30 Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’nin 103. yıl dönümü, Büyükçekmece’de düzenlenen anlamlı etkinliklerle anıldı. Yunanistan’dan gelen mübadillerin karaya ilk ayak bastığı yerlerden biri olan Mimar Sinan İskelesi’nde gerçekleştirilen temsili karaya çıkış töreni, duygusal anlara sahne oldu. Göç yollarında yaşamını yitirenler için denize karanfiller bırakıldı.

Anma programı, bu yıl da mübadillerin 103 yıl önce karaya çıktığı Mimar Sinan İskelesi’nde yapıldı. Etkinliklere, Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, Rum Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, Büyük Mübadele Derneği Başkanı Sabit Semiz, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Olcay Özcan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu yetkilileri ve çok sayıda davetli katıldı.

Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu

Büyükçekmece Belediyesi, Büyük Mübadele Derneği, Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği, Trakya ve Balkanlar Dayanışma ve Kültür Derneği iş birliğinde gerçekleşen törende; Atatürk Anıtı'na çelenk takdimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Mübadele kuruluşlarının ortak bildirisi okundu. Ortak bildiride, 'Bundan tam 103 yıl önce, 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol ile milyonlarca insan, asırlardır 'memleketim' dediği topraklardan koparıldı. Bugün bizler, mübadil kuruluşları olarak; bu büyük ve zorunlu ayrılığın mirasçıları sıfatıyla bir aradayız. Savaşın karanlığında, göç yollarında ve Ege'nin soğuk sularında yitirdiğimiz atalarımızı saygıyla, rahmetle ve hiç eksilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Atalarımızın doğduğu topraklara, tüten bacalarına, bıraktıkları ibadethanelere ve mezarlara yaptığımız her ziyaret; vicdanımıza, hafızamıza ve özlemlerimize yapılan kutsal bir yolculuktur. Gittiğimiz yüzlerce yerleşim yerinde inşa ettiğimiz dostluk ve barış köprüleri, iki halkın kalıcı huzurunun teminatıdır. Mübadelenin 103. yılında, denizlere bıraktığımız karanfiller sadece yitirdiğimiz canlar için değil, aynı zamanda sınırların insanları ayırmadığı, emperyalist planların can almadığı bir dünya özlemi içindir. Atalarımızın hüzünlü hikayesinden aldığımız dersle bir kez daha haykırıyoruz' ifadeleri kullanıldı.

Gülcemal Mübadele Kültür Evi açıldı

Anma programında, mübadele döneminde atalarının giydiği geleneksel kıyafetleri giyen genç mübadiller, izleyicilere göçü denizden teknelerle gelerek canlandırdı. Törenin sonunda mübadele döneminde zorunlu göçe tabi tutulan mübadilleri Yunanistan'dan İstanbul ve İzmir'e taşıyan 'Gülcemal' adlı geminin ismini taşıyan Gülcemal Mübadele Kültür Evi'nin açılışı gerçekleştirildi. Kültür evi, mübadillerin yaşam öykülerinin ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan bir merkez olarak faaliyet gösterecek.

'Mübadelenin öğrettiği değerleri, gelecek kuşaklara aktarmalıyız'

Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara aktarmanın önemli olduğunu belirterek, 'Bugün burada tarihin en hüzünlü ve en büyük zorunlu yolculuklarından biri olan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin geride bıraktığı acıları ve hatıraları saygıyla anmak için bir araya geldik. 30 Ocak 1923'te Lozan'da imzalanan 'Türk ve Rum Nüfusun Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol' ile yüz binlerce insan, doğup büyüdükleri topraklardan koparılarak bilinmeze doğru yola çıkmak zorunda bırakıldı. Bu yalnızca bir yer değiştirme değil, geçmişi geride bırakıp, derin acılar ve büyük belirsizlikler içinde yeni bir hayat kurma mücadelesiydi. Mübadil büyüklerimiz, geldikleri bu topraklarda tüm yokluklara ve zorluklara rağmen çalışkanlıkları, sabırları ve dayanışmalarıyla hayata tutunmuş; kısa sürede bu ülkenin toplumsal ve kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir. Bugün sahip olduğumuz kültürel zenginlik ve birlikte yaşama kültürü, onların emeğinin ve direncinin en somut mirasıdır. Bizlere düşen görev; bu acı dolu tarihsel süreci unutmamak, mübadelenin öğrettiği dayanışma, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü gelecek kuşaklara doğru ve eksiksiz biçimde aktarmaktır. Bu vesileyle; göç yollarının çetin koşullarında yaşamını yitiren tüm mübadil büyüklerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, hatıralarını yaşatan hayattaki çınarlarımıza sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum' şeklinde konuştu.

'İki Memleketli Şarkılar' konseri duygulandırdı

Anma etkinliklerine Atatürk Kültür Merkezi'ndeki programla devam edildi. Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi'nin tarihsel süreci ve göç yollarında yaşanan zorluklarının anlatıldığı belgeselin ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmaların ardından Yunanistan Volos Müzik Okulu Korosu sahne aldı. 60 kişiden oluşan Koronun 'İki Memleketli Şarkılar' isimli konseri salonu dolduran yüzlerce mübadil torununa duygu dolu anlar yaşattı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren anma etkinliklerine bu yıl da ilgi çok yoğun oldu.

Kaynak: İHA