Fransız Rivierası’nda bir otomobil bayisinde 1998’den beri çalışan Thomas, Nisan 2019’da aynı gruba bağlı başka bir şirkette ticari direktör olarak görevlendirildi. Pandemi sonrası işine döndüğünde ekibine yeterince destek vermediği, sipariş süreçlerinde hata yaptığı ve önemli müşterilerle yeterince ilgilenmediği öne sürülen Thomas, 24 Haziran 2020’de görevden uzaklaştırıldı.

Savunma görüşmesine kendisine bildirim yapılmadığı gerekçesiyle katılmayan Thomas’ın işine, 22 Temmuz 2020’de ağır kusur gerekçesiyle son verildi.

ŞİRKET YÖNETİCİSİNİN ADININ ALTINA BAŞKASININ İMZASI ATILMIŞ

Ancak tebliğ edilen mektubu inceleyen Thomas, belgede şirket yöneticisinin adı yazmasına rağmen imzanın aynı gruptaki başka bir şirketin insan kaynakları müdürüne ait olduğunu fark etti. Şirket yönetimi bu kişinin maaş işlemlerini yürüttüğünü savunsa da Thomas, ilgili yöneticinin kendisini feshetme yetkisi olmadığını belirterek konuyu yargıya taşıdı.

İş mahkemesi Ekim 2021’de Thomas’ın başvurusunu reddetse de temyiz süreci seyri tamamen değiştirdi. Temyiz Mahkemesi, mektubu imzalayan insan kaynakları yöneticisinin işveren adına hareket etme yetkisinin kanıtlanamadığına hükmederek feshin geçersiz ve haksız olduğuna karar verdi.

Fransız basınında yer alan haberlerde, iş hukuku uzmanı Alix Hirlemann’ın da vurguladığı üzere, aynı şirketler grubu içinde yer almanın fesihte otomatik temsil yetkisi doğurmadığı ve yapılan yetki hatasının sonradan düzeltilemeyeceği hukuken tescillendi.

Temyiz kararının 1 Nisan 2026’da Yüksek Mahkeme tarafından onaylanmasıyla birlikte Thomas, kıdem, ihbar, haksız fesih tazminatları, aşağılayıcı süreç tazminatı ile birikmiş maaş ve izin alacaklarıyla birlikte toplam 242 bin 595 euro (yaklaşık 13 milyon TL) ödeme almaya hak kazandı.

Kaynak: Türkiye Gazetesi