NATO zirvelerinin düzenlenme sıklığı, ittifakın 77 yıllık geçmişi boyunca birçok kez değişim gösterdi.
Ancak 2021 yılından bu yana üye ülkelerin liderleri her yaz düzenli olarak bir araya geliyor. Bu yılki zirvenin ise 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılması planlanıyor.
Öte yandan Reuters’a konuşan beş diplomata göre, bazı üye ülkeler bu yoğun takvimin yavaşlatılmasından yana. Diplomatlardan biri, 2027’de Arnavutluk’ta gerçekleştirilecek zirvenin son olabileceğini, Donald Trump’ın görevdeki son yılı olan 2028’de ise zirve düzenlenmeyebileceğini ifade etti.
Oksijen’in aktardığına göre başka bir diplomat ise bazı ülkelerin zirvelerin iki yılda bir yapılması yönünde baskı kurduğunu, ancak henüz net bir karar alınmadığını ve son sözün Mark Rutte’ye ait olacağını belirtti.
Kaynaklardan ikisi Trump etkisine dikkat çekerken, diğerleri daha geniş çaplı nedenlerin de bu tartışmada rol oynadığını dile getirdi.
Ayrıca bazı diplomatlar ve analistler, her yıl düzenlenen zirvelerin sürekli somut sonuç üretme baskısı yarattığını, bunun da uzun vadeli stratejik planlamayı geri plana ittiğini savunuyor.
“İyi olmayan zirvelerdense daha az zirve yapmak daha iyi” diyen bir diplomat “Zaten önümüzde yapılacak çok iş var, ne yapmamız gerektiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir diğer diplomat ise tartışmaların ve alınan kararların kalitesinin ittifakın gücünün asıl ölçüsü olduğunu söyledi.
Atlantic Council’den kıdemli araştırmacı Phyllis Berry, olarak kaleme aldığı yazıda şunları söyledi:
“Yüksek profilli zirvelerin azaltılması, NATO’nun işine odaklanmasına ve son dönemde birçok transatlantik görüşmeye damga vuran dramayı azaltmasına olanak tanır.”
Geçen hafta düşünce kuruluşunun internet sitesinde yayımlanan makalesinde, NATO’nun Soğuk Savaş boyunca yalnızca sekiz zirve düzenlediğine dikkat çeken Berry, Donald Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki ilk üç NATO zirvesini ise “müttefiklerin düşük savunma harcamalarına yönelik şikâyetlerinin damga vurduğu tartışmalı etkinlikler” diye tanımladı.
Geçen yıl Lahey'de düzenlenen zirve de büyük ölçüde Trump’ın NATO üyelerinin savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarması yönündeki talebi tarafından şekillendirildi.
Üyeler, çekirdek savunmaya yüzde 3,5 ve daha geniş güvenlik yatırımlarına yüzde 1,5 ayırmayı kabul ederek bu hedefi fiilen benimsedi. Zirvenin büyük bir kriz yaşanmadan sona ermiş olması bile başlı başına bir başarı olarak değerlendirildi.
Ankara'daki zirvenin de gergin geçmesi bekleniyor
Bu yıl Ankara'da düzenlenecek zirvenin de gergin geçmesi bekleniyor.
Donald Trump, kendi inisiyatifiyle başlattığı ve müttefiklerini önceden bilgilendirmediği İran’a yönelik savaşta beklediği desteği bulamayınca, ABD’nin NATO’nun karşılıklı savunma yükümlülüklerine bağlı kalıp kalmaması gerektiğini açık biçimde tartışmaya açtı ve ittifaktan çekilmeyi değerlendirdiğini dile getirdi.
Bundan aylar önce ise Trump, Denmark’a bağlı özerk bir bölge olan Greenland üzerinde hak iddiasında bulunmuştu.
Ayrıca 2018’de gerçekleştirilen NATO zirvesinde, diğer üye ülkelerin savunma harcamalarını yetersiz bulduğunu belirterek toplantıyı terk etme tehdidinde bulunmuştu.
O dönemde NATO Genel Sekreteri olan Jens Stoltenberg, geçen yıl yayımlanan anılarında, “Eğer protesto amacıyla ayrılma tehdidini gerçekleştirseydi, paramparça olmuş bir NATO’nun enkazını toparlamak bize kalacaktı” diye yazdı.





