Türkiye’de kumar bağımlılığına dair kapsamlı bir çalışma yayımlayan Enstitü Sosyal, dikkat çekici bulgular paylaştı. Rapora göre bağımlıların büyük çoğunluğunu erkekler oluştururken, oran yüzde 97 olarak belirlendi; kadınların oranı ise yüzde 3’te kaldı. Kumar bağımlılığının en yaygın görüldüğü yaş aralığının 26–35 olduğu, bu grubun toplam içindeki payının yüzde 49,74’e ulaştığı ifade edildi. Araştırma ayrıca evli bireyler arasında da bağımlılık oranlarının yüksek seyrettiğini ortaya koydu.

Raporda, yaş gruplarına göre kumar tercihlerinin farklılaştığına dikkat çekildi. Gençlerde dijital ve kolay erişilebilen oyunlar öne çıkarken, özellikle casino oyunları ve spor bahisleri tercih ediliyor. Orta yaş grubunda dijital kumar eğilimi devam ederken geleneksel oyunlara da yönelim artıyor. İleri yaşlarda ise okey, at yarışı ve benzeri klasik oyunların daha yaygın olduğu görülüyor. Sanal kumara ilk adımda en sık tercih edilen türün ise spor bahisleri olduğu vurgulanıyor.

Yoksullukla İlgisi Yok

Kumar bağımlılığından kurtulmak için YEDAM’a başvuranların büyük çoğunluğunun lise ve üniversite mezunlarından oluştuğu görülüyor. Katılımcıların yüzde 44,3’ü üniversite, yüzde 42,4 lise mezunu, başvuruların toplamda yüzde 86,7’si en az lise düzeyinde eğitim almış kişilerden oluşuyor. Bu yüzden dijital kumarın sadece düşük eğitim düzeyine sahip ve yapısal olarak dezavantajlı gruplara özgü bir davranış olmadığı aksine beyaz yaka çalışanları çok fazla dijital kumar tuzağına düştüğü belirtiliyor. Dijital kumarın yalnızca işsizlik ya da mutlak yoksullukla ilişkili bir davranış biçimi olmadığı, istikrarlı gelir sahibi kişilerde dahi farklı psikososyal motivasyonlarla gelişebileceği görülüyor. YEDAM’a başvuranların yüzde 84,5’i meslek sahibi kişilerden oluşuyor. Başvuru yapanların ekonomik durumlarının yüzde 44,1’i ekonomik durumu orta, yüzde 21,1 kötü, yüzde 6,9’u ise çok kötü olarak değerlendiriliyor.

Arkadaş Çevresi Kumar Başlangıcında Etkili

YEDAM’a yapılan başvuruların coğrafi dağılımına bakıldığında, başvuruların yüzde 32,7’sinin İstanbul, yüzde 8,9’unun Ankara, yüzde 4,9’unun İzmir, yüzde 3,6’sının Bursa ve yüzde 3,5’inin Kocaeli’den geldiği görülüyor. Kumarla tanışma ve başlamada en etkili faktörün arkadaş çevresi olduğu tespit edildi; bu durum kumarın çoğu zaman bireysel bir tercih değil, sosyal etkileşim ve normalleşme süreciyle bağlantılı olarak geliştiğini ortaya koyuyor.

İkinci sırada merak duygusu yer alıyor. Heyecan arayışı, dürtüsellik, depresyon, umutsuzluk ve anksiyete gibi psikolojik faktörler, hem kumarın sonucu hem de başlama gerekçesi olarak öne çıkıyor. Bağımlı bireylerde ise kazanma hırsı sürekli hale gelirken, kayıpları telafi etme çabası bağımlılık döngüsünü besliyor.

Borçlanma açısından bakıldığında, bağımlıların büyük kısmının 100 bin TL’nin üzerinde borcu bulunuyor. Erkek katılımcıların yüzde 52’si borcu aileden, yüzde 28’i bankalardan, yüzde 8’i akrabalardan alırken, bazı kadın bağımlılar tefecilere başvuruyor.

Kaynak: Yeni Şafak