Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen DOA Sistemi ile Türkiye'de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması hedefleniyor. İlk aşamada geri kazanım oranının yüzde 50 seviyesine çıkarılması, sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ise yüzde 80'e ulaşması amaçlanıyor.
Geri kazanılması hedeflenen içecek ambalajlarının yaklaşık yüzde 65'inin otel, restoran ve kafe işletmelerinde tüketilmesi nedeniyle bu işletmeler, sistemin en önemli paydaşları arasında yer alıyor.
DBYS kayıtları Ekim sonuna kadar tamamlanacak
Zorunlu uygulama kapsamında işletmelerin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıtlarını tamamlayarak birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemesi gerekiyor. Yetkililer, ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde ilerleyebilmesi için kayıtların Ekim ayı sonuna kadar tamamlanmasını bekliyor.
Belirlenen süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler hakkında ise ilgili mevzuat kapsamında idari işlem uygulanacak.
İşletmelere her ambalaj için teşvik ödemesi yapılacak
Kayıt işlemlerini tamamlayan işletmelerde biriktirilen DOA logolu ambalajlar, yetkilendirilmiş operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüm zincirine dahil edilecek.
Sisteme kazandırılan her DOA logolu ambalaj için işletmelere 20 kuruş teşvik ödemesi yapılırken, toplama, taşıma ve doğrulama süreçleri dijital altyapı üzerinden güvenli ve izlenebilir şekilde yürütülecek.
Öztürk: İşletmelerimizin aynı kararlılığı göstermesini bekliyoruz
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon sürecinin başarıyla başladığını belirterek vatandaşların sisteme ilk günden itibaren yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
Sıranın otel, restoran ve kafe işletmelerinde olduğunu vurgulayan Öztürk, geri kazanılması hedeflenen içecek ambalajlarının büyük bölümünün bu işletmelerde oluştuğunu belirterek, işletmeleri DBYS kayıtlarını ve yetkilendirilmiş operatör seçimlerini vakit kaybetmeden tamamlamaya davet etti.
Ulusal entegrasyon dönemini yalnızca bir uygulama süreci olarak değerlendirmediklerini ifade eden Öztürk, bu sürecin sahadan gelecek geri bildirimlerle sistemin geliştirileceği önemli bir öğrenme dönemi olduğunu belirtti. Öztürk, vatandaşların, işletmelerin ve tüm paydaşların iş birliğiyle Türkiye'nin döngüsel ekonomi hedeflerine daha güçlü şekilde ilerleyeceğini kaydetti.





