Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, “Enflasyon Raporu 2026-I” başlıklı sunumunda yıl sonu beklentilerini kamuoyuyla paylaştı.
Karahan, 2026 yılı için enflasyonun yüzde 15–21 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirtti. 2027 yıl sonunda ise enflasyonun yüzde 6–12 bandına düşmesinin öngörüldüğünü açıkladı.
Ayrıca 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin ara hedeflerin sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 seviyelerinde korunduğunu ifade eden Karahan, 2028 yılı için ara hedefin yüzde 8 olarak belirlendiğini duyurdu.
Merkez Bankası Başkanı Karahan'ın sunumunda öne çıkanlar şöyle:
Fiyat istikrarının sağlanması doğrultusunda geçen yıl enflasyonda sağlanan gelişmeyi kıymetli buluyoruz. Sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmeye devam etmek için. önümüzdeki dönemde tüm para politikası araçlarını kullanmaya devam edeceğiz.
Enflasyon rakamlarının arka planında, kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gösteren ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Nitekim bu gelişme, dezenflasyon sürecinin bundan sonraki seyrinde anahtar unsurlardan biri olacak.
Sıkı para politikamızın sonucu olarak talep kompozisyonunda dengelenme devam ediyor.
Son çeyrekte sanayi üretimi yatay seyretti; hizmet sektörü de 2. çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte de sürdürdü.
Manşet işsizlik oranının dördüncü çeyrekte gerilediğini görüyoruz.
Cari açığın ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz
Çıktı açığı göstergelerinin ortalaması, önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar yukarı kaymakla birlikte, son çeyrekte halen negatif düzeye işaret ediyor.
2026 yılında, cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz.
Enflasyona gıda etkisi, şubata da sarkacak
Bir önceki Rapor dönemine kıyasla, tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye geriledi.
Gıda enflasyonu oynak bir seyir izleniyor. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, ocak ayında olumsuza dönen hava koşulları sonucunda belirgin biçimde yükseldi.
Ocak ayında enflasyonun üst banda yaklaştığı, bunda gıda fiyatlarının etkili olduğu görüldü. Şubat ayına da bir miktar sarkma olacak.
Kira enflasyonunda ana eğilim aşağı yönlü
2025 yılında da hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetleri etkili oldu. Kutu çalışmamızda da ayrıntılarıyla göreceğiniz üzere, çeşitli senaryolar altında kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor.
Eğitimde fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz.
Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz
Dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamını sağlamak için, sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz.
Türk lirası likidite yönetiminde operasyonel esnekliğin korunabilmesi için APİ portföy büyüklüğünün desteklenmesi önem arz ediyor. Yıl içinde kademeli alımlarımızla APİ portföyünü desteklemeye devam edeceğiz.
Faiz adımları, mevduat ve krediye önemli ölçüde yansıdı
Veriler, politika faizi adımlarımızın, mevduat ve kredi fiyatlamalarına önemli ölçüde yansıdığını gösteriyor.
Kredi büyümesini dezenflasyon süreciyle uyumlu tutmak ve parasal aktarımı güçlendirmek amacıyla son dönemde ilave adımlar attık.
TL mevduat payının yaklaşık yüzde 59 ile tarihsel ortalamasına yakın seyrettiğini görüyoruz.
Enflasyon tahminleri belli oldu
2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor.
Enflasyon ara hedefimizi ise, 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdüreceğimiz temkinli sıkı para politikası duruşumuz; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecek.
Her zaman altını çizdiğim gibi, fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul niteliğinde. Bu bağlamda, enflasyonu belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde düşürmek için ne gerekiyorsa yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

