Kahve, enerji vermesi ve odaklanmayı artırması nedeniyle dünyanın en çok tüketilen içeceklerinden biri olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, kahvenin tip 2 diyabet riskini azaltabileceğini, kalp ve beyin sağlığını destekleyebileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, aşırı kafein tüketiminin bazı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
3 BELİRTİYE DİKKAT ÇEKTİ!
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi'nde (NHS) görev yapan Dr. Sooj, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, özellikle uyku bozukluğu, anksiyete veya kalp çarpıntısı yaşayan kişilere kahve tüketimlerini gözden geçirmeleri çağrısında bulundu.
“SABAH İÇİLEN KAHVENİN ETKİSİ GECE SAATLERİNDE BİLE SÜRÜYOR”
Takipçilerine seslenen Dr. Sooj, "Lütfen içtiğiniz kahve miktarını azaltın. İdeal olarak tamamen bırakın" ifadelerini kullandı. Kahvenin vücutta uzun süre kaldığını belirten doktor, sabah tüketilen kafeinin gece saatlerinde bile etkisini sürdürebileceğini söyledi.
Dr. Sooj, "Kahvenin yarı ömrü uzundur ve düşündüğünüzden çok daha uzun süre vücutta kalır. Bu nedenle sabah içilen kahve, gece yatmadan önce hâlâ etkisini sürdürebilir ve uyku kalitesini ciddi şekilde düşürebilir" dedi.
Öte yandan İngiltere Sağlık Sistemi, günde dört fincandan fazla kahve tüketiminin kan basıncını yükseltebileceği konusunda uyarıyor. İngiliz Kalp Vakfı diyetisyeni Victoria Taylor ise çoğu insan için günde dört ila beş fincan çay veya kahve tüketiminin güvenli kabul edildiğini belirtti.
Taylor, araştırmaların bu düzeydeki kafein tüketiminin kalp sağlığına zarar vermediğini, kolesterol seviyeleri ve kalp ritmi üzerinde olumsuz bir etki göstermediğini ifade etti. Ancak bazı kişilerin kafeine karşı daha hassas olduğunu ve kalp çarpıntısı yaşayabileceğini hatırlattı.
Uzmanlar, kafeinin yalnızca kahvede değil, çay, yeşil çay, enerji içecekleri, kola ve çikolatada da bulunduğunu vurguluyor. Özellikle uyku sorunları, anksiyete veya kalp çarpıntısı yaşayan kişilerin günlük kafein tüketimlerini kontrol etmeleri ve gerekirse azaltmaları tavsiye ediliyor.





