Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma kapsamında 10 kişi tutuklanırken, şüphelilerden dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi ortaya çıktı.
Eroğlu, Doku’ya ait yedek SIM kartını, dönemin valisi Tuncay Sonel’in talimatıyla ihraç polis memuru Gökhan Ertok’a teslim ettiğini beyan etti.
Sonel “Vali bey bizzat kendisi yarım A4 zarfını bana Ankara'ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana ‘Bunu Gürkan'a gönder' dedi. Ben de ‘Sosyal medya Gürkan' diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım. Diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek bir arkadaşa verdim. İsmini şu an sizden öğrendiğim ve kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderdiğim kişinin dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Fakat halen rehberimde ‘Sosyal medya Gürkan' diye kayıtlıdır.
“GÜLİSTAN’IN SIM KARTI OLDUĞUNU SÖYLEDİ”
Zarfın içinde ne olduğunu daha sonra öğrendiğini belirten Şükrü Eroğlu “Vali bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku'nun SIM kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söyledi. Bu SIM kartı ben diğer koruma arkadaşa verdikten sonra hatırladığım kadarıyla otobüsle Gökhan'a gönderimini sağlamıştım. Gönderdiğim zarfla ilgili vali bey ‘Ne oldu, SIM karta bakabildi mi, sinyal falan var mı' tarzında şeyler sorunca ben de Gökhan'ı arayıp hatırladığım kadarıyla 'Bakabildin mi, en son sinyal nerede alınmış?' tarzında sordum. O da bana ‘Bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim' dedi.
“İKİ AYRI KONUM ATTI”
Validen bir talimat daha aldığını belirten Eroğlu, şunları anlattı:
Vali beyin talimatıyla Gökhan Ertok ile görüştüm. O da bana iki ayrı konum attı. Bunun üzerine vali beye bilgi verdim. Onun ‘Gidin bir bakın şu konumlara' demesi üzerine tekrar Gökhan Ertok'u arayarak bilgi istedim. Bana ‘Telefonun en son sinyali bu iki konumdan gelmiş, bir oralara bakın' dedi. Bunun üzerine hangi araçla gittim hatırlamıyorum ama ya gri Santa Fe ya da koruma aracı ile iki ayrı günde, birinde akşam, birinde gündüz olmak üzere yanımda iki seferde de Akın Gül ve Emre Başel vardı.
Konumlardan birinin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Öğretmenevi'nin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge olduğunu belirten Eroğlu “Bu noktaya gittiğimizde akşamdı. Araçtan inip etrafa bakındık ve döndük” dedi.
Eroğlu, ikinci konuma dair şunları anlattı:
Tunceli-Kovancılar yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü Karakolu'nun karşısında bulunan Kovancılar istikametine doğru köprüye girmeden sol taraftaki toprak yola girdik, yaklaşık 200-300 metre falan ilerledik, ormanlık değil, açık alandı. 5 dakika oralara bakındık. Sonra vali beyi arayıp, 'Bir şey yok sayın valim' dedikten sonra o da ‘Tamam' dedi ve biz de dönüşe geçtik. Görüşme, gönderilen konumlar ve WhatsApp yazışma kaydım halen telefonumda duruyor.
DARALTILMIŞ BAZ RAPORUNU REDDETTİ
Şükrü Eroğlu, dosyadaki gizli tanığın ‘Valinin oğlu öldürdü, koruma polisi de Gülistan’ın cesedini gömdü” iddiasını ise reddetti. Eroğlu’na telefonunun daraltılmış baz raporuna göre 13 Ocak 2020 günü saat 11.34-13.46 arası Doku'nun cesedinin bulunduğu iddia edilen Pertek Koçpınar köyünü de içine alan bölgede sinyal verdiğinin tespit edildiği söylendi.
Eroğlu'na bu bölgeye neden gittiği sorusuna “Bu köye kesinlikle hiç gitmedim ama bilmediğim halde program gereği o bölgeye gittiysem ya da geçtiysem ekipçe ve vali beyle birlikte gitmişimdir. Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum" cevabını verdi.
GİZLİ TANIK NE DEMİŞTİ?
Gizli tanık, Mustafa Türkay Sonel’in Sarı Saltuk Viyadüğü civarında Gülistan’ı “Uzi ya da Akrep tipi” bir silahla başından vurarak öldürdüğünü iddia etti. Tanık ayrıca, Şükrü Eroğlu ile bir korucunun genç kadının cansız bedenini gömdüğünü öne sürdü.





