İmamoğlu’nu “siyasi tutuklu” olarak nitelendirmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, buna karşın tutuklanmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ile hakkında yürütülen davaların birbirinden ayrı ele alınması gerektiğini belirterek, adaylık sürecinin söz konusu davaları doğrudan siyasi hale getirmeyeceğini savundu. İmamoğlu’nun adaylığı için kendisinin de oy kullandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, yargı süreci ile siyasi adaylığın farklı başlıklar olduğunu dile getirdi.
İmamoğlu’nun yargılandığı davalara da değinen Kılıçdaroğlu, kamu görevinde bulunan kişilerin her türlü harcama ve işlem konusunda hesap verebilir olması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu ayrıca, İmamoğlu’nun önündeki hukuki engellerin ortadan kalkması ve yeniden cumhurbaşkanı adayı olması halinde muhalefet partileri arasında işbirliğine açık olduğunu belirtti. Muhalefetin seçim başarısı için ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, müzakere ve istişareye her zaman hazır olduğunu ifade etti.
Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin YENİ Parti’yi kurmasının CHP’ye etkisini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, tabanda büyük bir kopuş yaşanmadığını savunurken partinin belirli ölçüde güç kaybedebileceğini kabul etti. Bu kaybın zaman içinde telafi edileceğini söyledi.
38. Olağan Kurultay hakkında verilen mutlak butlan kararına ilişkin davada herhangi bir taraf olmadığını da belirten Kılıçdaroğlu, davayı açmadığını, ifade vermediğini ve sürecin hiçbir aşamasında yer almadığını kaydetti.
İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olması ve Erdoğan'a rakip görülmesi nedeniyle tutuklandığı yönündeki tartışmaların hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, adaylıkla dava sürecini birbirinden ayırdığını söyledi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yaptığı ön seçimde İmamoğlu'na oy verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır. Bu davalar ayrıdır" dedi. Kişinin her ortamda hesap vermeye hazır olması gerektiğini vurguladı.
Bununla birlikte İmamoğlu'nun tutuklanmasını doğru bulmadığını yineledi.
Gözaltı sonrasında evini ziyaret ettiğini ve çıkışta yaptığı açıklamada da bu tutumunu dile getirdiğini belirterek, "Yargılanabilir ama tutuklanmasını doğru bulmadım. Bugün de aynı görüşteyim" dedi.
Kendisinin de yargılandığını ve mahkemeye giderek ifade verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, yargılama sonucunda delil ve bulgulara göre karar verileceğini, belediye başkanının ise bu süreçte görevine devam etmesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu'nun adaylığında işbirliğine açık kapı: 'Yüzde 51'i nasıl alacaksınız?'
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve cumhurbaşkanı adayı olması halinde, iktidara karşı işbirliğine açık olduğu mesajını verdi.
İmamoğlu'nun YENİ Parti'de bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, onun olası adaylığı etrafında bir araya gelip gelmeyecekleri sorusuna, "Onun için temas kurulması lazım. Görüşülmesi lazım" yanıtını verdi.
İşbirliğine açık olup olmadığına ilişkin takip sorusu üzerine, muhalefetin seçimi kazanabilmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı:
"Şimdi yüzde 51'i nasıl alacaksınız? İş birliği yaparak. İş birliği yapmadan nasıl alacaksınız?"
2023'teki seçimlerde kendilerinin ittifak kurduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Erdoğan da yapmak zorunda kaldı" diyerek iktidarın da işbirliğine ihtiyaç duyduğuna işaret etti. Önümüzdeki seçimlerde de çoğunluğa ulaşmak için işbirliğinin gerekli olacağını söyledi.
İstişare ve müzakereye açık olduğu yönündeki değerlendirmeye ise "Her zaman" karşılığını verdi.
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "24 saat çok uzun bir süredir" sözünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, siyasi ilişkilerde ülkenin çıkarlarının belirleyici olması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
"Siyasette kin, öfke, düşmanlık olmaz. Siyasette tek şey vardır, önemli olan ülkenin çıkarları ve o ülkede yaşayan insanların huzuru."





