizden daha saf, daha filtresiz ve bazen çok daha dürüst görüyorlar. Bizim görevimiz onları "normalleştirmeye" çalışmak değil; onların olduğu haliyle parlayabileceği bir dünya inşa etmektir.
​Gülümsemelerinden korkmayın, farklılıklarından çekinmeyin. Çünkü hayat, biz tüm renklerimizle bir arada olduğumuzda tamdır.