Yıl boyunca borçluların yükünü hafifletmek adına tecil faiz oranlarında indirime giden ve uzun vadeli ödeme planları sunan kurum, bu fırsatları değerlendirmeyen mükelleflere yönelik denetim ve tahsilat adımlarını hızlandırıyor. Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan hedefler doğrultusunda, son çeyrekten itibaren yasal takibatın ivme kazanması öngörülüyor.
Yüzde 29 faiz ve 72 aya varan vade imkânı
Mali sıkıntı yaşayan esnaf ve işletmelere can suyu olması hedeflenen düzenlemeyle tecil faiz oranı yıllık yüzde 39 seviyesinden yüzde 29’a çekilmiş ve borçlar için 72 aya (6 yıla) kadar taksitlendirme seçeneği sunulmuştu.
Kapsama; 2026 yılı Haziran ayı ve öncesine ait sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri ile kesinleşen idari para cezaları dahil edilmişti. Başvuru yapma ve ilk taksiti yatırma süresi 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla sona ererken, bu takvimi kaçıran mükellefler indirimli faiz ve yapılandırma hakkını kaybetti.
10 milyon liraya kadar teminat muafiyeti
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş’ın paylaştığı bilgilere göre, tecil sürecinde teminat koşullarında da önemli esneklikler getirildi. Uygulama kapsamında:
-
10 milyon TL altı borçlar: Herhangi bir teminat şartı aranmaksızın taksitlendirildi.
-
10 milyon TL'yi aşan kısım: Sadece limiti aşan tutarın yüzde 50'si kadar teminat istendi.
-
Hacizli mallar: Borçlunun halihazırda haciz altında bulunan malları değerleri oranında teminat sayıldı.
-
Araç yakalamaları: Taksitlerini aksatmadan ödeyen mükelleflerin taşıtlarındaki yakalama kararları kaldırıldı.
Son çeyrekte icra ve haciz süreci yoğunlaşacak
Sağlanan kolaylıklara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için tolerans süreci sona eriyor. OVP’de belirtilen "Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecektir" ilkesi gereğince; ekim, kasım ve aralık aylarını kapsayan yılın son 3 aylık periyodunda borcunu ödemeyen mükellefler hakkında yasal takip süreci sıkılaştırılacak ve gerekmesi durumunda haciz ve icra işlemleri işletilecek.
Prim borcu olanlar devlet teşviklerini kaybedebilir
Vadesi geçmiş SGK prim borcu bulunan işverenlerin karşılaşacağı bir diğer risk ise kamusal destek ve prim teşviklerinin kesilmesi olacak. Yasal mevzuatta aranan "borçsuzluk" şartını karşılayamayan işletmeler sigorta primi indirimlerinden mahrum kalacak. Yapılandırma takvimine sadık kalarak taksitlerini aksatmayan işverenler ise bu haklarını muhafaza etmeyi sürdürecek.





