11’inci Yargı Paketi kapsamında yaklaşık 50 bin hükümlünün tahliye edilmesinin ardından, ceza infaz sistemine yönelik yeni bir düzenleme için hazırlıklara başlandı. Uzun süredir tartışılan infaz rejiminde, mevcut hükümlerin daha sade, anlaşılır ve kalıcı bir yapıya kavuşturulmasını amaçlayan çalışmaların başlatıldığı bildirildi.
Türkiye Gazetesi’nden Yücel Kayaoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, infazda adalet ve eşitliği sağlamayı hedefleyen düzenlemenin yıl içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesi öngörülüyor. AK Parti’nin hukukçu kurmayları, çalışmanın üç aşamalı bir plan doğrultusunda yürütüleceğini, ilk aşamada ise farklı suçlara uygulanan infaz süreleri arasındaki farklılıkların giderilmesinin amaçlandığını belirtiyor.
İnfaz süreleri eşitlenecek
AK Parti kaynakları, "Adli suçlarda mahkûmlar cezasının yarısını cezaevinde geçirdikten sonra şartlı salıverilmeden yararlanabiliyor. Terör suçlarında süre dörtte üçe kadar, diğer bazı suçlar bakımından ise üçte ikiye kadar çıkıyor. Yapılacak düzenleme ile infaz sürelerinin eşitlenmesi öngörülüyor. Ancak, kadın, çocuk, anne-baba, kardeş katilleri, taciz ve tecavüzcüler gibi toplum vicdanını rahatsız eden suçlar için ise daha yüksek infaz süresi olması planlanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Aynı suçu işleyip benzer cezalar alan hükümlülerin, farklı tarihlerde yargılanmaları nedeniyle değişik infaz rejimlerine tabi tutulmasının ceza adaletine zarar verdiği görüşü dile getiriliyor.
Cezanın yarısını tamamlayanlar serbest kalabilecek
Düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumunda, 10 yıl hapis cezasına çarptırılan bir hükümlü, cezasının 5 yılını cezaevinde geçirdikten sonra kalan süresini denetimli serbestlik kapsamında infaz edebilecek. Aynı şekilde, mevcut durumda cezasının yüzde 50’sini doldurmuş olan hükümlüler için de tahliye imkânı doğacak.
İyi hâl kriteri belirleyici olacak
Süreçte, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının yapacağı iyi hal değerlendirmeleri kritik rol oynayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanlığı arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, kararların objektif ve ölçülebilir kriterlere dayanması gerektiği vurgulandı. Planlanan yeni düzenlemeyle birlikte, cezaevi gözlem kurullarının çalışma usullerine ilişkin bazı değişikliklerin de hayata geçirilmesi öngörülüyor.
Hükümlü sıkı takipte olacak
Bu çerçevede, suçun niteliğine uygun özel bir denetim sistemi devreye alınacak. Gözlem kurullarında görev yapan psikolog, pedagog ve psikiyatri uzmanlarının rolü güçlendirilecek. Böylece hükümlülerin gerçek anlamda pişmanlık duyup duymadığı, tahliye sonrası yeniden suç işleme riski taşıyıp taşımadığı ve topluma uyum sağlayıp sağlayamayacağı daha sağlıklı biçimde değerlendirilecek. Topluma uyum gösterebileceği tespit edilenler, şartlı salıverme hükümlerinden faydalanabilecek.
Üçüncü aşamada ise, şartlı salıverme kapsamında kalan cezalarını cezaevi dışında tamamlayacak kişilerin izlenmesine yönelik düzenlemeler hayata geçirilecek. Bu süreçte, söz konusu kişilere ve ailelerine psikolojik destek başta olmak üzere gerekli tüm destekler sağlanacak. İstihdam imkânları oluşturulacak, mesleki eğitim desteği verilecek. Böylece bu kişilerin yeni bir yaşam kurmaları ve topluma kazandırılmaları hedeflenecek.





