Dyt. Güneşsu, sahurun kahvaltı niteliğinde planlanmasının en doğru yaklaşım olduğunu belirterek, bu öğünde uzun süre tok tutan ve susuzluk hissini artırmayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Protein açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını söyleyen Güneşsu, özellikle şu gıdaların sahur için ideal olduğunu dile getirdi.

Güneşsu, süt, yumurta, az tuzlu peynir çeşitleri, çiğ kuruyemişler ve yulaf. Bu besinlerin hem dengeli enerji sağladığı hem de gün içinde kan şekeri dalgalanmalarını önlemeye yardımcı olduğunu kaydetti.

Sahurda haşlanmış yumurta veya az yağlı omlet tüketiminin kaliteli protein kaynağı olması nedeniyle önemli olduğuna dikkat çeken Güneşsu, fındık, ceviz ve bademin de sağlıklı yağ ve protein içerikleri sayesinde besleyici bir alternatif sunduğunu söyledi.

Domates, salatalık ve yeşilliklerin hem posa içerikleri hem de vitamin-mineral katkılarıyla sahurda mutlaka yer alması gerektiğini belirten Güneşsu, bu besinlerin sindirimi desteklediğini ve gün boyu daha dengeli bir tokluk hissi sağladığına dikkat çekti.

Tok tuttuğu düşünülse de hamur işleri, tatlılar, beyaz ekmek, pilav, makarna ve ağır et yemeklerinin sahur için uygun olmadığına hatırlatan Dyt. Hilal Şahin Güneşsu, bunun yerine; tam buğday ekmeği ile hazırlanmış sandviç veya tost, süt ya da yoğurt içine eklenen yulaf, çiğ kuruyemiş ve tarçın ilavesi gibi seçeneklerin daha dengeli bir öğün oluşturduğu belirtti.

Dyt. Güneşsu, "Sahur sonunda tüketilen kuru meyvelerin tatlı isteğini sağlıklı şekilde karşılıyor, aynı zamanda lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Sahurda da iftarda olduğu gibi porsiyon kontrolünün ihmal edilmemesi gerekiyor. Dengeli bir sahur planının hem kilo kontrolü hem de daha rahat bir oruç sürecine destek oluyor" dedi.

Kaynak: İHA