Tıp dünyası, yaşlanan nüfusun en büyük korkusu hâline gelen alzaymırla mücadelede “savunma”dan “atağa” geçiyor. İsveç’teki Lund Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve prestijli Nature Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma, tıp tarihinde yeni bir sayfa açtı. Geliştirilen yeni yöntem, basit bir kan örneği üzerinden yapılan analizle, bir kişinin kaç yıl içinde alzaymır belirtileri göstermeye başlayacağını yüksek doğrulukla tahmin edebiliyor.

BEYNİN ERKEN UYARI SİNYALİ: P-TAU217
Araştırmaya göre kanda bulunan p-tau217 adlı özel bir protein, alzaymırın erken dönemde teşhisini mümkün kılıyor. Bu proteinin, beyinde sinsi bir şekilde biriken amiloid plakları ve tau protein yumakları ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten bilim adamları, bu proteinin kandaki seviyesini yapay zekâ destekli biyobelirteç modelleri kullanarak tespit ediyor ve henüz zihinsel bir kayıp yaşanmadan hastalığı teşhis ediyor.
20 YIL ÖNCESİNDEN TAHMİN EDİLEBİLİYOR
Lund Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ve geniş bir veri setine dayanan çalışmanın sonuçları dikkat çekti. Bulgular, hastalığın klinik belirtileri ortaya çıkmadan 3 ila 4 yıl önce güvenilir öngörüler yapılabildiğini gösterirken, bazı vakalarda beyin değişimlerinin hızı analiz edilerek başlangıcın 10 ila 20 yıl öncesinden tahmin edilebildiğini ortaya koyuyor.
TEDAVİDE 'ALTIN ÇAĞ' BAŞLIYOR
Bu gelişme bir “tedavi” olmasa da, alzaymır ile savaşta en güçlü silah olan “erken müdahale” için hayati bir önem taşıyor. Çünkü mevcut ilaçlar, beyin hücreleri henüz ölmeden kullanıldığında çok daha etkili sonuçlar veriyor. Riskli kişiler erkenden belirlenerek, hayat tarzı değişiklikleri ve koruyucu tedaviler kişiye özel planlanabiliyor. Ayrıca elde edilen bilgiler sayesinde ilaç araştırmalarının sonuçları daha kısa sürede ve doğru olarak alınabilecek.
HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIZ
Bilim dünyasını heyecanlandıran bu yöntem, şu an için hastanelerde rutin bir test olarak sunulmuyor. Yöntemin yüzde yüz güvenilirliğe ulaşması için daha geniş ve farklı etnik kökenlerden gelen gruplar üzerinde doğrulanması gerekiyor. Ancak uzmanlar bu çalışmanın, alzaymırı teşhis etmekten bir adım öteye geçip “geleceği öngörme” aşamasına geçişin en somut örneği olduğu görüşünde birleşiyorlar.





