SGK Uzmanı Özgür Erdursun, 2027 Ocak ayında yapılacak zamların belirlenmesinde 2026’nın son dört ayına ait Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık enflasyon verilerinin belirleyici olacağını ifade etti. Yılın ikinci yarısına yönelik beklentilerini de paylaşan Erdursun, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu:
"Temmuz ayında enflasyon yüzde 1,78, Ağustos ayında ise yüzde 1,84 olarak gerçekleşti. Bizim beklentimiz Eylül ve Ekim aylarında aylık enflasyonun yüzde 1,70’ler, Kasım ve Aralık aylarında ise yüzde 0,80’ler civarında gerçekleşmesi yönünde. ''
''Bu senaryoda 2026 yılı enflasyonunun yüzde 28,5-29 civarında tamamlanacağını tahmin ediyoruz."
Erdursun, en düşük emekli maaşıyla yaşam giderleri arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çekti. Mevcut veriler ve yıl sonuna yönelik beklentiler üzerinden yaptığı değerlendirmede, emeklilerin geçim şartlarının daha da zorlaşabileceğini belirtti:
"Bugün en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için öngördüğümüz yaklaşık yüzde 9,5’lik artış en düşük emekli aylığına da aynı oranda uygulanırsa, Ocak ayında bu rakam yaklaşık 25 bin 800 TL olacak. Peki bu para geçinmeye yetecek mi?"
Erdursun, Ağustos 2026 verilerine göre açlık sınırının 37 bin 388 TL’ye, yoksulluk sınırının 121 bin 786 TL’ye, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 48 bin 305 TL’ye ulaştığını belirterek açıklamalarına şöyle devam etti:
"Eylül-Aralık dönemi için öngördüğümüz enflasyon oranlarını mevcut rakamlara uyguladığımızda yıl sonunda açlık sınırının yaklaşık 39 bin 300 TL’ye, yoksulluk sınırının 128 bin TL’ye, bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin ise 50 bin 800 TL’ye yaklaşabileceğini hesaplıyoruz. Bu durumda Ocak ayında yaklaşık 25 bin 800 TL olması beklenen en düşük emekli aylığı ile 39 bin 300 TL civarındaki açlık sınırı arasında yaklaşık 13 bin 500 TL’lik bir fark ortaya çıkacak."
Maaş artışlarının vatandaşın alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını ifade eden Erdursun, sorunun geçici zamlarla çözülemeyeceğini ve kalıcı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Çözüm için intibak düzenlemesine dikkat çeken Özgür Erdursun, köşe yazısını şu ifadelerle tamamladı:
"Enflasyon farkı, gerçek anlamda bir refah artışı değildir. Emekli ve çalışan fiyat artışlarını önce markette, pazarda, kirada ve faturalarında yaşıyor.''
''Enflasyon farkını ise daha sonra maaşında görüyor. Bu nedenle 2027 Ocak ayında yalnızca enflasyon farkını değil, emeklilerin gelirlerini kalıcı biçimde iyileştirecek ilave artış ve intibak düzenlemesini de konuşmamız gerekiyor. Aksi halde maaşlardaki rakam artacak ancak geçim sıkıntısı devam edecek. 2027’de enflasyon farkı yetmez. Emekliye ilave artış ve intibak şart."





