Özgür Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlanmasına ilişkin soruyu cevapladı.
Konuyla ilgili TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl ile siyasi partilerin grup başkanvekillerinin TBMM Genel Kurulu'nda sergilediği tutumu değerli bulduğunu belirten Özel, bir milletvekili hakkında hazırlanan fezlekelerin gizlilik kapsamında olduğunu ve bu belgelerin milletvekilinin kendisi dışında kimseye verilemeyeceğini söyledi.
"Hepimiz kendi aramızda para topladık"
Soruşturmaya konu iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Özel, "Bunun doğru olmadığı ortaya çıkıyor ama bir an için doğru kabul edelim. Kurultay masrafları için zaten hepimiz kendi aramızda para topladık. Araç kiraladık, gezdik, çalıştık ve birçok masrafa birlikte katlandık. Bu harcamaları partinin kasasından yapacak değildik. Zaten o dönemde parti yönetiminde de değildik." dedi.
"'Listeye giremeyen biri para verdim' diyor"
İddiayı ortaya atan kişinin o dönemde Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu listelerinde yer almadığını, çekirdek ekipte de bulunmadığını belirten Özel, "Bir an için bu parayı verdiğini varsayalım, ortada böyle bir suç yok. Kurultay masrafına katkı yapan biri için nasıl böyle bir suçlama olabilir?" diye konuştu.
Söz konusu suçlamanın kendisine yönelik bir itibar suikastı amacı taşıdığını öne süren Özel, "Adında 'rüşvet' geçiyor. İnsanlar 'Özgür Özel rüşvet almış' diye düşünür. Adam 'Kurultaya giderken masraflara ortak olmak için para verdim' diyor. Lanet olsun vermedi de varsayın ki vermiştir. Biz para birleştirdik, Vito kiraladık. Farz edin ki vermiştir, bunun neresi rüşvet?" ifadelerini kullandı.
Çerçeve Yasa sorusunu da yanıtladı
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özel, "Meclis Genel Kurulu'na geldiğinde YENİ Parti olarak ilk günden bu yana benimsediğimiz genel ve ilkesel tutum doğrultusunda hareket edeceğiz." dedi.
Özel, Meclis'te "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifine ilişkin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile Anayasa ve Adalet Komisyonu üyesi milletvekilleriyle toplantı gerçekleştirdi.
Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Özel, düzenlemenin kendilerine ulaştırıldıktan kısa süre sonra Meclis Başkanlığı'na sunulduğunu belirterek eleştirilerde bulundu.
Kanun teklifiyle ilgili ceza hukuku alanındaki akademisyenlerle kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını aktaran Özel, "Genel olarak akademisyenlerin de ifade ettiği gibi özensiz hazırlanmış, teknik açıdan birçok eleştiriye açık bir teklif ile karşı karşıyayız." dedi.
YENİ Parti olarak teknik ve siyasi değerlendirmeleri birlikte yürüttüklerini belirten Özel, komisyon sürecinde gerekli eleştiri ve önerileri sunacaklarını ifade ederek, "Genel Kurul aşamasında da ilk günden beri benimsediğimiz ilkesel tutum doğrultusunda hareket edeceğiz. Bu aşamadan sonra gidip kanun teklifine imza atma gibi bir düşüncemiz yok. Komisyonda görüşlerimizi ortaya koyacağız, ardından Genel Kurul'da da yer alarak oyumuzu kullanacağız." diye konuştu.
Özel, "YENİ Parti'nin oyunun rengi ne olacak?" sorusuna ise, "YENİ Parti, özellikle komisyon raporunun 6'ncı maddesi kapsamında hazırlanan düzenlemenin daha sağlıklı şekilde yasalaşması için katkı sunacak. 7'nci bölüm demokratikleşmeyi içeriyor. Böylesine önemli ve kalıcı bir sorunu çözmek istiyorsanız, önce sorunu ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak adımlar atmanız gerekir." yanıtını verdi.
"Bu noktada hangi somut adımlar atılabilir?" sorusu üzerine ise Özel, Gezi Parkı davası hükümlüsü olan ve milletvekilliği düşürülen Can Atalay'ın tahliye edilebileceğini, haklarında soruşturma ve dava bulunduğu gerekçesiyle yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarının da görevlerine iade edilebileceğini söyledi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna imza attıklarını hatırlatan Özel, "Biz attığımız imzanın arkasındayız. Tüm yaşananlara rağmen arkasındayız. Bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali için, 'Kürt'ün de Türk'ün de anasının gözünden bir damla yaş akmasın' diye bu kadar zorluğa rağmen doğru yerde durmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.





