Terörsüz Türkiye süreci kapsamında atılması planlanan yasal ve idari adımlar, takvim tartışmaları ile Abdullah Öcalan’ın “statüsü” başlığı etrafında yoğunlaştı. AK Parti, öncelikle örgütün silah bırakmasını beklerken; DEM Parti ve PKK kanadı ise yasal düzenlemelerin önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

AK Parti, MHP ve DEM Parti cephesinden yapılan açıklamalarda sürece ilişkin olumsuz bir tablo çizilmezken, özellikle yasal düzenlemelerin hangi aşamada gündeme alınacağı konusunda taraflar arasındaki görüş ayrılığının sürdüğü belirtiliyor.

AK Parti ve hükümet, yasal düzenlemeler için PKK’nın silah bıraktığının sahada somut şekilde tespit ve teyit edilmesi gerektiği görüşünü koruyor. Buna karşılık örgüt ve DEM Parti, yasal adımlar atılmadan silah bırakmaya sıcak bakmıyor. Bu nedenle AK Parti, silah bırakma gerçekleşmeden yapılacak bir yasal düzenlemeyi riskli buluyor. Bu konuda AK Parti içinde farklı görüşler de dile getiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan toplantılarda yasal düzenlemelerle ilgili çalışmaların silah bırakma ile eş zamanlı yürütülmesine yönelik değerlendirme yapıldı. Ancak, AK Parti'deki ağırlıklı görüş, PKK'nın somut olarak silah bıraktığının tespit edilmeden herhangi bir adım atılmaması yönünde.

TAHKİMAT YAPIYORLAR

Türkiye Gazetesi'nden Yücel Kayaoğlu'nun haberine göre; AK Parti kaynakları, süreçle ilgili hukuki bir çerçevenin belirlenmesi gerektiğini, bunun da örgütün atacağı adımlara bağlı olduğunu belirterek, "Ama şu anda somut gelişme yok, tam tersine tahkimatı artırıyorlar. Silah depolarını, mağaraları boşaltmıyorlar. DEM Parti bunu gündeme getirmiyor hiç. Örgütte silah bırakmaya direnen bazı gruplar var. Asıl onlar problem çıkarıyor. Süreci de uzatıyorlar. Bazı mağaralara silah takviyesi yapılmış. Eğitim veriliyor. Bunlar ortadayken ne için yasa çıkaracağız? Silah bırakmadan biz ihtimaller üzerine yasa yapmayız" dedi.

MEVCUT KANUNLAR YETERLİ

DEM Parti tarafından gündeme getirilen, geçen yıl silah bırakan grubun hukuki bir düzenleme olmadığı için Türkiye'ye gelemedikleri iddiasına ise AK Parti kurmayları, "Şu anda mevcut kanunlarımız buna elveriyor. Silah bırakmışsa, suça karışmamışsa, Türkiye'ye gelmek istiyorlarsa gelsinler. Suç yoksa ceza da yoktur. Örneğin Diyarbakır annelerinden çocuklarından dönenler oldu. Mevcut kanunlar kapsamında geldiler. Ancak örgüt tümden silah bırakıp, sahada da bunu somut olarak görürsek elbette çerçeve bir yasa çıkarılacaktır" görüşünü dile getirdi.

STATÜ VERİLEMEZ

DEM Parti'nin gündeme getirdiği, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin de destek verdiği PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a hukuki statü tanınması önerisine ise AK Parti soğuk bakıyor. AK Parti yönetimi, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olan birisine hukuki bir statü verilmesinin mümkün olmayacağı ve bu konuda bir ayrıcalık tanınamayacağı görüşünde. Ancak AK Parti, ara formüller üzerinde değerlendirme yapılabileceğini dile getiriyor. AK Parti; hukuki bir statü yerine, Öcalan'ın İmralı'daki şartlarının esnetilmesinin, Kandil'le doğrudan iletişim kurabilmesinin ve gazeteciler, akademisyenler gibi toplumun farklı kesimleri ile görüşmeler yapabilmesinin önünün açılmasına sıcak bakıyor. AK Parti kaynakları, Öcalan'ın iletişim kanallarının esnetilmesinin örgüt üzerinde baskıyı artıracağına da dikkat çekiyor ve "Bu sürecin üç ana aktörü var, Cumhurbaşkanı, Sayın Bahçeli ve Öcalan. Öcalan için bu statüden daha önemli ne olabilir?" değerlendirmesini yapıyor.

Kaynak: TÜRKİYE GAZETESİ