Toplantıda; dünyada hastalığın ilerlemesini yavaşlatan yeni nesil moleküllerin kullanılmaya başlandığı, kandan erken teşhis sağlayan testlerin devreye girdiği, zona aşısının demans riskini düşürdüğüne yönelik güçlü kanıtların bulunduğu ve ajitasyon gibi davranışsal semptomlara yönelik onaylı ilaçların geliştirildiği bildirildi.

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa’nın katıldığı toplantıda, hem medikal yenilikler hem de toplumsal farkındalık çalışmaları masaya yatırıldı.

"Yeni tedavilere adil ve zamanında erişim sağlanmalı"

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, beyinde biriken amiloid plaklarını hedef alarak temizleyen yeni nesil ilaçların hastalığın seyrini yavaşlattığını ve dünya çapında klinik kullanıma girdiğini vurguladı. Bu tedavilerin yüzlerce hastanın katıldığı kontrollü çalışmalar ve 4 yılı aşan klinik takiplerle etkinliğini kanıtladığını belirten Şahinöz, şunları kaydetti:

"Uzun dönemli takip verileri, tedavinin yararlı etkilerinin sürdüğünü ve beyin içi ödem veya mikro kanamalar gibi muhtemel yan etkilerin doğru hasta seçimi ve yakın izlem protokolleriyle kontrol altında tutulabildiğini gösteriyor. Ancak bu yenilikçi ilaçlar henüz Türkiye'de erişilebilir durumda değil. Hastalarımızın bu tedavilere adil ve gecikmeden ulaşabilmesi adına sağlık altyapısının hazırlanması, geri ödeme mekanizmalarının işletilmesi ve uzun vadeli takip sistemlerinin kurulması şart."

Kandan Alzheimer teşhisi: pTau-217 testi Türkiye'de

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, kandan erken tanıya imkân tanıyan "pTau-217" biyobelirteç testinin gelişmiş ülkelerle eşzamanlı biçimde Türkiye’deki bazı laboratuvarlarda da uygulanmaya başlamasını kıymetli bir adım olarak nitelendirdi.

Testin erken evre beyin anomalilerini yansıttığını dile getiren Prof. Dr. Bilgiç, "Doğrulanmış ve standartları netleştirilmiş platformlarda yapıldığında pTau-217, hekimin tanısal değerlendirmesine ciddi katkı sunuyor. Fakat şu aşamada bu test, yalnızca bilişsel yakınmaları olan kişilere ve nöroloji uzmanının önerisiyle yapılmalı; hiçbir şikâyeti bulunmayan sağlıklı bireylerde bir genel tarama aracı olarak uygulanmamalıdır" uyarısında bulundu. Bilgiç, gelecekte hastalığın ilerleme hızını gösteren yeni biyobelirteçlerin de geleceğini hatırlatarak ulusal kılavuzların oluşturulması ve testlerin geri ödeme kapsamına alınması gerektiğinin altını çizdi.

Zona aşısının demans riskini yüzde 20 azalttığı belirlendi

Galler ve Avustralya başta olmak üzere geniş tabanlı sağlık verilerine dayanan uluslararası çalışmaların dikkat çekici sonuçlar verdiğini aktaran Prof. Dr. Bilgiç, zona (herpes zoster) aşısının yalnızca zona enfeksiyonunu engellemekle kalmayıp demans riskini de yaklaşık yüzde 20 oranında azalttığını ve mevcut demans hastalarında ilerlemeyi yavaşlatabildiğini ifade etti.

Bu bulguların toplum sağlığı ve artan sağlık maliyetleri açısından son derece tasarruflu ve pratik bir önlem sunduğunu belirten Türkiye Alzheimer Derneği, özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireyleri hedefleyen, ücretsiz temin ve bilişsel izlemi de kapsayan ulusal düzeyde bir aşılama stratejisinin hayata geçirilmesi çağrısını paylaştı.

Davranışsal değişimler ve "Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum" projesi

Toplantıda Alzheimer hastalarında sıkça görülen huzursuzluk, inatçılık ve hırçınlık (ajitasyon) belirtilerinin hasta yakınları üzerindeki yüküne değinen Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Sertaç Süslü, bu davranışların çaresiz olmadığını söyledi. Öncelikle yaşam alanındaki uyarıcıların azaltılması, müzik, sanat ve hafif egzersiz gibi ilaç dışı yaklaşımların denenmesi gerektiğini aktaran Süslü, "Son yıllarda bu hırçınlık belirtilerini kontrol altına almak amacıyla geliştirilen iki onaylı ilaç bulunuyor ve bunlardan biri ülkemizde mevcut" dedi.

Toplantıda, Türkiye Alzheimer Derneği ile Abdi İbrahim Otsuka iş birliğinde hayata geçirilen "Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum" kampanyasının önemi de vurgulandı.

Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa, Alzheimer denilince toplumun aklına yalnızca unutkanlığın geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Hastalık sürecinde meydana gelen huysuzluk, huzursuzluk veya ajitasyon gibi tepkiler çoğunlukla bir karakter değişimi ya da bilinçli bir tavır gibi algılanabiliyor. Başlattığımız bu farkındalık hareketiyle, anlam verilemeyen bu davranışların biyolojik bir sebebi olduğunu ve doğrudan hastalıkla bağlantılı bulunduğunu göstermek istiyoruz. Hasta yakınının bu semptomları doğru gözlemleyip doktoruyla paylaşması hem hastaya yaklaşımı değiştirecek hem de bakım yükünü hafifletecektir. Nöropsikiyatrik tablolarda hastanın ve ona refakat edenin yaşam kalitesini birlikte iyileştirmek için çalışmayı sürdüreceğiz."

Kaynak: İHA