Menopoz evresinde kadınların sadece fiziksel semptomlarla değil, psikolojik ve sosyal değişimlerle de karşılaştığını belirten Çiltepe; halsizlik ve enerji kaybının yanı sıra duygusal hassasiyet, günlük sorumluluklara karşı isteksizlik ve sosyal ortamlardan geri çekilme ihtiyacının görülebileceğini ifade etti. Çiltepe, bu süreçte benlik algısı ile beden imajında da farklılaşmaların meydana gelebileceğini aktardı.
"Yaşanan sürecin geçici olduğu unutulmamalı"
Ortaya çıkan bu dalgalanmaların bireyin kendilik algısını ve günlük yaşam kalitesini etkileyebileceğini vurgulayan Çiltepe, şu ifadeleri kullandı:
"Yaşanan değişimler zamanla bireyin kendini tükenmiş, bunalmış veya umutsuz hissetmesine yol açabilir. Kadınlar bazen bu durumun kalıcı olduğunu düşünebilir. Oysa bu belirtiler, sürecin doğal bir yansımasıdır ve zaman içerisinde hafifleyebilir. Bu noktada kişinin deneyimlediklerinin menopoz sürecine ait olduğunu kavraması ve kendisine karşı anlayışlı, şefkatli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır."
Ruhsal dengenin korunmasında kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesinin ve öz bakım rutinlerini sürdürmesinin kritik rol oynadığını dile getiren Çiltepe; yorgun geçen günlerin ardından "Şu an neye ihtiyacım var?" sorusunu sorabilmenin, zihinsel ve bedensel molalar vermenin, sevilen aktivitelere zaman ayırmanın, dengeli beslenme ile düzenli uykunun süreci kolaylaştıracağını belirtti.
"Benzer deneyimleri yaşayanlarla iletişim yalnızlık hissini azaltır"
Menopoz döneminde hissedilebilen anlaşılamama veya soyutlanma duygusuna karşı sosyal bağların güçlü tutulması gerektiğini kaydeden Psikolog Çiltepe, "Kişi kimi zaman kendini yalnız hissedebilir. Bu nedenle aile ve yakın çevreyle duygusal iletişimi sürdürmek, bilhassa benzer süreçlerden geçen kişilerle deneyimleri paylaşmak oldukça destekleyicidir. Duyguları paylaşabilmek yalnızlık algısını hafifletir. Ancak başa çıkmakta güçlük çekilen noktalarda profesyonel psikolojik desteğe başvurmaktan kaçınılmamalıdır" dedi.
Menopozun kadın yaşam döngüsünün olağan bir evresi olduğunu vurgulayan Çiltepe; bireyin kendisine şefkatle yaklaşması, çevresinden destek alması ve doğru baş etme yöntemlerini benimsemesi halinde bu dönemin getirdiği dönüşümlerin çok daha sağlıklı yönetilebileceğini sözlerine ekledi.





