17 Ağustos 1999 depreminin Türkiye’nin yapılaşma anlayışındaki eksiklikleri acı bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Şen, aradan geçen yıllarda inşaat teknikleri, zemin ıslahı, yapı standartları ve denetim süreçlerinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.
Şen, “Deprem gerçeği, yasa koyucular başta olmak üzere neyi ne kadar eksik yaptığımızı, hatalarımızı bize tüm acı yüzü ile göstermiştir. Ancak geldiğimiz noktada inşaat yapım tekniğindeki yasal iyileştirmeler, yeni yöntemler, zemin ıslahları ve standartlar çok ileri seviyelere gelmiştir. Bu yeni standartlar ekonomik yükleri de beraberinde getirmekle birlikte gerçekten oldukça sağlam yapıların üretilmesine vesile olmaktadır” dedi.
“GELİŞİM VE DEĞİŞİM DEVAM EDİYOR”
İnşaat sektöründe edinilen tecrübeye rağmen yapı mevzuatı ve uygulamalarında gelişimin sürdüğüne dikkat çeken Şen, yeni düzenlemelerle birlikte yapı üretimindeki sorumlulukların da farklılaştığını belirtti.
Şen, “İnşaat sektörümüzde bu kadar tecrübe edinmemize rağmen gelişim ve değişim bitmedi, devam ediyor. Yeni düzenlemelerde inşaattaki kusur yükü müteahhitten alınmış, daha çok yapı denetim ve şantiye şefi üzerine bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.
“KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BÜYÜK RESİM GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
6306 sayılı kanunla birlikte kentsel dönüşüm kavramının Türkiye’nin gündemine girdiğini hatırlatan Sabri Şen, devletin riskli yapıların yenilenmesi noktasında önemli yetkiler üstlendiğini belirtti.
İnegöl’de de kentsel dönüşüm konusunda ciddi çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Şen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan kentsel dönüşüm strateji belgesinin hazırlanmasından dolayı İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ve ekibine teşekkür etti.
Ancak dönüşüm çalışmalarının şehir planlamasının bütünlüğü içerisinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Şen, şöyle devam etti:
“Planlamanın bir aşaması ve ilkesi, hatta prensibi gereği her ne olursa olsun 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı tanımlamaları dahilinde yürütülmeli ya da ilgili plan revize edilmelidir. Günün sorunlarını çözerken geleceğe daha büyük sorunlar bırakmak gibi bir şehircilik bakışımız olmamalıdır. Her adımımız, her kararımız şehir planlamasının bir parçası şeklinde yürütülmelidir. Gelen yönetimler bu plana hizmet etmelidir. Bölgesel dönüşüm uygulamaları bir bütünün, yani büyük resmin bir parçası olmalıdır.”
“BURSA VE İNEGÖL, ‘YARISI BİZDEN’ KAPSAMINA ALINMALI”
Bursa’nın sanayi ve üretim açısından Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Şen, Bursa ve İnegöl’ün deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm desteklerinden daha güçlü şekilde yararlandırılması gerektiğini söyledi.
Şen, İstanbul’da uygulanan “Yarısı Bizden” benzeri bir desteğin Bursa için de hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Sanayi ve üretim şehri Bursa’mız, hatta İnegöl’ümüz depremlerden etkilenme olasılığı yüksek riskli bölgeler olduğu ve 1. derece deprem kuşağında bulunduğu gerçeği ile bu imkândan faydalandırılmalıdır. Böyle bir imkân ile birlikte riskli yapı stokumuz hızlı bir şekilde azalacaktır” dedi.

“BİNALARIMIZI TEST ETTİRMELİYİZ”
17 Ağustos depreminin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri rahmetle andığını belirten Şen, vatandaşlara da yaşadıkları ve çalıştıkları binaların güvenliğini sorgulamaları çağrısında bulundu.
Şen açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Deprem gerçeği ile yaşamamız gerektiğini ve hayatımızın merkezinde güvenli barınma konusunu almamız gerektiğini vurgulamam gerekiyor. Hepimiz yaşadığımız evlerin, iş yerlerinin mezara dönmemesi için dertlenmemiz ve bu anlamda sorgulamamız lazım. Bulunduğumuz binalar için yapı performans raporu, deprem raporu ya da bina testi hazırlattırıp durumumuzu görmek ve anlamak zorundayız. İnegöl Belediyesi bünyesinde bu hizmet sağlanmaktadır. Bu konuya gereken önemi vermek durumundayız.”
İnegöl Müteahhitler Derneği Başkanı Sabri Şen, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek, benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.





