Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2025 yılı kazançlarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilmesi için belirlenen süre sona eriyor.

Beyan süresinin bitimine son üç gün kalırken, mükelleflerin tüm gelir kalemlerini eksiksiz, doğru ve zamanında bildirmeleri gerekiyor. Bu kapsamda özellikle kira gelirleri, beyana tabi ücretler, faiz ve temettü gibi menkul sermaye gelirleri ile değer artış kazancı elde edenlerin yasal süre içinde beyannamelerini sunmaları önem taşıyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sistemler sayesinde mükellefler artık kapsamlı biçimde izleniyor. Bankalar, finans kuruluşları ile kamu ve özel sektörden elde edilen veriler tek merkezde toplanarak beyan sistemleriyle entegre ediliyor. Böylece mükelleflerin bildirimleri ile gerçek ekonomik faaliyetleri karşılaştırılıyor; para hareketleri, tahsilatlar ve işlem hacimleri üzerinden yapılan analizlerle uyumsuzluklar tespit edilerek beyan dışı gelirlerin ortaya çıkarılması kolaylaştırılıyor.

Öte yandan sistem; gelir ile beyan edilen kazanç arasındaki farkları, olağan dışı ciro değişimlerini ve sektörle uyumsuz finansal davranışları analiz ederek dikkat çekici sapmaları belirliyor. Bu doğrultuda sürekli zarar bildiren işletmeler, düşük ya da matrahsız beyanname verenler, sektör ortalamalarından belirgin şekilde ayrışan mükellefler ile banka ve POS verileriyle beyanları arasında uyumsuzluk bulunanlar öncelikli olarak incelemeye alınıyor.

Yapılan sektörel analiz ve karşılaştırmalar sonucunda, uzun süre zarar eden veya düşük kar bildiren işletmelerin, ticari bir sonuçtan ziyade detaylı incelenmesi gereken önemli bir risk göstergesi olduğu değerlendiriliyor.

Ayrıca, Mekansal Veri Analizi (MEVA) Projesi'yle gayrimenkul sektörüne yönelik alım-satım işlemleri detaylı incelenerek kapsamlı fiyat analizleri gerçekleştiriliyor.

Taşınmazların konumu, imar durumu, metrekare birim değerleri, bölgesel arz-talep dengesi, ulaşım olanakları ve sosyoekonomik göstergeler birlikte değerlendiriliyor.

Uydu görüntüleri, tapu kayıtları ve coğrafi bilgi sistemleri verileri entegre edilerek, piyasa değerinden sapmalar tespit ediliyor. Böylece, satış bedeli ile beyan edilen değerler karşılaştırılıyor, benzer nitelikteki taşınmazlara ilişkin emsal analizleriyle fiyat tutarlılığı sorgulanıyor ve anomali gösteren işlemler riskli olarak belirleniyor.

Kira gelirleri analiz ediliyor

Gelir İdaresi Başkanlığı, kira gelirlerine yönelik denetimlerini saha çalışmalarıyla da güçlendiriyor. Kiracılar ve ev sahipleriyle yapılan doğrudan görüşmelerden elde edilen veriler; elektrik, su ve doğal gaz abonelik bilgileriyle birlikte çapraz şekilde inceleniyor. Kullanım sürekliliği, tüketim yoğunluğu ve abonelik sahipliği gibi kriterler dikkate alınarak taşınmazların fiili kullanım durumu yüksek doğrulukla belirleniyor. Bu sayede dönemsel tüketim verileri üzerinden kira ilişkisinin varlığı ve devamlılığı analiz ediliyor.

Elde edilen bulgular doğrultusunda, beyan edilen kira gelirleri ile gerçek kullanım ve piyasa koşullarına göre oluşan kira değerleri karşılaştırılıyor. Böylece düşük beyan, hiç beyan etmeme ya da muvazaalı (danışıklı) kullanım gibi riskli durumlar tespit edilebiliyor.

Öte yandan menkul sermaye iradı kapsamındaki gelirler için yapılan denetimler de genişletildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verileri kullanılarak; hisse senedi işlemleri, temettü ve kâr payı dağıtımları, portföy büyüklükleri ve işlem hacimleri detaylı biçimde analiz ediliyor. Bu veriler mükelleflerin beyanlarıyla karşılaştırılarak uyumsuzluklar, eksik bildirimler ve riskli işlemler ortaya çıkarılıyor.

Özellikle yüksek gelir grubundaki mükellefler için yoğunlaştırılan bu incelemelerde, gelirlerin sürekliliği, dağıtım dönemleri ve yatırım davranışları da dikkate alınarak kapsamlı risk analizleri oluşturuluyor.

"Vergiye gönüllü uyumun artırılması temel öncelik"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eksik yapılan veya hiç yapılmayan beyanlar nedeniyle mükelleflerin ilerleyen süreçte cezalı tarhiyat, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi mali yaptırımlarla karşılaşabileceğine dikkati çekerek, "Gelişmiş analiz ve karşılaştırma sistemleri sayesinde beyanlar ile gelir arasındaki uyumsuzluklar hızlı ve etkin şekilde tespit edilebiliyor. Mükelleflerimizin, herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için son gün yoğunluğunu beklemeden beyannamelerini gözden geçirmesi ve eksikliklerini tamamlaması önem taşıyor." dedi.

Vergiye gönüllü uyumun artırılmasının, hem kamu maliyesinin sürdürülebilirliği, hem de vergi adaletinin sağlanması açısından temel öncelik olduğunu belirten Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Şimşek, dijitalleşme ve yapay zeka destekli denetim altyapısı sayesinde, daha şeffaf, adil ve etkin bir vergi sisteminin güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Kaynak: Dünya Gazetesi